Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet ALTAN

Sinop Cezaevi’nde Avrupa Günü

10 Mayıs 2011 Salı

Dün…

Kütahya’da bir gümüş işleme tesisindeki dev siyanür havuzunun iki seti art arda çökmüş, 15 milyon metreküp zehirli atığı üçüncü ve son set tutarken, çevredekilerin paniğe dönüşen endişesi karşısında yetkililer “her şey kontrol altında” mesajlarını arttırmıştı…

YGS’deki şifre skandalı sonrası başlatılan soruşturmada açıklama günü geldi sanılırken, açıklama yeniden ertelenmişti…

BM En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı ise İstanbul’da protokol konuşmalarından sonra çalışmaya başlamıştı…

Ben ise Sinop’tan, 9 Mayıs Avrupa Günü kutlamasından dönüyordum…

xxxxxxxxxxxxxx

Yağmur yağmasa, “Türkiye-AB Ortak Kültürel Miras Uluslararası Konferansı” şimdi müze olan Sinop Cezaevi’nde yapılacaktı…

Biz cezaevini bir gün önce koğuşlardan hücrelere detaylı bir şekilde gezdik… Yüreğim karalar bağladı…

Orada, Refik Halit Karay’dan Ref’i Cevat Ulunay’a, Burhan Felek’ten Kerim Korcan’a tanışma imkânı bulduğum insanların izlerine rastladım…

Kimisi 11 Haziran 1913 günü Beyazıt Meydanı’nda Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın makam otomobilinin içindeyken uğradığı silahlı saldırıda öldürülmesinin ertesinde buraya getirilmiş, kimi de 1938 Olayları nedeniyle buradaki zindanlara atılmıştı…

Türk edebiyatının parlak yıldızlarından biri olmasına rağmen siyasal gelişmeler nedeniyle hep hakkının biraz yendiğini düşündüğüm Sabahattin Ali’nin yattığı muhtemel koğuşa da uzun uzun baktım.

xxxxxxxxxxxxxx

Ne yazık ki çok geç kalmış olarak ilk kez gittiğim Sinop’a bayıldım…

Antik çağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan Sinop, bu niteliğini Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yönetimlerinde de sürdürmüş, ayrıca kale ve tersanesi ile bölgenin en önemli askeri üslerinden biri olmuş…

Zaten Sinop Cezaevi de bu çok geniş alana yayılmış olan kale ve tersanenin içinde…

Neyse ki AB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ortak projesi sayesinde başta cezaevi olmak üzere bu çok eski kale ve tersane gelecek üç buçuk yıl içinde çok modern bir hale gelecek…

Sinop Valisi Ahmet Cengiz, Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül, Kültür Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Özgür Özaslan, AB Müsteşarı Erwan Marteil ve Avrupa Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Burak Erdemir’in protokol konuşmalarını yaptığı, benim de kısa bir şekilde “Türkiye’nin Avrupa Birliği Süreci ve Kültür Müzakereleri”ni özetlediğim ve gün boyu süren sempozyum da zaten bu nedenle, bu doğa ve tarih şaheseri kentte yapıldı.

Ama biz “müzakere” konusunda ciddi ve zihinsel devrimini yapmış bir ülke olsak, Avrupa Günü tüm yurtta ve en üst düzeylerden başlayarak hissedilir bir şekilde kutlanır, medya da davul çalardı…

Maalesef yalapşap geçiştirildi…

xxxxxxxxxxxx

Aslında “Nokul”u, “Katlama”sı, sıcak simidi, kendine has mantısı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün verdiği sertifikayla Anadolu’nun kuzey yönde en uç noktası olduğu belgelenmiş İnceburun’u, Gerze ilçesi, derin tarihi ve olağanüstü denizi ile Sinop’u uzun uzun anlatmak lazım…

Ama şimdi konum Avrupa Günü…

Neden mi?

Çünkü AB sürecinde reformları katlayıp dosyaya koyan Türkiye’nin, üstelik hiç tahmin etmediği bir anda, hiç hak etmediği noktalara yuvarlanmasından ürküyorum…

Bunu çok iyi niyetle bir kez daha dün Sinop’ta kutladığımız Avrupa Günü nedeniyle anımsatmak istedim…

“Hiçbir şey olmaz” avunmalarıyla gönlünü soğutarak bu patinaj halini mazur göstermek isteyenlere de Sinop Cezaevi’nin tarihine bir göz atmalarını tavsiye ederim…

“Bir şey olur mu, olmaz mı” sorusunun cevabı oranın tarihinde çok net çünkü…

Bu yazı toplam 2128 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri