Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mustafa YILDIZ

Giresun Davos olur mu?

13 Ekim 2008 Pazartesi

Havası da bir başka oluyor diyerek giriş yapmıştık memlekete.

Hakikaten sınırlardan geçip memlekete girmek insana anlatılmaz bir haz veriyor.

 

Yüzü gülen insanlar, ezan sesleri, buram buram kokan toprak bu hazzın sadece bir iki örneği.

 

Kapıkuledeki inşaat çalışmaları sorun yaşatan ilk unsur oluyor.

Avusturyada yapılan Avrupa şampiyonası müddetince, maçların yapıldığı hat boyunca bütün inşaat çalışmaları durdurulmuş, böylece gelen futbolseverler sıkıntılardan uzak tutulmuşlardı. Aynı anlayış sınırdaki inşaat çalışmalarında uygulanmış olsa idi, belki de kapıdaki bu uzun beklemeler ızdıraba dönüşmeyecek ve gelen vatandaşlarımız hayır dualarını eksik etmeyeceklerdi. Kapılardaki sorunlar izne gelen insanımızın en büyük handikapı gibi.

 

Edirne İstanbul arası otoyol Avrupa standartlarını aratmayacak cinsten. Ne yazık ki İstanbula gelinceyedek maalesef bir benzin istasyonu, bir dinlenme tesisi yok. Uzun yol gelmiş kimselerin arasıra istirahata ihtiyacı oluyor. Böyle bir tesisin yokluğu da hissedilen ve şikayet olarak dile getirilen konulardan biri.

Nihayet İstanbul bizi kucaklıyor.

Her şehrin kendine has bir güzelliği var. Fakat İstanbul karmaşası ile bile bir başka güzellik arzediyor.

 

Bu sene Karadeniz, Orta Anadolu ve kısmen Marmara'yı gezme imkanımız oldu. Her bir vilayetimiz kendisinden bahsettirecek özelliklerle bezenmiş. İzmit, yapılan deprem konutlarıyla yepyeni bir şehir resmi çiziyor.

 

Sapanca, yol boyu tesisleriyle oturup bir çay veya ayran içmek için biçilmiş kaftan.

 

Boluyu ancak otoyoldan izleyebiliyoruz. Dönüşte Abantta (Abant Evlerinde) bir gece konaklayarak çam havası teneffüs ediyoruz.

Gerede Samsun yol ayrımı Çerkeş'e kadar bizi yormadan getiriyor. Aytaç tesislerinde yaptığımız mola hem bize hem de çocuklara keyf veriyor. Avrupa yollarında alışık olmadığımız şekliyle sucuklu tost ısmarlıyoruz. Çocukların keyfine hakikaten (yanında ketçapta varsa) diyecek yok.

 

Samsun'a varıncaya dek yol tabiat harikası olarak nitelendirilebilir.

 

Tosya pirinç tarlaları ve leylekleriyle nostaljik bir hava estiriyor.

Osmancık sanki Tosya'ya nazire yaparcasına pirinç ve leblebisi ile alımlı bir gelin misali. Almadan geçmiyoruz.

 

Merzifon'da verdiğimiz çay molası sonrası, hareket etmeden yerli şeftali almak için pazarlık yaptığım delikanlıya Merzifon'un neyiyle meşhur olduğunu soruyorum. Verdiği cevaba bir hayli gülüşüyoruz. Cevabı yazmıyorum. Sizin tahmin gücünüzü kullanmanızı istirham ediyorum.

 

Amasya bende çok tatlı bir izlenim bırakıyor. Tarih adeta canlı gibi. Şirin, görülmesi gereken bir vilayetimiz diyorum.

Havza, Mustafa Kemal'in kaplıcalarını övdüğü ama tozuyla sizi karşılayan bir ilçe konumunda.

 

Samsun hakikaten büyük şehir izlenimi veriyor insana. Karadenizde kalınabilecek vilayetlerimizden başlıcası diyebilirim.

Sahil şeridi, Karadenizin mavisi ile yeşilinin aynı anda yaşandığı ve kolayca unutulmayacak bir doyum sunuyor. Duble yolun bitmiş, ülkemizin en uzun tünelinin açılmış olması mesafeyi bir hayli kısaltıyor. Orduya kadar geçtiğim ilçeleri saymak istemiyorum. Hepsi birbirinden güzel.

 

Birkaç gün Ordu'da konaklıyoruz. Boztepe, çıkıp Ordu'ya kuşbakışı bir göz atmak için mutlaka gidilmesi gereken mekan. Manzara insanı bir tarafta mavi deniz diğer yanda uçsuz bucaksız yeşili ile adeta büyülüyor. Ordu'ya gelmişken Çambaşı yaylasını da görmenizi ve orada bir kuzu pirzola yemenizi tavsiye ederim. Sularından da mutlaka içmelisiniz.

 

Uzungöl'ü görmek için bir günlük tur yapmaya karar veriyoruz.

Giresun bana meşhur Davos'u çağrıştırıyor. Aslında burası niye bir Davos kadar çekici ve muntazam değil demeden edemiyorum. Gerçekten iyi bir şehir planlaması ile Davos'u aratmayacak bir hale getirilebilirdi bu vilayetimiz. Yine de kalesi ve oradan manzarası görülmeye değer.

 

Trabzon'a kadar yeşil ve mavi bize eşlik ediyor. Beşikdüzü'nde de çay molası veriyoruz. Çay bahçesinin işletmecisi emekli bir coğrafya öğretmeni. Karadenizin güzelliklerinden bahsedelim derken, Orta Anadoluya duyduğu özlemle bizi şaşırtıyor. 'Yıl boyunca sırtımız güneşte bir kez olsun ısınmıyor, toprak kokusuna hasretiz', diyor.

 

Trabzon'dan Çaykara istikametine döndüğümüzde, yeşil çay bahçelerini ayrı bir hazla izliyorum. Ve fakat beni asıl hayrete düşüren şeyin, o sarp yamaçlara yapılan evler olduğunu anlıyorum.

 

Benim gibi düz arazilerde yetişmiş insanların aynı duyguyu yaşayacaklarından eminim.

 

Uzungöl, aynen tablolarda alışık olduğumuz gibi. Ve fakat hava yağmurlu olduğu için balık yiyerek tekrar Ordu'ya dönüyoruz.

Bir iki günlük istirahat sonrası yine ver elini İstanbul diyor, ama seyahat yazısını burada bitirmiyoruz.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5136 defa okunmuştur
Inancli Kadrolar Gelirse Olur
Bayram Ali Kukal
Sevgili Hocam Yazinizi yeni okudum, hayirli olmasini diliyorum. Siz Karadeniz sahilini gezerken bende izinde memleketim Giresundaydim, habrim olsaydi misafir ederdim, Memleketimiz gercekten muhtesem ve harika fakat, Hocamizin dedigi gibi Su var Un var Maya var,Fakat Ekmek yapacak Usta lazim. Allaha Emanet, Esen Kalin.
04 Kasım 2008 Salı 13:04
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Cepten yiyoruz sürekli...
Mimar B. Kürsat KÖK
Gazetelerden birisinde okumustum aglasak mi, gülsek mi karar veremedigim su ironik deyisi:"Ne memleketmis bee, yiye yiye de bitiremedik." Peki ne zamana kadar? Söz sahibi bir devlet olmak ise arzumuz, planlarimiz günü kurtarmaya yönelik degil bilakis ileriye dönük olmali.Su calip cirpmak icin harcadigimiz enerjiyi üretebilmeye kanalize edebilseydik eger, iste o zaman biz degil Davos bize gipta ile bakardi...
22 Ekim 2008 Çarşamba 14:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Olur Ama
Hakkı Altun
Sevgili Yıldız Giresun Davos olur olmasıanda karadenizliler meleketlerine ilgiyi gösterirlerse olur.
19 Ekim 2008 Pazar 03:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri