Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Necmi ÇAVUŞOĞLU

Erbakan Mehdi mi?

25 Ağustos 2008 Pazartesi

 

Sevgili okurlar!

 

Tatil sonrası yeniden merhaba!

 

Çok çetrefilli geçen bir tatil sonrası, bilgi kirliliğinden, ortalığı kasıp kavuran konu bombardımanından nasibimi almadım değil.

 

Aslında tam da Kafkaslarda kopuveren fırtınanın ardından, orası ile alakalı yazmamak pek güncel gözükmese de ben, epeydir yazmak istediğim, fakat bir türlü kaleme alamadığım konuyu, Prof. Dr. Necmettin Erbakanı yazmayı yeğledim. Ev hapsi ile alakalı cumhurbaşkanlığı kararı da aslında isabet ettiğimi az da olsa göstermiş oldu.

 

Sen kimsin de böyle bir yazı kaleme alıyorsun diyenlere sözüm yok. Allah için sevdiğimi ve muhabbet beslediğimi belirtmeliyim. Günlümün serencamını dile getirmek istiyorum.

Özel hayatı ele alındığında, kolay kolay hakkında söz edilemeyecek kadar açık ve o kadar da örnek bir insan.

 

Okul hayatındaki başarısı!

 

Okuturken ulaştığı nokta! (Beraber başladığı arkadaşlarına İTÜ de ders vermesi)

Ve Yüksek Lisans için kendisine tanınmış zaman diliminde gittiği memlekette hazırlanmış üç tez, bunun en açık göstergeleridir.

Bu hususu uzatmaya ihtiyaç bile duymuyorum, zira malumun ilanından başkaca birşey değil.

 

Birçoğumuzun çocukları için hayal ettiği bütün basamakları bir bir tırmandığı halde, herkesin zirve kabul ettiği o noktayı niçin terketmiş ve bugünki durumunu tercih etmiştir.

Büyük bir kitle, akademik hayatı terkle siyasete atılmasını, kendisinin en büyük hatası olarak görür.

 

Ben öyle düşünmeyenlerdenim.

'Niçin siyaseti tercih ettiniz?' sorusuna verdiği:'Memleket insanı dert içinde inlerken, yiyecek ekmek, sığınacak ev bulamazken, sıcak anfilerde ders yapıp lüks hayat sürmenin kabul edilemeyeceği' cevabının çok samimi ve o ölçüde de doğru olduğu kanısındayım.

 

Siyasi hayatı da aynen siyaset öncesi kadar berrak ve başarılı olmuştur. Din ve Diyanetten bahsetmenin kafa ve kalplere korku saldığı dönemlerde, konuşmalarına besmele ile başlayarak bu millete kendini, özünü hatırlatan insandır Erbakan.

 

Belki de İsmet paşa bunu bildiği için:'Şu memleket bir adam yetiştirdi o da dinci çıktı' demiş olmalı.

 

Siyasete atıldığı zamanki çizgi ile şuanki düşünceleri arasında çeliskisi olmayan, 'dün dündür' edebiyatı yapmayan, dokuz saat süren MGK toplantılarında bile Anayasa kitapçığını fırlatıp kalkmayan, zordur, siyasi ikbal elden gidiverir diye gömlek çıkarmayan ve bu uğurda birçoklarının 'keşke yapmasaydı, öyle demeseydi bunlar başına gelmezdi' dedikleri hallere düşmesine rağmen, yine de doğru bildiğini söylemekten geri kalmayan bir profil çizmiştir Erbakan.

 

28 Şubat postmodern darbesinin ardındaki gerçekler Ergenekon hadisesi ile yavaşça ortaya çıkmaya başlayınca Erbakana yapılanların ne kadar densiz olduğu biraz daha iyi anlaşılmıştır.

Erbakan mehdidir diye ortaya atılan düşüncenin de onun ile ilgisi olduğu kanaatinde değilim.

 

Tarihin kendisinden bahsettiği her büyük insan gibi o da musibetleri en güzel olgunlukla göğüslemiş, hakkındaki iftira ve desiselere sabrederek, yanlışlıklarını hiç çekinmeden dile getirerek başından savmasını bilmiş, böylece büyüklüğünü bir kez daha cümle aleme göstermiştir.

 

O, kulluğun ölünceye kadar yerine getirilmesine hakikaten inanmış bir insan olarak hayatını şimdiye kadar sürdürdüğü gibi bundan sonra da aynı istikamette kalacak bir kimsedir.

 

Aslında hakkında büyük çaplı araştırmaların yapılması gerektiğine inandığım Prof. Erbakanla alakalı olarak ufakta olsa gönlümün esintilerini sizinle paylaşmak istedim. Sürçü lisan etmemişimdir ümit ederim.

 

Tarih bütün iyileri hayırla yadettiği gibi onu da hayırla anacak, bundan şüphem yok.

 

Temennim, Tevfik Rıza gibi ardından ah etmesek bari.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 9232 defa okunmuştur
bizansın çocukları büyüdü
yaşar inan
erdoğan için kullandığı 2007 yılına5+4 ekleyin. 15+9=24 eder demekki çocuklar büyümüş. büyük şeytana libyada afganda asker oldular. görev yapıyorlar. hoca keramet mi göstermiş. yoksa felaket mi. anladın mı durumu. islam birliği istanbulda değil, nevyorkta uyan uyan
19 Nisan 2011 Salı 15:34
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Tebrik
Aliya
kaleminize sağlık... tesptler bence de çok doğru siyasetteki özü sözü tek başbakandı...
24 Eylül 2008 Çarşamba 00:25
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
neden peki
Ziya Bulut
Tamam Erbakan çok değerli bir ilim adamı ve de siyasetçi kabul ancak neden peki en son seçimlerde Erdoğan'a bizansın çocuklaı dedi? Bunu nasıl kabul edeceğiz. Boynuz kulağı geçti diye çatlaaycak mıyız?
19 Eylül 2008 Cuma 17:38
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
keşke...
Murat Onur YILDIZ
keşke erbakan hoca gibi insanlar yetişsede hepside dinci olsa.bu memleket ne zaman dindarlardan zarar gördü ben bilmiyorum.sayın umhurbaşkanı buyuk nezaket göstererek erbakanı affetti.ne yazık ki bu durumu bir çok medta organı cumhurbaşakanı özünü açığa çıkardı gibi yorumladı.hasta ve yaşlı eski başbakan hakkında boyle yazılar hoş değil.neyse sayın çavuşoğlu yorumlarınız gayet güzel.ayrıca kafkasya hakkındaki görüşlernizi merak ettiğimi açıkça dile getiemeliyim. allah inananlarla birlikte olsun
17 Eylül 2008 Çarşamba 12:36
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yanlis
mahmut
Erbakan Hoca Millet sefalet icindeyken ben nasil siyaset yapmam demis ama kendide bu yasa kadar luks ve parali bir hayat yasadi su anda ogluda o sekil yasiyor cezasini bu dunyada cekseydi daha iyiydi öteki dunyada mercimekin paralrinin hesabini veremez
01 Eylül 2008 Pazartesi 02:22
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri