Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Şevket EYGİ

1939 Almanya'sı Ne Kadar Güçlüydü

10 Aralık 2010 Cuma

1939'da Hitler Almanya'sı dünyanın ordusu en güçlü, en ileri, en çalışkan, en disiplinli, maddî bakımdan en sağlıklı ülkesiydi.

1945'te korkunç, feci, dehşetli bir batışla battı bu Almanya. Çünkü orada pozitif ilimler, teknik, maddî zenginlik, silâhlar, ordu çok ilerlemişti ama bilgelik yoktu.

Bir ülke, bir devlet, bir halk maddî servet, refah, kalkınma sahasında koşarak ilerliyor ama orada bilgelik, ahlâk, fazilet geriliyorsa orası batmaya, yıkılmaya mahkûmdur.

Bir ülkenin, bir toplumun, bir devletin ilerlemesinin sağlıklı olması, istikbalinin parlak olması, gerçekten yükselmesi şu değerlere bağlıdır:

(1) Bilgelik.

(2) Adalet (sosyali dahil...)

(3)Ahlâk ve fazilet.

(4) Güven.

(5) Tarihî devamlılık.

(6) İnsan haklarına riayet ve bağlılık.

(7) Orada medeniyet kültür ve zihniyetinin hakim olması.

Bu saydıklarım yok ama büyük bir maddî kalkınma, zenginleşme, ilerleme var... Bunun sonu iyi olmaz.

"Önce bir zenginleşelim, kalkınalım, sonra ahlâk da gelir, fazilet de, hikmet de..." Böyle söylemler ciddiyetten uzaktır.

Türkiye bir yandan zenginleşirken, öte yandan dindarlık, ahlâk, fazilet, hikmet (bilgelik), adalet, güvenlik bakımından geriliyor. Bu durum kesinlikle sağlıklı değildir.

Medeniyetin temeli yazılı lisan üzerine kuruludur. Türkiye halkı şu anda (istisnalar dışında) atalarının Türkçe mezar kitabelerini okuyamayacak kadar cahildir.

Son yüz yıllık tarihimizde nice temel müessese yıkılmış, nice temel değer dışlanmıştır ama yerlerine yenileri konulmamıştır.

Bir Marksist, bir ülkenin raporunu Marksist ilke ve değerlere göre hazırlar. Bir materyalist Materyalizme göre... Ben bir Müslüman olarak ülkenin durumunu Kur'âna, Sünnete, Fıkha, Şeriata, İslâm ahlâkı ilkelerine, İslâm bilgeliğine göre değerlendiririm.

Önce itikad  konusunu ele alırım. Halkı imanlı mı? Müslümanız diyenlerin kaçta kaçının imanları dillerinden kalplerine inmiştir acaba?

İmandan sonra beş vakit namaz gelir. Halkın kaçta kaçı günlük namazları kılıyor?

Namazdan sonra cemaat...

Sonra sıra zekâta gelir. Müslümanlar zekâtlarını Kur'âna, Sünnete,Şeriata uygun bir şekilde veriyor mu? Bu zekâtlar yine Kur'âna, Sünnete, Şeriata uygun şekilde sarf ediliyor mu?

Bir İslâm ülkesinde çok önemli bir ölçü de kadınların ve kızların tesettürüdür.

Din ilimleri eğitiminde durum nedir? Halkı uyaracak, hizaya sokacak, bilgilendirecek gerçek din âlimleri, fakihler, mutasavvıflar yetişiyor mu?

Toplumsal ahlâk ilerliyor mu, geriliyor mu? Toplumda hırsızlık, yalancılık, iki yüzlülük, fuhuş, zina, süflî beşerî ihtiraslar yaygın mı?

Türkiye ülkesi, faiz konusunda nerededir?

İçki konusunda.

Seks azgınlıkları konusunda.

Soruyorum: Türkiye'de haram yemek yaygın mı, değil mi?

Ülke kültürü medenî bir kültür mü, yoksa bedevî bir kültür mü?

Kendisini ayakta tutacak bütün değerlerin çivisinin çıktığı bir ülkenin geleceği parlak değildir.

İnsanlar ve toplumlar sınava çekilmektedir.

Müslüman Türkiye ya doğru dürüst iman edecek, namazı eda edecek, zekâtı doğru dürüst verip sarf edecek, faydalı ilimlerle aydınlanacak, ahlâklı ve karakterli olacak, adaletli ve güvenli olacak, hikmet konusunda gayr-i müslimlere bile örnek olacak... Yahut anormal şekilde zenginleşecek ve sonunda çok sarsıntılar, sancılar ve acılar çekecektir.

Dinî bir grup Siyonistler ve Haçlılarla gizli ittifak yapmış, başındaki zatı ilk fırsatta Halife ilan etmek istiyormuş... Böyle bir şey benim nazarımda müsbet bir ilerleme değil, tarihî bir felâket olur.

Hayır karamsar falan değilim... Gerçekçiyim... Uyarıyorum.

Allah encamımızı hayr eyleye!

* (İkinci yazı)

YİRMİ ÖNEMLİ MADDE

1. İki tür insan "Ben faziletliyim" demez. Birincisi, gerçekten faziletli olan ve böyle olduğu için "Ben faziletliyim" demeyen kimsedir. İkincisi, faziletli olmadığı için böyle demeyendir. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.

2. İhlâslı (muhlis) bir insan, "Ben ihlâslıyım" demez. Ben ihlâslıyım deyip böbürlenmek ihlâsı giderir, ihlâsa aykırıdır.

3. Tevâzu (alçak gönüllülük) iki türlüdür: Birincisi gerçek tevazudur. İkincisi tevazu perdesi altında fazilet-füruşluktur (fazilet satmak, fazilet taslamak). Gerçekten mütevazı bir kişi "Bakın ben ne mütevazıyım" tiyatroları oynamaz.

4. Bir kimseye "Allah'tan korkuyor musun?" diye sorsalar, ne cevap vermelidir?.. Korkuyorum dese, yalan söylemiş olma ihtimali vardır. Korkmuyorum dese bu söz küfür olur. En iyisi susup ağlamaktır.

5. Faiz yiyende, faiz alıp verende, faize bulaşanda hayır ve meymenet yoktur.

6. Faiz helâldir diyen kimse Kur'ân, Sünnet, icmâ-i ümmet ile sâbit bir zaruret-i diniyeyi inkâr etmiş olacağı için kâfir olur.

7. Mütevâtir hadîsleri inkâr, red, tekzib edenler dinden çıkar.

8. Sakal bırakan bir Müslüman, mübarek bir sünnete uymuş olur. Sakalından dolayı 'ucba, gurura, kibre kapılan kişi büyük bir günah işlemiş olur.

9. Bir Müslüman için en faydalı ilim, ilmihal bilgileridir. İlmihal dört kısımdır: Birincisi: İnanç ile ilgili doğru bilgiler. İkincisi: Temizlik ve ibadetlerle ilgili bilgiler. Üçüncüsü: Dünya muameleleri ilgili doğru bilgilerdir. Dördüncüsü: Ahlâk ve faziletle ilgili bilgilerdir. Her Müslümanın, kendisine yetecek ve kendisini kurtaracak derecede ilmihalini öğrenmesi farzdır.

10. Âhirete yönelik olmayan bir Müslüman, iyi ve sâlih bir Müslüman değildir.

11. Bütün Müslümanlar, Ümmet-i Muhammed denilen büyük ve mübarek bir topluluğun üyeleridir. Kendisinde Ümmet şuuru olmayan bir Müslüman çok eksik bir Müslümandır.

12. Peygamberimizin (Salat ve selam olsun ona) hadîslerini Feminizm denilen sapık ve bozuk ideolojiye göre ayıklamaya ve yorumlamaya cür'et etmek büyük bir sapıklıktır.

13. İslâm dini ve nizamı ile Batı medeniyeti arasında ne kadar ihtilâflı konu var ise, bunların hepsinde de İslâm doğrudur. Bir tekinde bile Batı medeniyeti haklı ve doğru değildir.

14. İslâm ilahî hak dindir. İslâmcılık bir ideolojidir.

15. Bir İslâm şehrinin iki önemli özelliğinden biri, Ezan okununca Müslüman erkeklerin camiye gidip cemaatle namaz kılmaları, ikincisi Müslüman kadınların (Şeriata uygun şekilde) tesettürlü oluşlarıdır.

16. Din ve mukaddesat ticareti ticaretlerin en çirkin ve iğrencidir.

17. Aldığı maaşı, namaz kıldırdığı için alan bir imamın arkasında namaz kılınmaz.

18. Büluğa eren kız ve erkek çocuklar namaza başlatılmalı, kızlar tesettüre sokulmalıdır.

19. Öncelikle Müslüman fakirlerin ve Müslüman miskinlerin hakkı olan zekâtları Kur'âna, Sünnete,Şeriata aykırı olarak toplayanlar hâindir ve merduttur.

20. İslâm'ın ve Müslümanların bugünkü haline iki zümre ağlıyor. Birincisi, ihlâslı ağlayan sâdıklar; ikincisi, paralı ağlayıcılardır. Bu iki sınıf hiç bir olur mu?

Bu yazı toplam 2106 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri