Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Şevket EYGİ

Gemiye Binenler Kurtulur

25 Mayıs 2010 Salı

1. Ergenekonun başlangıcı, temelleri nereye dayanır?

Tanzimat'a kadar gider. Sonra Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi...Sultan Abdülhamid'in Selanik'e gönderilmesi...Jön Türklerin devleti çökertmesi...Asıl Ergenekon Lausanne anlaşmasının gizli protokollarındadır. CHPoligarşisi...Adnan Menderes'in idamı... 12 Mart... 12 Eylül... 28 Şubat...Uzatmayayım, bugüne kadar gelir.

2. Ergenekon çökertildi mi?

Çökertilmedi, dimdik ayaktadır, intikam saatini beklemektedir.

3. Bugün hangi partiler Ergenekona hizmet ediyor?

CHP... Öteki partiyi biliyorsunuz.

4. Son seks kaseti Ergenekon işi midir?

Evet, bir "Made in Ergenekon"dur.

5. Ergenekon da kendi içinde ve metotlarında bir açılım yapıyor mu?

Yapıyor.Kürtlere açılıyor,Alevîlere daha fazla açılıyor. Hattâ âyetler hadîsler okuyarak Sünnî Müslümanlara açılıyor.

6. Ergenekon'un belkemiğini hangi unsurlar oluşturuyor?

Kripto Yahudiler...Dönmeler...Kripto Ermeniler...

7. Bugünkü Ergenekon savaşları nedir?

Büyük, derin, girift (karmaşık) bir satranç turnuvasına benziyor.

8. Meselenin aslı nedir?

-Çoğunluğu oluşturan Sünnî Müslümanların iktidar olması istenmiyor.

-Egemen azınlık iktidarı isteniyor.

-İslam'ın ve Müslümanların kalkınması, güçlenmesi, hakim ve muktedir olması istenmiyor.

9. Müslümanlar ne yapıyor?

Müslümanlar genellikle kırsal kesim kültür ve zihniyeti bataklıklarındadır. Müslümanlar çok bölünmüştür, paramparçadır, islamî reisleri ve islamî Ümmet teşkilâtları yoktur. Uymuşlar kalabalığa bir şeyler yapıyorlar. Allah âkıbetlerini hayr eyleye.

10. Milliyetçilerde ümit var mı?

Ergenekoncu, düzenci, statükocu laik milliyetçilerde ümit ve hayır yoktur. Ergenekona, bozuk düzene karşı olan, tarihî devamlılık taraftarı Müslüman milliyetçilerde hayır vardır. İnşaallah hizmetleri dokunur.

11. Hizbü'l-Felâh hakkında ne dersiniz?

Onlar Siyonistlerle ve Evangelistlerle işbirliği yapıyor. Böyle bir işbirliğinde hayır yoktur.

12. Filan cemaatin durumu ne olacak?

İstihbaratıma göre onlar zaruriyet-i diniyeden tâviz vermişlerdir. Sonları ve gelecekleri iyi olmaz.

13. Falan tarikatin durumu?..

İslam'a aykırı şekilde zekat topluyorlar.Çarpılacaklarından ve balonlarının söneceğinden korkarım.

14. Hazret-i Cümcüme için ne dersiniz?

İyi saatte olsunlar derim. O hazret kendisini mâsum sanıyor. Taraftarları da öyle inanıyor. Onu, olumlu şekilde tenkit edeni bile çarpım çarpım çarparlar.

15. Böyle bir fitne ve fesat zamanında ne yapmalı?

Hazret-i Mustafa'nın "İstikamet" adındaki büyük sefinesine binmeli.

16. Bu sefineye kimler binebilir?

Doğru ve dürüst Müslümanlar binebilir. Hırsızlar, soyguncular, talancılar, haram yiyenler, saçı bitmedik yetimlerin haklarını gasbedenler, ribacılar, münafıklar, hizip fanatikleri binemez. Bu gemiye kirli ve necis navlun alınmaz.

17. Sefine-i Mustafa'dan başka yerde kurtuluş yok mudur?

Kesinlikle yoktur.

18. Azgınların sonu ne olacak?

Onlar tufanda helâk olacak.

19. Hem Müslüman, hem de haram yiyor, kara servet sahibi oluyor. Böylesinin durumu nedir?

Ol kişinin işi zordur, âkıbeti kötü olur, geleceği karanlıktır.

20. Sen ne yapıyorsun?

Beyt: "İhtilâfatıyla uğraşmakta dehrin zevk yok/Zevk anın mirsâd-ı ibretten temaşasındadır."

* (İkinci yazı)

Babaeski Seyahatim

Bir ay kadar önce birkaç saatliğine, gezmek için Babaeski'ye gittim. 27 bin nüfuslu zengin ve müreffeh (refahlı) bir Trakya şehri... 1359'da Sultan Birinci Murad Hüdavendigâr devrinde Balaban Paşa tarafından feth edilip Osmanlı ve İslâm mülküne katılmış.

Öğle yemeğini büyük ve geniş bir lokantada yedikten sonra karşıdaki Belediye binasına uğradım. Müracaata: Burada kültür müdürü var mı?.. diye sordum. Yokmuş, yazı işleri müdürlüğüne müracaat ediniz dediler. Üst kata çıktım:

-Birkaç saatliğine şehrinize geldim, dönerken mahallî bir el sanatı, bir hatıra eşyası almak istiyorum dedim.

İsteğime biraz şaşırdılar, her halde şimdiye kadar böyle bir talepte bulunan olmamış.

-Burada böyle bir şey yoktur dediler, şehir hakkında bir broşür hediye ettiler.

Caddeye çıktım. Belediyenin biraz ilerisinde Çin eşyaları, çanak çömlekleri, şunu bunu satan oldukça büyük bir mağaza vardı. İçine girdim. Aman ya Rabbi!.. Belki de binlerce tür eşya vardı ve bazıları hediyelik, dekoratif türdendi.Beş on dakika sağa sola bakındım ve terra kota bir çay kabı aldım. Tabiî ki, ithal malıydı...

Düşünebiliyor musunuz, koskoca 27 bin nüfuslu tarihî Babaeskide bir tek geleneksel el sanatı eşyası üretilmiyor; buna karşılık dünyanın öbür ucundaki Çin'den gelme bir sürü sanatlı veya sanatsız cam, porselen, seramik, maden, toprak eşya satılıyor...

Babaeski Belediye Başkanı beyefendiye selam ve hürmetlerimi sunarım. Himmet buyurur da, ilçede bir el sanatları kursu açtırırsa büyük bir kültür hizmeti yapmış olur. Böyle kursları hobi edindirmek maksadıyla açmamalıdır. Beş on muhtaç vatandaşa iş, aş temin etmek için açılmalıdır.Bunlar neler olabilir:

* Evlerde el dokuması tezgahları kurup kıymetli kumaşlar ürettirmek. (Âdi, sıradan kumaşlar olmaz. Mutlaka ipekli, keten, yünlü ve mutlaka değerli kumaşlar olacak. Erbabı bilir.)

* Çanakkale testileri ve çömlekleri gibi sanatlı çömlekler üretecek bir atölye. (Sanat boyutu olmayan saksılar, testiler olmaz...)

İlçedeki tarihî eserler: 1467 yılında yapılmış Eski Cami... 1555 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmış Cedid Ali Paşa camii. Dördüzlü çeşme... Babaeski Köprüsü, 4. Murad zamanında yapılmıştır ve halen kullanılmaktadır... Tarihî hamam, halen işletiliyor... 1914 yılında yaptırılmış tarihî okul bugün sağlık ocağının hizmet mekânıdır.

Babaeski son yıllarda betonlaşmış, millî mimarlık ve şehircilikten uzaklaşmış. Şahsen oraya taşınsam, içinde oturabileceğim sağlam bir tek bahçeli tarihî Türk ve Müslüman evi kalmamış. (Her halde gudubet bir apartman dairesinde oturacak değilim!)

Oraya gittiğim gün pazar günüymüş. Pazarı gezdim, biraz alış veriş yaptım. Pazar civarında tekerlekli kazanlı arabalar gördüm. Bumbar dolması satıyorlardı.

Dere kenarında çay içtik. Simidimin iç kısmını bölüp bölüp oradaki küçük ve yetim kediyi doyurdum.

Trakyayı otuz kırk yıl önce de gezmiştim. O zaman daha millî idi. Şu anda büyük bir kültür yabancılaşması ve yozlaşma var.

Kültür Bakanlığımızın, valiliklerin, kaymakamlıkların, belediye başkanlarımızın millî kültürümüzü, millî ve mahallî sanatlarımızı canlandırmak için harekete geçmesi lazım.

Ne yapmak lazım?

Bendeniz meselâ Babaeskiye gittiğim zaman orada üretilmiş bir hatıra sanat eşyası bulabilmeli ve alabilmeliyim.

Babaeskiden Tekirdağa geçtim. Yolda bir facia ile karşılaştım. Bir çoban köpeğine çarpmışlar, hayvan yolda debelenerek kıvranıyordu. Arabamıza alıp veterinere götürmek istedim. Can havliyle hırlıyor, saldırıyordu, alamadık, yol kenarına çektik. İnşallah ölmemiştir.

Tekirdağ intibalarımı başka bir yazıda anlatırım.

Bu yazı toplam 1734 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri