Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Naim ÖZGÜNER

BİLİMDE BİLMEDİKLERİMİZ

27 Ocak 2014 Pazartesi

27 OCAK 2014   Naim ÖZGÜNER

Bugün Hind düşüncesinin temelinde Hinduizm, Çin düşüncesinin temelinde Budizm, Batı düşüncesinin temelinde Hıristiyanlık olduğu gibi, İslam düşün cesinin temelinde de İslam vardır. İslam dan önce Museviliğin yaklaşık 2000 yıllık ve Hıristiyanlığın 600 yıllık geçmişleri vardır.

Yabancı eserlerin Arapçaya tercüme girişimi ilk defa Hz. Ömer zamanında olmuştur. İran krallarının tarihine ait Hudayi Name adlı eseri çevirtmek istese de ilk bölümü hoşuna gitmez ve durdurur.

Kindi ö.866, Farabi ö.950, İbn Rüşd ö.1198, Aristo ö. M.Ö. 324, Biruni ö.1048, Büyük İskender ö.M.Ö.323, İbn Sina ö.1037, İbn Bacce ö.1166, İbn Tufeyl ö.1186, İbn Haldun ö.1406, İbn Kemal ö.1533, Yanyalı Esat Hoca Efendi ö.1731,  

Eflatun Aristo’nun hocasıdır.

İslam düşüncesine eserlerinin Arapça çevirileriyle doğrudan kaynaklık eden filozoflar Eflatun, Aristo, Alexandre d’Afrodise,  Plotinus, Proclus, Galen dir. Son üç filozof Efltun-Aristo mektebinde yetişmiş, eserlerini okumuş filozoflardır.

Urfa mektebi İranlılar tarafından 363 yılında kuruldu. Bu mektep 48 yılında Bizans imparatoru Zenon tarafından kapatıldı.

Hakim kelimesinin çoğulu Hukema dır. Filozoflar demektir. Her hakim filozoftur, fakat her filozof hakim değildir. Hakin ilahi bilgiye mazhar olmuş demektir. Kur’an da Hz. Lokmana hakim denmiştir. Çünkü ona hikmet ve rilmiştir. Hakim kelimesi telaffuz hafifletmesiyle hekim şekline sokulmuş tur ve tabip yani doktor yerine kullanılmıştır. Bunun için Lokman Hekim denmiştir.

İslamın Hıristiyanlıktan ayrıldığı en önemli noktalardan biri “fıtrat” konu sudur. Hıristiyanlık insan fıtratının Hz. Adem ve Havvanın Cennete yasak meyveyi yemeleri sonucu bozulduğunu ve İsanın bu fıtratın orijinal haline dönmesi için çarmıhta öldüğünü kabul eder. İslam dini ise insanın doğuştan temiz bir fıtrat ile doğduğunu ve daha sonra yanlış inanç ve eylemlerle bozu labildiğini kabul eder.

İlk İslam filozofu olarak kabul edilir el-Kindi. Irakın Kufe şehrinde doğdu. Babası yıllarca Kufe valiği yaptı. El-Kindi halife Mutasımın oğlu veliahd Ahmede özel hocalık yapmıştır. Klasik kaynaklar bize onun yaklaşık 277 eseri olduğundan bahseder. Ama bu eserlerin birçoğu bugün maalesef kay bolmuştur. Eserlerinin konularından bazıları; felsefe, mantık, fizik, psikoloji, ahlak ve siyaset, aritmetik, geometri, astronomi, astroloji, kehanet, küresel varlıklar, gökküreler, reddiye ve tartışmalar, boyutlar ve mesafeler, meteo roloji, tıp, kimya, optik, musıki.

Farabi Türkistanın Farab şehrinde m.871 de doğdu. Kırk yaşları civarında Bağdat’a geldiğinde bir çok ilimde yetkili biri olmuştu. Bazı kaynaklar onun 70 dil bildiğini, kendi geliştirdiği bir müzik aletini kullanarak dinleyenleri önce ağlattığını, sonra güldürdüğünü, sonra da uyuttuğunu bildirirler. Şam da eğitim gördüğü sırada gündüzleri bahçıvanlık yapmış, geceleri de felsefe okuduğu söylenir. Kendisine ikinci muallim lakabı verilmiştir. Birinci mual lim antik felsefenin otoritesi kabul edilen Aristoteles tir. Farabi hiç evlenme miş mal mülk edinmemiştir. 96 civarında eseri olduğu söylenir. 80 yaşında (m.950) Şam Dımışkta vefat etti. Farabiye göre her Peygamber filozoftur, fakat her filozof Peygamber değildir.

İbn Sina m.980 de Buhara da doğdu. Batıda Avicenna olarak bilinmektedir. On yaşında Kur’anı ezberledi. On sekiz yaşındayken Samani hükümdarı Nuh b. Mansuru tedavi ederek saray hekimliğine getirildi. 1024 tarihinde İsfehana göç etti. Gazneli hükümdarı Sultan mesudun İsfehanı almasından sonra evinin ve kütüphanesinin yağmalanması üzerine büyük bir sarsıntı geçirir. Bu dönümde sağlığı bozuldu ve devrinde yaygın olan kulunç hastalı ğına yakalandı. Kendini tedavide başarılı olamadı ve m.1037 tarihinde elli yedi yaşlarındayken Hemedana defnedildi. Kendisine nispet edilen 276 adet eser tespit edilmiştir. Batıda ki etkisi XVII. Yüz yıla kadar sürdü. Yunan tıp otoriteleri olan Hipokrat ve Galenin şöhretini geride bıraktığı kabul edilmek tedir. Nitekim ölümünden yüz yıl sonra tıp şaheseri olan kitabı el-Kanun ü’t-tıb İspanyada Latinceye tercüme edilip XIII. Yüz yıldan itibaren Avrupa üniversiteleri tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutuldu. Kitabın Latince neşrinde kapağında resim olarak İbn Sina ortada bir tahtta, Hipokrat ve Galenide onun iki yanında otururken tasvir etmektedir.

İbn Bacce (ö.1139) Endülüste (İspanyada) 1077 de dünyaya geldi. İlk Müslü man filozoflardandır. Batı literatüründe Avempace diye anılır. Kur’anı ezber ledi. Müzikte otorite kabul edilir.

İbn Tufeyl (ö.1185) tabip ve fakihtir. İbn Rüşd (ö.1198) Endülüsün üçüncü önemli filozofudur. Filozof, fakih ve hekimdir. Kurtuba da kadılık yapmıştır.                        

Cemaleddin Afgani (1838-1897) Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce ve Rusça biliyordu. Mısır dönüşü İstanbul’a gelmiş, Ayasofya ve Sultan Ahmet camilerinde vaazlar vermiştir. “Peygamberlik bir sanattır” sözü üzerine Osmanlıda aleyhine kampanyalar başlatıldı. Daha sonra Londra, Paris ve Amerika ya gitti. 1892 de II. Abdülhamit Afganiyi İstanbula davet etti. O da İstanbula geldi ve kendisine hem ikametgah hem de maaş bağlandı.

Roger Garaudy 1913 yılında Marsilya da doğdu. Protestan gençlik teşkilatının başkanlığını yaptı. 1933 te Fransız komünist partisine üye oldu. 1956 da komünist partisi siyasi büro şefi olu. Marksist araştırma ve incele me enstitüsü müdürlüğü yaptı. 1981 yılında 68 yaşında Müslüman oldu. İslam ile ilk karşılaşması Cezayir de oldu. 1940 larda üç yıl hapse mahkum edilen Garaudy, Cezayir sahrasında askeri bir kışlada tutuklu kalmıştı. Hapishanede çıkan bir isyana liderlik ettiğinden bölgedeki Fransız komutanı onu idama mahkum etmiş ve cezayı infaz etmesi içinde Cezayirli bir Müslü man askere emir vermişti. Müslüman asker ateş etmeyi reddetmiş ve Müs lüman bir askerin şerefinin, silahsız bir adama ateş etmeye mani olduğunu söylemişti. Garaudy bu olaydan daha sonra şöyle söz edecekti: “Bu olay Sorbon da on yıllık tahsilimde öğrendiğim şeylerden daha mühim şeyler öğretti”.

Biruni (ö.1048) astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih, dinler tarihi ve daha bir çok konularda eserler verdi. İbn Sina ila çağdaştır. Kendisi Harizmce, Soğdca, Arapça, Farsça, Grekçe, İbranice, Süryanice, Sanskritçe bilmekteydi.

e-mail: naimozguner81@gmail.com              www.naimozguner.com

            

 

 

 

 

 

  

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4268 defa okunmuştur
gzel de
Mehmet KESER
Naim Bey YAZI güzelde şu anda konumuz ANANAS değil mi? Birazda ondan bahsetseniz NASIL olur sizce?
29 Ocak 2014 Çarşamba 03:11
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri