Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Şevket EYGİ

Bir Ömür Boyu Unutulmayacak Ziyafet

27 Temmuz 2010 Salı

Ayasofya'daki Padişah türbelerinin önünde o akşam, hatırası bir ömür boyu unutulmayacak bir fetih ziyafeti verildi. Seçkin dâvetliler, Kur'an qarileri, tasavvuf musikisi erbabı vardı. Yemek ikram edildi. Akşam yaklaşıyordu. Solgun ışıklar, gölgeler, tarihî kubbelerin etrafında esen tatlı ve latif rüzgar, martıların uzaktan gelen çığlıkları, şehrin hafiflemiş gürültüsü...

Önce Aziz Mahmud Hüdâî hazretlerinin "Kudumün rahmet-i zevk u safadır..."

İkinci olarak İmam Busurî'nin "Mevlâyâ salli ve sellim daimen ebedâ..."

Sonra Nakşî büyüklerinden Selami Mustafa Efendi'nin "Bir muazzam Padişahsın ki, kulundur cümle şah..."

Şeyh Selahaddin Efendi'nin "Gönül fikr-i hayalinle sabahlar ya Resulallah..."

Nâbi'nin Na't-ı şerifini Emin Işık hoca ne güzel okudu. Onu dinlemek bir ömre bedeldi.

Sakın terk-i edebten kûy-i Mahbub-i Hüdadır bu

Nazargah-i ilahîdir makam-ı Mustafa'dır bu.

Şeyh Galib'in "Sen Ahmed ü Mahmud ü Muhammedsin efendim..."

O gece orada mâdenî sesli hoparlör yoktu, olsaydı mânevî ziyâfet böylesine güzel ve ruhanî olmayacaktı.

Prof. Üstad Emin Işık, hafızlar topluluğu, Nezyen Ahmet Şahin, Mehmet Kemiksiz, İdris Erdem, Ahmet Uzunoğlu, Ramazan Kutlu, Zinnuri Kurt, duagû Dr. Osman Sezgin...

Camilerde akşam ezanları okundu. Gölgeler koyulaştı. Namazı büyük türbelerden birindeki mihrabın önünde kıldık. Arkamızda Padişahların ve yakınlarının sandukaları vardı. Tesbihattan sonra onlara da dua ettik. İnşaallah haberdar olmuşlar ve mutluluk duymuşlardır.

Ayasofya Müzesi Başkanı Haluk Dursun beyin zamanında tarihî türbeler restore edilip ziyarete açıldı. Girişte, 1960'lı yıllarda yapılmış çirkin tuvaletler yıktırıldı, tarihî binayı ve çevresini temizlemek, güzelleştirmek, tâmir etmek konusunda nice hayırlı ve faydalı çalışmalar yapıldı. Kültür Bakanımızı ve Haluk beyi tebrik ediyoruz.

Türbede sergilenen eserlerden bazısı:

1. Ravzai-i Mutahhare örtüsü parçası.

2. Kâbe-i Muazzama örtüsü parçası.

3. Kisve-i Şerif parçası.

4. Yazma Kur'ân-ı Kerim.

5. Rahle.

6. Şamdanlar.

7. Sultan Abdülmecid'in mozaik tuğrası.

8. Valide Sultan entarisi.

9. Sanduka puşideleri.

10. Şehzade kaftanı.

Ayasofya camiindeki padişah türbeleri ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir. Vakti olanların uğrayıp, Allah için Fatiha okumalarını, bundan hasıl olacak sevabı orada yatanlara ve bütün mü'minlere hediye etmelerini tavsiye ederim.

(İstanbul Fetih Derneği 1953'te tarihî Bizans surlarının bazı yerlerine, hattat kaligraf (merhum) üstad Emin Barın'a yazdırarak fetihle ilgili bazı büyük mermer kitabeleri hazırlatıp astırmıştı. Ayasofya için de "Fatih Sultan Mehmed Fethi müteakip Ayasofya'yı câmie tahvil etmiştir. İstanbul Fetih Derneği 1953" kitabesini yazdırtmış ise de o zaman bu levha Ayasofya'ya astırılmamış, derneğin Çarşıkapı'daki idare yerinde depoda kalmıştı. Bu kere levha, Ayasofya Padişah türbelerinin civarında bir yere asılmış bulunuyor. Merhum üstad Ekrem Hakkı Ayverdi'nin ruhu da bu vesile ile inşaallah şad olmuştur.)

* (İkinci yazı)

Bir İlahiyatçıya Açık Mektup

Tenkit ve uyarılarını sıralarken isim vermiyorum. Gayem şahsiyat yapmak değil, faydalı ve yapıcı olmaktır. Sadede geliyorum:

1. Afganî'yi, Müslümanları kurtaracak önder olarak gösteriyorsunuz. Bu zat, İranlı olduğu halde kendisini Afgan, Şiî olduğu halde Sünnî göstererek Müslüman kardeşlerini aldatan taqiyyeci biridir. Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) "Bizi aldatan bizden değildir" buyurmuşlardır. Aldatandan kurtarıcı, rehber, önder, hâdi, imam olmaz. Böyle bir zatın yalandan, aldatmadan beri, sâdık biri olması gerekir.

2. Afganî hem taqiyyeci, hem de Farmasonluğun en müfrit koluna mensup bir kimsedir. İskenderiye locasından, ateist olduğu için atıldığı rivayet olunuyor. Böyle biri nasıl olur da Müslümanlara rehber ve kurtarıcı olarak gösterilir?

3. Siz Afganî'nin yanında Muhammed Abduh'u da göklere çıkartıyorsunuz. Bu zat da Masondur, Afganî'nin sadık tilmizidir. Kitabu't-Tevhid'in birinci baskısında Ehl-i Sünnet inancına aykırı görüşler yazmıştır. Böyle biri İslam ulema ve fukahasından sayılmaz.

4. Siz Menarcı Reşid Rıza'yı da övüyor, alim ve fazıl bir kişi olarak gösteriyorsunuz. Bu zat Afganî ve Abduh ekolündendir ve bozuk fikir ve görüşlere sahiptir.

5. Reşid Rıza'nın "Tevfik-i Mezâhib" kitabı bozuk bir kitaptır. Son devir ulemasından Seydişehirli Mahmud Esad Efendi Telfik-i Mezâhib için "İslam Şeriatını oyuncak etmektir" diyor.

6. Sizden bin kat alim olan Düzceli Muhammed Zahid el-Kevserî, "Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür" diyor. (Makalât)

7. Kendinizi mutlak müçtehit ilan ettiniz. Dört fıkıh mezhebine aykırı fetvalarınız var. Müçtehitliğiniz kendinizden menkul. Acaba İslam dünyasında sizi mutlak müçtehit olarak kabul eden icazetli ulema, fukaha, medaris, fetva merkezi var mıdır?

8. Dinimizin ana kurallarından biri "Mevrid-i nasta içtihad yapılmayacağıdır". Siz ise Kur'an Yahudileri İslam'a çağırmıyor, Kur'an Nasranîleri İslam'a çağırmıyor diye içtihat yaptınız. Böyle içtihat olur mu? Buna içtihat denir mi? Kur'an bütün insanlığı imana ve İslam'a çağırıyor. Hazret-i İsa'yı tanrı, tanrının oğlu olarak görenleri nasıl olur da İslam'a çağırmaz?

9. İçtihat mı diyelim, fetva mı diyelim bazı görüşleriniz cumhur-i ulema yoluna aykırıdır, şazz ve aykırı fikirlerdir.

10. Ehl-i Sünnet ulema ve fukahası sizi tenkit ediyor.

11. Diyanet camiası içinde teşkilatlanıyorsunuz.

12. Türkiyede geleneksel Ehl-i Sünnet İslamlığı ile uyuşmayan yeni bir İslamî anlayış türetmek istiyorsunuz.

13. Tasavvufa ve turuk-i İslamiyeye soğuk bakar, onlardan uzak dururken Dinlerarası Diyaloğu destekliyorsunuz.

14. Afganî gibi siz de zaman zaman taqiyye yapıyorsunuz.

Hiçbir şahsî iddiası olmayanSünnî birMüslüman olarak sizi tenkit ediyorum ve uyarıyorum.

• Afganîcilik bâtıl bir yoldur, bid'attir.

• Keza Abduhçuluk...

• Reşid Rızacılık da bozuk bir fırkadır.

• Zamanımızda mutlak müçtehit yoktur.Sizinkisi kuruntudan ibarettir.

• Telfik-i mezahib zararlı bir akımdır.

• "Mezhepsizlik İslam Şeriatini Tehdit Eden en tehlikeli Bid'attir" (Prof. SaidRamazan el-Bûtî.)

• Ehl-i Sünnete uymayan, ters düşen bütün akideleriniz, fikir ve görüşleriniz, içtihatlarınız, fetvalarınız yanlıştır. Bunları bırakın, bunlardan dönün ve cumhur-i ulema yoluna girin.Sizin için hayırlısı budur.

• Şöhret-i kâzibe kimseye hayır getirmez. Size de...

• Her Müslüman kendi kafasına göre Kur'andan ve Sünnetten dinî şer'î ahkam çıkartırsa Ümmet içinde büyük bir fitne ve fesat, anarşi ve kaos olur, kutsal kavramlar ve sözler ayağa düşer.

• Bendeniz merhum ve mağfur Ahmed Davutoğlu hocaefendinin bağlılarındanım. O zat Ehl-i Sünnet yolunda değerli bir din alimi ve fakih idi. Kıymetli kitapları vardır. Siz onun eski talebelerindensiniz. Hocaefendi sizin Ehl-i Sünnete uymayan yeniliklerinizi tenkit etmişti. Bu tenkitlere kulak veriniz.

Ben isim vermedim, şahsiyat yapmadım. Rica ediyorum, siz de polemik yapmayınız.

Selamlarımla.

Bu yazı toplam 2214 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri