Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Şevket EYGİ

Kıyametlere Hazır Olunuz...

25 Nisan 2010 Pazar

İstanbul Elimizden Çıkar mı?

İKİ tür kıyamet vardır. Küçük kıyametler...Büyük Kıyamet... İnsanın ölümü onun küçük kıyametidir. Devletlerin batışı, büyük savaşlar, katliamlar (soykırımlar), büyük âfetler, büyük zelzeleler, barbarların istilâları ve yakıp yıkmaları, öldürmeleri de hep birer küçük kıyamettir. Bir de, dünyanın ve insanlığın sonu olan büyük Kıyamet vardır ki, henüz vuku bulmamıştır ama gelip çatması yakınlaşmıştır. (Bu asıl Kıyameti kapital K harfi ile yazıyorum.)

1453'teKostantaniye şehrinin Türkler tarafından feth edilmesi, Bizans'ın kıyameti olmuştur.

O tarihte İstanbul'da bulunan Venedikli cerrah (doktor) Nicolo Barbaro, şehri Türklerin kuşatması esnasında olağanüstü gök hadiseleri gördüğünü yazar.Ay uzunca bir müddet tutulmuş, iklim değişmiş, anormal ve şiddetli havalar olmuş, gökte garip ışıklar görülmüş, güneşin doğuşunda ve batışında alışılmamış manzaralar oluşmuş.

17 Ağustos büyük depreminden kısa bir müddet önce de güneş tutulmuştu. Hattâ bunu gözlemek için dünyanın çeşitli ülkelerinden gazeteciler ve gözlemciler gelmişti.

Gök hadiseleriyle, iklim değişiklikleriyle; alışılmamış, görülmemiş normal dışı hadiselerle küçük kıyametlerin yakın alakası vardır.

İzlanda'daki volkan patlaması olağanüstü bir hadisedir. Bakalım peşinden ne gelecek.

Büyük İstanbul depreminin eli kulağında olduğu söyleniyor. Şehirde üç milyon bina varmış. Bunun iki milyonu çürükmüş. 50 bin bina ise şiddetli bir depremde yassıkadayıf gibi çökecekmiş.

Resmî ağızlar büyük depremde İstanbul'da 37 bin ile 70 bin arasında insan öleceğini söylüyor. 50 bin bina çökecek, iki milyon bina ağır veya hafif hasar görecek ve sadece 37 (En fazla 70 bin) insan ölecek. Bu ne biçim bir tahmindir?

İstanbul depremi (inşaallah olmaz) Türkiye'nin kıyameti olacaktır. Evvelce de yazmıştım, bir süper devlet yardım bahanesiyle ülkemizin bir kısmını donanması ve ordusuyla işgal edecektir. Belki de, başka bir süper devlet bunu kabul etmeyecek, savaş çıkacaktır.

İzlanda'da patlayan yanardağın 20 kilometre yakınında başka bir yanardağ varmış ve onun patlama ihtimali de büyükmüş. Patlarsa, birincisinden yüz misli şiddetli olacakmış.

Son on yıl içinde dünyanın iklimi değişti. Zelzeleler arttı, kasırgalar tayfunlar... Volkan patlamaları... Su baskınları... Kutuplardaki buzların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi... İki milyara yakın halkın açlıkla pençeleşmesi...Irak savaşı, Afganistan savaşı, Filistin, Somali, Çeçenistan...Bosna'daMüslümanların soykırıma maruz kalması...

Gökte geceleri garip hadiseler oluyor. UFO'ları inkâr edip durdular ama artık inkâr edecek mecalleri kalmadı. Ne olduğu açıklanamayan ateş topları...

Küçük kıyametlerden, büyük kıyametten önce ahlâksızlık, isyan, günah, bina, zina, adaletsizlik, azgınlık çok artacakmış. Artmadı mı?

Ateistlere bu anlattıklarımı kabul ettirmenin imkânı yoktur. Onlar mütemadiyen "Bir şey olmaz, bir şey olmaz, bu söyledikleriniz hurafedir" deyip dururlar. Dünya batarsa başka bir yıldıza veya gezegene giderlermiş. Aciz zavallılar... İzlanda volkanının külleri yüzünden uçakları kaldıramadılar, gezegene gitmekten bahs ediyorlar, bunlar gerçekten beyinsiz.

Bundan 500 küsur yıl önce Bizans semalarında garip gök hadiseleri görülmüş ve şehir Türklerin eline geçmişti. İstanbul büyük Kıyamet'e kadar Türklerin elinde mi kalacaktır?.. İnşaallah kalır...Lakin bu şehir Allah'ın mülklerinden biridir. O, mülkü dilediğine verir, dilediğinden geri alır.Dilediğini aziz, dilediğini zelil kılar. İstanbul, Türklere verilmiş bir emanettir. Emanetin hakkı verilmezse, emanete hıyanet edilirse geri alınabilir. Ateistlerin bu dediklerimi kabul ve tasdik etmeleri zordur da, Müslümanlar bu sözlerime itiraz edebilirler mi?Kur'ân'da sarahaten böyle bildirilmektedir.

İstanbul'u çok seven, kıymetli İstanbul kitaplarından oluşan bir İstanbul kitaplığı (Ayasofya'nın arkasındakiSoğukçeşme sokağında) kuran, İstanbul'a hayli hizmet eden, İstanbulla ilgili nice kitaplar yazmış olan Çelik Gülersoy ne demiş?

"Göreceksiniz, bir gün gelecekler ve İstanbul'u elimizden alacaklar..." (Radikal gazetesinde Mine Kırıkkanat'ın, Gülersoy'un ölümünden birkaç gün sonra yazdığı yazıdan. Tarih: 7 Temmuz 2003)

Sonra ne olacak? İstanbul yeniden feth edilecektir. Mehdi hazretleri zuhur edecek, korkunç savaşlar olacak, yüz kişi savaşa gidecek ancak biri sağ olarak dönecek, yer yerinden oynayacak.İsa Mesih aleyhisselâm dünyaya nüzul edecek, İslâm'ın altın çağı başlayacak, putlar yıkılacak, Deccal-perestlik son bulacak...Ondan sonra...

Mehdi ile başlayacak Altın Çağ yedi yahut kırk sene sürecek, sonra yine fesat ve azgınlık başlayacak ve büyük Kıyamet kopacaktır.

Cenâb-ı Hak Müslümanları âhir zaman fesat ve fitnelerinden korusun. Gafil olmayalım. Dünyaya aldanmayalım. Bugünkü hırsızlıklar, rüşvetler, riba salgını, lüks, israf, aşırı tüketim, her türlü fuhşiyat, nifak ve şikak, isyan ve tuğyan, yaygın ve yoğun haram yeme, bin türlü beyinsizlik ve kuduzluk kıyametlerin ve Kıyamet'in alametlerindendir. Uyanık olalım, şuurlu Müslüman olalım. Altın ve gümüşe tapar müşriklerden olmayalım. Nefislerimizi putlaştırmayalım.

Selâm hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Hidayet nedir? Kur'ân'a ve Sünnete tabi olmaktır. İtikadını tashih etmektir. Beş vakit namaz kılmaktır? Peygamberi ve onun vekil ve halifelerini her umurda önder, reis, kaid kabul etmektir. Zekatını dosdoğru vermektir. Nefsiyle ve küffarla cihad etmektir.

Kur'ân'a, Sünnete, şeriata hıyanet eden bir kavim iflâh olmaz.

Azgınca ve kuduzca haram yiyenler iflâh olmaz.

Ribacılar iflâh olmaz.

Allah'ın sınırlarını küstahça ve çekinmeden çiğneyenler iflâh olmaz.

Fasık-ı mütecahirler iflâh olmaz.

Ümmet arasında fitne ve fesat çıkartanlar, Müslümanları birbirine düşürenler iflâh olmaz.

Yularlarını toptan Şeytanın eline verenler iflâh olmaz.

İlâhî hükümlerle hükm etmeyenler iflâh olmaz.

Kendimize gelmek için mühlet ve fırsat var mı? Olmaz olur mu?Güneş Batı'dan doğmadıkça, Kıyamet başlamadıkça tövbeler kabul olur.

Bazılarını öfkelendirecek, bazılarını üzecek şeyler yazdım. Bunları mutlaka yazmam gerekirdi, mecburdum. Bütün muteber din kitaplarımızda açıkça belirtilmiş olan uyarıların özetini (haddim olmayarak) yazmış bulunuyorum.

Cenâb-ı Hak akıbetimizi hayr eylesin.

Bu yazı toplam 3804 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri