Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmet Şevket EYGİ

Papa Borjiya Metotları Müslümanlara Yakışmaz

07 Ekim 2010 Perşembe

ONBEŞİNCİ asırda İtalya'da irili ufaklı bir sürü devlet ve prenslik vardı. Papalık devleti de bunlardan biriydi. Saint Pierre'in tahtında İspanyol asıllı Altıncı Aleksandr Borjiya'nın oturduğu yıllarda entrikalar, ahlaksızlık, edepsizlik, skandallar son haddine varmıştı. Papa şehvet düşkünü biriydi. Her gece Roma'nın orospuları Vatican sarayına geliyor, sabahlara kadar içilip fuhuş yapılıyordu. Bu papanın, kızı Lükres'i oğlu Sezar Borjiya ile birlikte kullandığına dair hayli iddia kitaplarda yer almıştır. Papa Borjiya, servetine göz diktiği bir Kardinali veya ileri geleni ziyafete davet eder, zehirli şarapla öbür dünyaya gönderdikten sonra mallarına el koyardı.

İsa Mesih'in öğretilerine, ahlakına aykırı her kötülük Vatican'daydı. Yalan, dolan, haram zevk ü safalar, fuhuş, zina, içki, adam öldürtmek...

Bugün Türkiye'mizde de kirli işler yapılıyor, pis oyunlar oynanıyor. Entrikaların, kirli tezgahların haddi hesabı yok.

Koskoca bir cumhurbaşkanı zehirlenerek öldürülüyor ve konu üzerinde gereği gibi durulmuyor, araştırma soruşturma yapılmıyor.

Ülkemizde insan haklarına riayet edildiğini iddia ediyoruz ama milyonlarca vatandaşın telefonları dinleniyor, bilgisayarları kontrol altında... Yatak odalarına kadar gizli kameralar konulmuştur. Ana muhalefet liderinin bile özel hayatına, yatak odasına girilmiştir.

Ülke pislik sellerine batmıştır, onlarla uğraşan yok, vatandaşların gizli hayatları, mahremiyetleri araştırılıyor.

Atatürk'ün şu meşhur Savarona yatını devletten 50 bin dolara kiralıyorlar ve denizlerde bu şahane lüks atasal yat içinde süper zenginlere karı pazarlıyorlar.

PKKterör savaşının tozu dumanı içinde uyuşturucu ticareti tam gaz devam ediyor. Bir ara uyuşturucu helikopterlerle taşınmış. Kimin, hangi kurumun helikopterleriyle?

İçki, fuhuş, kumar, sahtekarlık, hortumculuk, ihalelere fesat karıştırmak gırla gidiyor.

Yazık ki, bu fitne ve fesat, bu fısk ve fücur, bu ahlaksızlık furyasında birtakım Müslümanlar da var.

İçinde cami bulunan tarihî medresede bir Sabataycı moda defilesi tertipliyor, bu Müslümanlardan gık çıkmıyor.

Birtakım Müslümanlar Siyonistlerle, İslam düşmanı Evangelistlerle sıkı işbirliği yapıyor.

Siyonistler ve Haçlılar Müslümanların başına fantoş bir Halife geçirmek istiyorlarmış...Partisini, cemaatini, hizbini, fırkasını dininin üzerinde gören gafillerin umurunda mı?

Dinimizin istikamet (doğruluk dürüstlük)emri ayaklar altına alındı...

Hani Müslüman yalan söylemezdi...

Hani Müslüman dolap çevirmezdi...

Hani Müslüman haram yemezdi...

Hani Müslüman tecessüs etmezdi (insanların gizli ve özel hayatlarını araştırmaz, mahremiyetlerini pazara dökmezdi). Hani Müslüman, kâfirleri dost ve velî edinmezdi...

Maalesef birtakım Müslümanlar İslam ahlakının çok açık ve kesin ilkelerini ayaklar altına almışlardır.

Hizip ve cemaat asabiyeti, fanatizmi, militanlığı onların gözlerini kör etmiş, vicdanlarını dumura uğratmıştır.

İslam fazilet dinidir. Papa Aleksandr Borjiya metotlarıyla bu hak ve pak dine hizmet edilmez.

Katolikler bile o ahlaksız, dinsiz, densiz papaya lânet ediyor.

Müslüman adaletli olacaktır... İnsaflı olacaktır...Ahlaklı ve faziletli olacaktır... Müslüman gıybet etmez... Müslüman nemime yapmaz... Müslüman tecessüs etmez, insanların özel hayatlarına, mahremiyetlerine, yatak odalarına girmez... Müslüman haram yemez... Müslüman ribalı muamelelere bulaşmaz...Müslüman dünya ikbali için kafirlerle işbirliği yapmaz, onları dost ve velî edinmez...

Müslüman temiz, şeffaf, hayâlı, bilge, erdemli insandır.

Müslüman savaş hilesi dışında hile ve hud'a yapmaz.

Müslüman dosdoğrudur, Müslüman güvenilir insandır. Müslümanın fazilet ve üstünlüklerini düşmanları bile kabul ve tasdik eder.

Kafirlerle işbirliği yapanlar, İslam'ın asla kabul etmediği kirli ve gayr-i ahlakî metotlarla çalışanlar hem kendilerine, hem de Ümmet-i Muhammed'e büyük zarar veriyor.

Bütün hizmetler Kur'ana, Sünnete, Şeriata, İslam ahlakının ilkelerine, bilgeliğe uygun olarak yapılmalıdır.

(İkinci yazı)

Savarona Rezaletleri

SAVARONA rezaletini duymayan kalmadı. Dünya çapında zengin, dolar milyarderi Yahudi asıllı bir Kazak yatı kiralamış...İçinde Rusya'dan, Ukrayna'dan getirtilmiş çok para eden ter ü taze güzel yosmalar. Parayı çuvalla kazanan ve çuvalla harcayan zengin bir grup denizlerde keyfince içiyor, fuhuş yapıyor, eğleniyor.

Yatın basılmasına, yosmaların yakalanmasına, zen-perestlerin sorgulanmasına çok bozulan bazı Kemalistler şöyle diyor:

-Türkiye'nin her yerinde böyle işler, böyle şeyler yapılıyor. Sanki lüks otellere giden kadın ve erkeklerden nikah cüzdanı mı soruluyor? Savarona konusunda abartma var... Yanılıyorlar. Lüks otellerde Rusya'dan, Ukrayna'dan, şuradan buradan getirtilmiş o biçim yosmalarla âlem yapılırsa onlar da sorgulanıyor, yakalanıyor...

Savarona'da suç işlenmiştir.

Aslında Savarona mavi denizlerde beyaz köpükler bırakarak güven içinde yol alıyor, ilgili ve bilgili makamlar ona baskın yapmayı düşünmüyorlardı ama hesapta olmayan güçler müdahale ettiler ve skandal patlak verdi. Eskiden otellere gelip oda isteyen çiftlerden nikah cüzdanlarını göstermeleri istenirdi. Sonra ilericiler, çağdaşlar, uygarlar buna isyan ettiler ve şimdi cüzdan müzdan sorulmuyor.

Rivayete göre süper zenginlere, büyük paralar karşılığında bâkire fahişe bile bulunuyormuş. Fahişenin bakiresi olur mu diyeceksiniz. Bizde her şey olur.

İslam dinine göre haram ve yasak olan nice kötü şey yapılıyor ülkemizde. Dinsizler, densizler, donsuzlar, fâsık ve fâcirler bunları tabiî karşılıyor. Maalesef de bazı sözde dindarlar, o biçim İslamcılar da mum tutuyor.                                              07.10.2010

Bu yazı toplam 5340 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri