Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Naim ÖZGÜNER

Öyle Bir Rü'ya ki...!

23 Eylül 2012 Pazar

Merkez Efendi, şeyhi Sümbül Efendi'nin kızı Rahime Hatuna gönlünü kaptırır.Şeyhinin huzuruna çıkıp kerimesiyle evlenmek istediğini söyler. Sümbül Efendi bir şartla kabul eder."Bana kırk çuval altın getirirsen kızımı sana veririm" der.Merkez Efendinin kırk çuval altını yoktur ama.Şeyhinin  isteğini kabul eder.Derhal kazma küreğe sarılıp çilehanesinin önündeki bahçeyi kazmaya başlar.Çıkan toprakları kırk çuvala doldurur.Hayvanlara yükleyip Koca Mustafa Paşa Dergahına gider.Çuvalları boşaltmaya başlayınca toprak yerine sarı sarı altınlar dökülür. Orada bulunan herkes şaşırıp kalır.Sadece Sümbül Efendi işin farkındadır."Bizim altına ihtiyacı mız yoktur, sadece dergahtakilere birşeyler anlatmak istiyorduk, maksat hasıl oldu" der.

On dördüncü Osmanlı Padişahı I.Ahmed, ondört yaşında tahta çıkan, ondört sene padişahlık yapan dindar bir hükümdardı.İstanbula Sultan Ahmed Camii gibi muhteşem bir mabet kazandıran padişahımız, aynı zamanda da Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinin de müridiydi, talebesiydi. Padişah bir gece rüyasında  Avusturya kralı ile güreş tutuyor. Fakat arka üstü düşerek kral üstte kalmış görüyor.Sabah olur olmaz alimleri ve yorumcuları çağırtıyor ama hiç kimse te'vil edemiyor.Ancak kendisine bu rüyasını Aziz Mahmud Hüdayi'nin yorumlayabileceğini hatırlatıyorlar.Bilin diği üzre Aziz Mahmud Efendi, bir süre önce Şeyhi Üftadi hazretleri nin işareti üzerine Bursa'dan İstanbul'a gelmiş, Üsküdar'a yerleşmişti.Rum Mehmed Paşa Camisinin yanında bir evde yaşamaya başlamıştı. Padişah gördüğü rüyayı tabir edilmesi için bir kağıda yazıp zarfa koyar ve yollar. Bir görevliye verir Üsküdar velisine gönderir.Görevli zat şeyhin kapısına varır, kapıyı çalar.Kapıyı bizzat Aziz Mahmud Hüdai hazretleri açar, getiri len mektubu alır, kendisi de padişaha sunulmak üzere görevliye mektup verir.Mektupta padişahın gördüğü rüyanın yorumu yazılıdır.Rüyanın yorumunu okuyan Padişah, ertesi gün tebdil-i kıyafetle Üsküdar'a geçer, şeyhin yanına gider, elini öper,intisap eder.O sırada şeyhin bir çocuğu dünyaya gelmektedir. Şeyhin hanımı ise durmadan sitem ediyor: "Bursada ünlü bir müderristin, naibtin makam ve mevki sahibiydin.Bütün bunlara yüz çevirdin, malını mülkünü dağıtarak elde avuçta bir şey bırakmadın.Do ğacak yavruyu sarıp sarmalayacak bir bez parçasıbile yok.."diyor.O sırada Padişahın gönderdiği bin altını getiren zat kapıyı vuruyor.Aziz Mahmud Hüdai henüz kapıyı açmadan: "Hatun! İstediğin dünyalık işte geldi" diyerek kapıyı açıyor, bin altını alıp hanımına veriyor.

Bir gün Sultan I.Ahmet, şeyhi Aziz Mahmud Hüdayinin eline abdest suyunu dökmektedir. Valide Sultan da elinde havlu başında bekliyor.    Bir ara Valide Sultan Şeyh efendiye:"Efendim, bir keramet buyursanız da biz de nasiplensek" diyor.Şeyh Aziz Mahmud, abdestine devam ede dursun bu sözü duyunca şöööyle başını Valide Sultandan yana çevir: "Aman efendim, koskoca Cihan Padişahı abdest suyumu döküyor, Muhtereme Valideleri de başucumda havlumu tutuyor, bundan daha büyük keramet mi olur?".

Harun Reşidin zevcesi Zübeyde hanım, bir gün bir rüya görüyor. Rüyasında bir çok insan kendisine musallat olup kullanıyor.Sabah uyanı yor.Cariyelerden birini çağırıyor:"Haydi tabirciye git, böyle bir rüya gördüm, tabiri nedir diye sor " diyor. Cariye gidip rüyayı tabirciye naklediyor. Tabirci cariyeyi dinledikten sonra:  "Sen kimsin" diye soruyor. Cariye olduğunu söyleyince: "Bu rüya bir cariyenin göreceği bir rüya değildir" diye geri gönderiyor.Cariye gelip durumu hanımına bildiriyor. Zübeyde hanım, artık çaresiz, utana sıkıla kendi gidiyor tabirciye. Rüyayı gördüğü gibi anlatıyor. Tabirci şöyle yorumluyor: "Efendim. Siz çok önemli bir hayrat yapacaksınız, Cümle alem o hayrattan faydalanacak!." Tarihe baktığımızda, kaynakların verdiği bilgilere göre Harun Reşidin Zevcesi Zübeyde Hanım, Mekkenin su ihtiyacını karşılayan meşhur su kanalını yaptırmıştır. Böylece Arafata çıkan hacıların su sıkıntısı giderildiği gibi Mekkede görülen su darlığına da çözüm bulunmuş oldu.Zübeyde hanım, bu meşhur su kanalını 828-829 yıllarında 1.700.000 miskal altın harcamak suretiyle Mekkeye ulaştırmıştır.

e-mail: naimozguner81@gmail.com                

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4858 defa okunmuştur
İBRET
UĞUR CANBOLAT
Çok önemli bir menkibe... İbret almak gerek. Teşekkürler arkadaşım
25 Eylül 2012 Salı 11:26
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kaynak
Ahmet KARA
Naim Bey, BUNLARIN KAYNAKLARINI da bildriseydiniz güzel olurdu. Ancak bilgiler gayet güzel.
25 Eylül 2012 Salı 01:12
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri