Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Necmi ÇAVUŞOĞLU

Yalnızlığa Terk Edilen Yaşlılar

07 Ağustos 2009 Cuma
"Yüce Rabb'ın; Yalnız Allah'a ibadet edeceksiniz, ana-babalarınıza iyilik yapacaksınız. Şayet bunlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf" dahi deme, yüzlerine bağırma, onlara tatlı söz söyle. Onlara, merhamet belirtisi olarak tevazu kanadını aç da, "Ya Rab, küçüklüğümde bana şefkat gösterdikleri gibi, sen de onlara merhamet et" de"(isrâ, 17/23-24) diye emir buyururken,

Peygamber Efendimiz de "kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabeye, üç defasında da, "annene" cevabını verir, dördüncü soruda, babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir. (Buhârî, Müslim)

Günümüz Türkiye’sinde dinimizin bu öğretileri, çocuklara hakkıyla belletilemediği için bir veya birden çok çocuğu olduğu halde yalnız yaşamaya terk edilen, bakım evlerine gönderilen anne –babalar çoğaldı.

Altı çocuk annesi, çocuklarını kimseye muhtaç etmeden büyütmüş, hepsini evlendirmiş kendisi yalnız yaşıyor.
Üstelik hiçbir çocuğu aynı mahallede oturmuyor. Acil bir durum olsa komşuların merhametine kalmış.
“Komşularım çok iyi, hepsinde anahtarım var, sabah sekiz- dokuz arası kapım açılmadıysa anahtarla açıp bakmaya gelirler” diyor. Sağ olsunlar!!!
Birkaç aydır veya birkaç yıldır tanıdığı komşuları akşamdan sabaha merak edip bakmaya geliyorlar. Bin bir zorlukla yetiştirdiği çocukları ise, gözden ırak gönülden de ırak misali, belki bir anneleri olduğunu bayramdan bayrama hatırlıyorlar!

Beş çocuk annesi, o da çocuklarını evlendirmiş, tek başına yaşıyor. Yatmadan önce balkonunu derliyor. Hava yağmurlu olduğundan; balkondaki minderler ıslanmasın diye içeri taşıyor, sonra sandalyeleri üst üste yığıp, kapılarını kapatıp yalnız dünyasına çekiliyor.

Bunun gibi çok örnek var bizzat bildiğim, tanıdığım, tanıdıklarımın anlattığı,
sevgi, şefkat, merhametle yetiştirdikleri çocukları, neden evlerine sığdıramaz oldu anne-babalarını!
Anne babasının varlığını sıkıntı, yük sayar oldu kendine!

Neden?

Oysa o anne ve baba onu kimselere güvenmez, gözbebeği gibi her şeyden sakınırdı.
Yemez yedirir, giymez giydirirdi.
Sonuç!
Yalnız ve yavrularından uzakta yaşam mücadelesi veren anne-babalar!
Nedeni?
Diyelim ki;
Çocukları iyi bir meslek sahibi olsun diye, olağanüstü çaba sarf eden anne babalar, onlara güzel davranışlar kazandırmak için görevlerini yerine getirmediler.
Dershaneden dershaneye koşarken, doğruyu, yanlışı, şefkati, merhameti, sevgiyi, fedakarlığı ve daha nice insanî vasıfları kazandırmak için yeterince çalışmadılar, çocuklarına sorumluluklarını öğretmediler.
Öyle olsa bile, anne-babanın çocukları üzerindeki hakları büyüktür.
Anne ve babasının, maddi ve manevi, ilgi ve yardımıyla yetiştiğini,
kendisini yetiştirirken yaşadıkları zorlukları, sıkıntıları düşünmesi gerekir.

Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez hale gelen anne-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek, dinen ve hukuken çocukların görevidir.

Kıymetli kardeşim,
Yaşlanan annen baban artık sana muhtaçtır.
Bu işi şu mübarek üç aylarda bir kez daha düşün, evinin baş köşesini onlara çok görüyorsan, bari yaşadığın apartmanda onlar için daire kirala, gücün varsa satın al ve akşam yatmadan önce annene babana ayaküstü de olsa uğra, hayırlı geceler dile, sabah komşusu değil de kapısını sen aç. Bu bile onları çok mutlu eder.

Unutma bir gün sen de yaşlanacaksın ve evlatların, senin şimdi kendi anne-babana davrandığın gibi davranacak sana. Senin çocuklarına uzak, hasret kalacağın günler de çok uzakta değil. Sayılı günler tez geçer, ömür dediğin nedir ki akar gider, birde bakmışsın yaşlılar kervanındasın. İki çift söz edecek adama muhtaç olmuşsun, biri gelse de hal hatırımı sorsa, iki kelam etsek diye beklemeye başlamışsın bile!

Canından çok sevdiğin çocukların için, “yel essin kokusu gelsin” demek istemiyorsan, sende anne–babanı yollara baktırma, gurbet acısı çektirme, özleminle yakma onları!

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3926 defa okunmuştur
Çavuşoğlu gurbette mi
Kemalettin İslamoğlu
Necmi Bey yazdıklarınız doğru da öyle tahmin ediyorumki sizde gurbettesiniz. Nasıl yapacaz peki? Yani bütün gurbettekiler geri mi dönsünler?
07 Ağustos 2009 Cuma 19:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
vefasız evlat
'vefa apartmanı'
nerde o eski bayramlar nerde o eski evlatlar nerde o eski şevkat nerde insanlık.insanlar ana babayı hatırlamaz olmuş,hatırlayanıda emperyalist düzenin hediyeleri anne-babalar gününde hatırlamakta,ya da bayramın 1.günü ziyaret ederler 2.günü güneye tatile yazık günah yaa allah akıl fikir versin tüm cümlemize inşallah
07 Ağustos 2009 Cuma 03:21
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri