Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Murat KARAKOYUNLU

ARINMAK ADINA BİR İÇ SESLENİŞ

25 Şubat 2013 Pazartesi

Bana seni unutturacak rüyalar gördürmemeli hayat. Bunun için uykuya küsmeye değer inan...

Hayat, doyumsuz sabahları aşkın, insanı her defasında yerle bir eden umut kırıklarından kotardığın üç beş hatıradan ibaret aslında. Vazgeçmeyi seçtiğin her yokuşun gidebildiğin kadarlık kısmından. Doydum diye sofradan her kalkışında bıraktığın üç beş lokmadan işte. Ya da doymayıp ''bir tabak daha alacağım'' diyemeyişinden. Küçücük kırıntılarını ekmeğinin, dışardaki zavallı serçeleri düşünerek serpiştiremeyişinden…

Çok uzun değil yani hayat, kaybetmeyi göze alacak kadar uzun değil.

Dünün onca yalan yanlış rüyalarında insan, bir kerecik hükmettiği kaderini, ellerine teslim ettiğinde rüzgârın, kurumuş bir yaprakla aynı kaderi paylaşacağını bilmeli aslında. Yitip gideceğini bilmeli.

Bundan sebep, hiçbir yerinde hayatının kontrolü bırakma. Küs uykuya, kır aynayı, kilit vur kapılarına tek tek, lakin bırakma hayatın ellerini. Yaşadıkça sen, vaz geçip, taa baştan, sil diyemeyeceğin onca irili ufaklı geçmişin, silinesi kıvama gelmesi yolunun ne uzun olduğunu göreceksin çünkü. Arınmadan yürürsen, nasıl savrulduğunu göreceksin.

Bir nedene bağlıdır elbet en onulmaz ilişkiler silsilesi bile. Bıraktığın geçmiş de, tutunduğun inanç da, vaz geçip pes edip cayıp yitirdiğin hayat da bir nedene bağlıdır elbet. O sebeple, nefretini, sevgini, hiddetini, sebebini, seçmeyi bileceksin.

Yolu uzun yolculuk madem yürüdüğün, niye taşırsın ki yüklerini öyle. Ağır geldiğini sana, bile bile hatta, ne diye taşırsın ki? Nefret mi büyütmektir niyetin?

Bak, insanı dününden uzaklaştıracak nefret tohumlarının büyümesi çok zordur inan. Emek ister, gayret ister, çaba ister. Hatta hatta, üstüne bir de doğru yer, doğru zaman kurgusunun oluşmasını ister. Ki, bunu yakalayan insanın başarısı da, aslında mağlupluğun zirvesi olduğu için çok büyüktür. Takdire şayandır yani. Hem bir kere nefret, kabına sığmayacak büyüklükte bir yürek çağlayanı olmadan çıkamaz içinden insanın.

Sakın nefrete kucak açtıracak bir rüzgâra kapılma dostum. Sakın bu büyük başarıya ortak etme yüreğini! İnsanın kaybettiğinde üzüleceği tek şeydir belki de bu hayatta, nefretin kumar masasında yitirmek değerini. Sen nefrete davetiye çıkarmadan evvel, bir yolunu bulup da hayatının, doğru kavşağından sapmayı dene önce. Sona bırakma kararlarını. Nefrete varmadan ayrıl o yolculuktan.

Yüzüne gözüne bulaştırıpta geçmişini, kir, toz ve pasaklarından ayrılmadan eğer sen, yürümeye çalışırsan bu yolu, sonucunda hayır bulamazsın inan. Bak işte bir tecrübe hikâyesi daha bu sana anlattığım. 

Karşına çıkıp da bir gün, sokak başı kaldırımında yeşermiş çimen halsizliğinde çırpınıp duran o güvercini gördüğünde, alıp kırık kanatlarını onarmaya çalışırken sen, tertemiz olmamışsa ellerin, dokunma n’olur. Acısı onu yakar da inan, kanı temizlemez seni.

Hasılı dostum, yerle bir olduğun her çöküşün ardından yeniden başlamanın ne demek olduğunu anlayacağın bir hikayeden bahsediyorum. Sessiz sedasız iş kotarmaya çalışan annelerin tedirgin kararlılıklarından hani.   Hayta çocukların, kırdılar diye camı, kesilecek hüznüne boğuldukları plastik toplarının geri iade edilişindeki sevinçlerinden bir de. Senden yani, yüreğinden. Temize çekmenden değil, temizlemenden…

Terk etmek sanatından işte. Yüzüne gözüne bulaştırıp da her şeyi, öfke, nefret ve korku sarmalına dolaşmadan evvel, bir yolunu bulup öğrenmen gerekeninden…

Onca insan içinde beni ne buldun be kurşun, diye sevineceğin yaralara açmak için göğsünü, hani “ölüp de olmak” adına sen, kaybetmek ve kazanmak adına, bir gayret kalk yerinden, bul bir yolunu gayri.  Bir cesaret yüklen bu yükü. Kaybetmeyi göze al ki kazanmayı bilesin.

Arınmayı bilesin denizlerdeki tertemiz su damlacıkları gibi. Duada ıslanmalı, tövbe ile yıkanmalı ve öyle arınmalısın işte.
Bil ki O, arındığın kadar senin, arındığın kadar sade ve derin…

 

Bize ulaşın :

mkarakoyunlu@hotmail.com.tr

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3484 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri