Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Muammer YALÇIN

Aşkımızı Mankenler Çaldı!..

14 Ekim 2009 Çarşamba

 

Suça sahip çıkan olmazmış. Ama ben buldum: aşkımızı mankenler çaldı.

Bir alışveriş merkezine gidiyorsunuz. Sağınıza solunuza şöyle bir bakıyorsunuz. İç çamaşırıyla duran bir kadın var. Önce şaşırıyorsunuz. Bu da ne, diye. Bir heykeltıraşın tanrısının yontusunu yaparken gösterdiği özenle tasarlanmış fabrikasyon bir manken. Utanıyorsunuz. Başka tarafa çeviriyorsunuz başınızı. Orada da aynı özellikte bir erkek manken ilişiyor gözünüze. Sübhanallah, diyorsunuz şaşkınlık içinde. Başımıza taş yağacak, sözü dökülüyor dudaklarınızdan hafifçe.  Oradaki insanlara bakıyorsunuz, onların tepkisi ne buna, diye. Hiç. Kocaman bir hiç. İnsan bir şeyi fazlaca gördü mü alışıyor demek ki, diye geçiriyorsunuz içinizden. Sonra? Sonrası malum: alışıyor sizin de gözünüz. Bu kadar mı? Hayır…

****

Akşam oluyor evin daimi misafirinin kumandasını alıyorsunuz elinize. Memlekette neler olmuş, nelerin olması planlanıyor faslındaki merakınızı giderebilmek için haberleri izliyorsunuz. Haber değeri olan her türlü siyasi, ahlaki, kültürel, ekonomik vb. haber geliyor ekrana. Az sonra sizin ya da aile fertlerinin vazgeçilmezini beklemeye başlıyorsunuz: dizi. Diziler, maalesef Brezilya dizilerini fersah fersah geride bırakmış. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu dizilerde 72 milyonun içinden seçilmiş, erotik beyinlilerin zevkine keder getirmeyecek güzellikte manken kızlar boy gösteriyor. Etekler kısa, gerdanlar ortada… Daha doğrusu gözükmeyen yeri kalmamış bedenleriyle hayatını kazandığını zanneden, ama nelerini kaybettiğinin farkında bile olmayan zavallı kızlar… 

****

Şimdilerde aşk, bedenin bedene kavuşma arzusu olarak algılanıyor. Bunda baskın kültürün etkisi var. Oysa eskiden aşk; sevginin ötesindeki sevginin bir tezahürü olarak algılanırdı. Ve çok özeldi. Âşık sayısı da azdı. Bu aşkta beden geride kalırdı hep. Âşıklarda kavuşma arzusu kadar da kavuşmama isteği olurdu. Hep bir diyalektik içinde “git gel”ller yaşardı. Birçok âşıkta bu aşk, bir süre sonra aşkı, “aşk-ı ilahi”ye dönüşürdü.

Bu âşıkların aşkında az bir bilineni (saçının telini veya elindeki ya da parmağındaki güzelliği) düşünerek bilinmeyeni (yani bedenin diğer yerlerini) keşfetmeye çalışmadan oluşurdu. O az bilineni düşüne düşüne, hayal ede ede sevgilisini daima hatırında tutar, bir süre sonra da ona bağlanırdı. Bu bağlılık öyle bir aşamaya gelirdi ki içinde sevmekten öte duygular oluşur, yoğunlaşırdı.

Şimdi merak edecek kişi de, edilecek beden de kalmadı, canlı ve cansız mankenler sayesinde. O eski aşklar yeniden vücut bulur mu bilmem, ancak bildiğim bir şey var: bu kadar başkalaşmış, değerlerini “yok” ile takas etmiş 21. yüzyıl insanı belki kalplerde oluşacak bir “Nuh Tufanı” ile kendine gelebilir. Yeniden “aşk” asilleşir.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7184 defa okunmuştur
yeni nesili olumsuz etkiliyor
tevfik testici
allah sizden binkere razı olsun tamda toplumun unutmuş olduğu bir konuya değinmişsiniz yahu edep adap denen birşey var milletimiz bu sorunları küçük birşeymiş gibi görüyor ve bundanda birşey olmaz diye vitrinlerde baş köşelere konuyor nedir bu böyle birşey olabilirmi ya sonuçta küçük çocokların beyinlerinin bir köşesine işleniyor bunlar vede o şekilde olmaktan birşey olmaz diye düşünüp yeni gelen nesillerin bozulmasına neden oluyor.tekrar bu konuyu ele alıp yazdığınız için allah sizden razı olsun.
22 Kasım 2011 Salı 21:54
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
enteresan biri olmalı sn Yalçın:)
çeçen kızı esila
rahmetli bir tanıdığım vardı ALLAH GANİ GANİ RAHMET ETSİN kendisine.siz gibi CANSIZ böyle insanı başka yerlere götüren:)başka düşüncelere hayallere kaptıran OBJELERİ görünce siz gibi SÜBHANALLAH BİZMİLLAH,gülüm bunlar CİN CİN derdi ve ben kahkahalara boğulurdum sn Yalçın:)ÖMRÜNÜZ ÇOK OLSUN İNŞALLAH BENİ AKŞAM AKŞAM ÖLDÜRECEKTİNİZ.ama neden biliyormusunuz?GÜLMEKTEN:)elleriniz yüreğiniz dert görmesin yinede:)
13 Aralık 2009 Pazar 21:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
enteresan biri olmalı sn Yalçın:)
çeçen kızı esila
yani Muammer bey kurban olayım cansız biri sizi ne kadar çok etkilemiş:birde MAŞŞALLAH bayağı incelemişsiniz.ya kurban olayım onlar sadece GİYSİLERDE kullanılan objler Muammer bey;haa yazınızın birçok yerine KATIMIYORUM DEĞİL.ancaak keşke bu televole tipi izledikleriniz kadar tvlerdeki KAHROLASI İSRAİL MARKALARININ DUR DURAK BİLMEYEN REKLAMLARINDANDA BAHSETSEYDİNİZ.sizcede öyle değilmi?
13 Aralık 2009 Pazar 21:35
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Neredeler?
Leyla Mecnun
Muammer Bey bize Leyla ile Mecnunlar lazım. Sahi neredeler?
18 Ekim 2009 Pazar 05:31
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri