Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

Seçimin Mağlubu ERDOĞAN Galibi ÇATI!

12.08.2014 10:30

                       (Serde kardeşlik varya.Bu nedenle mağlüpleri sevinidirecek bir yazı yazmak boynumuza borç oldu) 

                        Bu Seçimin tartışmasız galibi çatı! (Yani, 12 parti ve bazı önemli STK lar.  Kılıçdaroğlu, Bahçeli,  Türker, Baş, Destici, Uysal , Çetin Açıkgöz, Ekmeleddin  ve F.Glen.)  Bu Seçimin Tek mağlubü: RECEP TAYYİP ERDOĞAN!

                    Niye? Çünkü galip dediğimiz kişiler hiç bir şey kaybetmedi,  kaybetmeyecek. Ne Kılıçdaroğlu,  ne Bahçeli , ne Destici, ne Türker, ne Baş, ne Uysal, ne Açıkgöz... (amma da çokmuşlar, yaz yaz bitmiyor)  ne parti  başkanlığını bırakacaklar ne de kaybettikleri için maddi manevi bir ceza görecekler. F.Gülende, " ben bunlara destek verdim onlar kaybettiler. Dolayısı ile bende kaybettim. O zaman bende hizmetin başından çekileyim" demiyecek.  Ekmeledddin Hoca kaybetmediği gibi kazanacak da. yarın şöyle bir şey derse şaşırmayın. "Bu yüzde 38 oy benim oyum. Çünkü bu yüzde 38,  çatıyı  oluşturan partilerin oylarından az. Çatıda 14 parti var. Ve onların toplamı yüzde 45 ediyor. benim aldığım oy Yüzde 38 olduğuna göre bu 38 benimdir. İki aylık bir çalışma ile 38 almışsam bir kaç yılda neler yapmam!?"

                      Kaybeden niye Erdoğan? Çünkü  Erdoğan (amcamın deyimi ile"O kişi"),   Bir Cumhurbaşkanlığı kazandı ama,  Başbakanlığı, Ak Parti Genel Başkanlığını, İstanbul Milletvekilliğini kaybetti. Üç kaybedip! bir kazanan zararda mı kârda mı?

            Yazıya böyle bir espiri ile başlamamın nedeni muhalefetin ve onları destekleyen bazı kanalların, yazarların, yorumcuların  insanı çok güldüren yaklaşımları.Onlar halkı hem güldürüyorlar hem de karamsarlığa itiyorlar.Güldürmeleri iyi de karamasırlığa sürüklemeleri kötü. Niye?  Toplumu yese sürüklüyorlarda ondan.

                   Demokrasilerin en büyük özelliği iktidarın halk eliyle değiştirilebilmesi olanağı sunması. Fakat bizim muhalefet ve İktidara karşı olan basın, stk, ve toplum önderi olan  kişilerin gözleri, kalpleri, ve dimağları kin ve garazla öyle dolmuş ki sağlıklı düşünme, doğru analiz yapma yeteneğini kaybetmişler. Suçu hiç kendilerinde bulmuyorlar. Hala suçlu olarak seçimin gerçek galibini gösteriyorlar. mealen şöyle diyorlar: "Eşitsizlik var." Elbette olacak. zaten eşit olsa maç berabere biter. Erdoğan oruç demedi, öndeyim demedi, sıcak demedi, yurt içi demedi, Almanya,  Avusturya  demedi... Gece gündüz meydanlarda mitingler, TV lerde  programlar yaptı.  Çok çalıştı, müthiş reklamlar yaptırdı, iyi organize oldu. Sesi kısılana kadar konuştu, enerjisi bitene kadar koştu.( Bu konuda Ekemeleddin İhsanoğlunun nasıl bir durumda olduğunu en iyi 5 n 1 k nın sunucusu Cüneyt Özdemir anlattı. CNN de canlı yayınlanan programı İhsanoğlu 40. dakikada bitirimiş...)  Üstelik Erdoğanın  heybesinde bu çalışmalardan başka   40 yıllık bir  siyasi  çalışmanın, 12 yıllık bir iktidarın,  asırlık bir tecrübenin  meyveleri de vardı.

                Erdoğan, tek başına bir çok engeli aşa aşa gelip yaklaştığı zirveye adım atarken,  karşısında O'nu buraya çıkmaktan alıkoymak için çalışan grup,(çatı) yedi mızıkacıları andırıyordu. Şefleri olmayan bu grubun çaldığı parçalarda ne bir ahenk vardı ne de sazlar akortlu idi. En solcusundan en sağcısına, hocasından, şeyhine, Almanyasından Amerikasına... kadar çok değişik ve birbirine zıt unsurların birlikteliği Erdoğana zafer sundu. "Horozu çok olan köyün sabahı erken olur , "nerde birlik orda dirlik"  "nerde çokluk ...."  diyen  ataların sözü bir kez daha kanıtlandı. 

                     Çatıcılar şu nedenle de kazandılar: Mazallah İhsanoğlu kazansaydı. 14 Lider, zaferi kutlamak için bir çatıya (Muhtemelen MHP veya CHP binasının çatılarından birine)  çıkacaklardı.Niye Çatı? Çünkü hem onlara zaferi kazandıran kelime bu (çatı) olduğundan hem de Tayyip Bey zafer konuşmasını hep balkondan yapıyor ya.  Muzafferler de zaferlerini daha yüksek bir yerde kutlamak isteyeceklerdi de ondan. Kimisi yaşlı kimisi hasta, kimisi şeyh kimisi hoca bu aziz büyüklerimizin çatıya tırmanmaları zor olacaktı. Kimbilir belki de çatı bu ağırlığa dayanamayıp çökecek... Tövbe Tövbe... Herşey de vardır bir hayır.      

                   ( Ha, bir de Erdoğanın bu seçimde hem reklamlarda hemde seçim kürsülerinde  sık sık kullandığı şiirin bir mısrasında da dile getirildiği gibi:  "kaderin üstünde bir kader, hesabın ötesinde bir hesap vardır." Kullar elinden geleni yapacak, fakat son söz her zaman Kudret ve kuvvet sahibi Allahü tealanın olacaktır.  Nokta.)                                                

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3060 defa okunmuştur
sırların bir sırrı vardır
melek
Daglarin yikilisini gördüm bir Venüs bardaginda Köle gibi satildim pazarlar pazarinda Günesin sarardigini gördüm Konstantin duvarinda Senin hayallerinle yandim düslerin civarinda Gölgendi yansiyip duran bengisu pinarinda Ölüm düsüncesinin beni sardigi su anda Verilmemis hesaplarin korkusuyla Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layik olmasam da Sevgili
17 Ağustos 2014 Pazar 23:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kim kime oy verdi
Hakkı Biçer
skenderpaşa Cemaati’nin önde gelen isimlerinden Muharrem Nureddin Coşan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek vereceklerini açıkladı. Nureddin Coşan, yaptığı açıklamada, “Atalarımın özü, kökeni, fedakârlıkları, hizmetleri ve gayretlerimiz itibariyle bu coğrafyada kendini ifade hakkını kullanmam, görüşlerimi dileyenlerle paylaşmam normaldir, doğaldır. Bu çerçevede nasihatlerimden azami istifade için iyi niyet; duru, saf, zinde, tarafsız bir muhakeme becerisi ön şartlardandır. Biz meyve ağacına benzetiliriz. Gölgemize sığınan, rahatlayan, huzur bulan, meyvemizi yiyen, çorbamızdan da içmiş insanımız çoktur. Ama biz AK Parti'li değiliz. Biz MHP'li değiliz. Biz CHP'yi de biliriz; Hacı Bektâş-ı Velî pirimiz. Biz, bu coğrafyanın sağduyu'lu özüyüz. Önümüzde her ne kadar mahiyetini idrak edemesek de, eni, boyu ve derinliği ısmarlama tarif edilmiş bir seçenek düzeneği var. Bu düzenek şartları içinde özlemini çektiğimiz beşeri haklarımıza, sahip olduğumuz
17 Ağustos 2014 Pazar 10:09
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Yorum
hasn
Bacanak,Daha önceleri oy vermeme kararı almıştınız,şimdi destekler gibi bir hal görünüyor,yoksa benmi yanlış anlıyorum?
15 Ağustos 2014 Cuma 11:25
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri