Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mihman Kelimeler

GÜLGEŞT-İ MUSALLÂ

10 Kasım 2011 Perşembe

 

Bir bayram günü , köyde - kadim  zaman adamlarından-  bir komşumuz Hakkın rahmetine kavuştu. Yıkadılar koydular cami musallasına. O'nun yattığı bizim ise yatacak olduğumuz o musallaya baktım. Derin derin iç geçirmekten alamıyor insan kendini. Ömür dedikleri bir göz açıp yummuş gibi imiş hesabı bir sal üzerinde götürdük. Bir karanlık mezâra koyduk. Bu dünyaya verilen ve  bu dünyadan alınan ne varsa hepsi  için bir ömür defteri daha kapandı.

 

 

GÜLGEŞT-İ MUSALL 

Târumâr bârgehimin  feryâdına  tahammülsüz muhît                                                        Hey hât! Seferî rûhlar, solacak güller…Ne çare lahît!                    

                           *****
Felekül   eflâkın   serrinde  mâtemli nesîm-i   hazân
Rû-yı arzın mekânı derûn bir akvâm, bî-karar nâdân

                             *****
Bir  halvetgâh ki  inkişâfı  ne  mümkün  laht-i  türâbın
Şu ‘ledir gönül zannetme ki, görmez mevti mevcûdâdın

                             *****
Sathında vird-i kanla yanmakta târ u mâr olmakta ser
Ne    rehber   ne de   elifi   tanır    esfelîdir   engüşter

                             *****
Eyledim serkeş gerdûnu, türâbı durmaksızın rençber
Yanar döner bir vücûda âşinadır hem çekmekte ser

                             *****
Girdâb sarmış bedeni çevgândır  gîce-i pinhâni ter
Yıkılmış,  zîr ü zeber  olmuş ölmekte akvâmı beşer

                             *****
Arş   u   zemîn  meyletmekte  -hasrettir birbirine lâkin-
Ölüm meyhânesi el-an mey-su saçmakta sanma sakin

                             *****
Ne Leylâ gör hayalde, ne de Mecnûn’a meyl et çöllerde
Ne  de   karanlık,   zifir lahitte  yapayalnız   bir  mürde

                             *****
Boyun büküp bakmak ardı sıra, ne yalân boş bir saray
İçi    dolu    gerdûnun   emanetçi   misafirleri   hay!


Hıyâle sâfir, bâziçen zâhir beyhûde-i sürûrun
Sanma uçmaz ebedî kafesten emanet-i mevcûdun.

                             *****
Firkât değildir;  vuslât vaktidir, bekleme ey dilrübâ
Güle tâliptin lâkin, sana nasip gülgeşt-i musallâ.



                                                      SELİM GÖK

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4912 defa okunmuştur
Teşekkürler
Selim gök
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
20 Kasım 2011 Pazar 19:33
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Sefa Bey'e
Selim Gök
Daha sade şeklini mail atayım Sefa Bey. (Açıklama olarak)
20 Kasım 2011 Pazar 19:32
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ahmet Cihangir Bey'e
Selim Gök
Sayın Ahmet Bey, konunun etkisi sebebiyle "Makber" de olduğu gibi istem dışı olarak başlayan ilk mısra grubu bu şekilde mücessemleşti. Ayrıca akıcılık ve kelime ahengi sebebiyle tercih bu yönde olmuştur.
20 Kasım 2011 Pazar 19:30
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Şerh hususu
Selim Gök
Evet Kerim Bey şerh ile gerek lisans derslerinde uğraştım . Halihazırda master da da uğraşmaktayım.
20 Kasım 2011 Pazar 19:26
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
anlayamadım
sefa yılmaz
Selim hocam meali nedir bu şiirin allah aşkına
18 Kasım 2011 Cuma 14:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri