Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Neslihan SU

AY YILDIZ'IN GİZEMİ

01.02.2017 11:45

Bayrak; bir milletin tarih birlikteliğinin ve bağımsızlığının sembolü olmanın ötesinde; o milletin güce, geleceğe ve inanca yükledikleri anlamlara da ışık tutan en önemli göstergedir.

İnsanlığın sembollerle flörtü; yazıdan, hatta ateşten de çok öncesine; belki de taşları yontarak avcılık yaptıkları Paleotik (Eski Taş Çağı) çağına kadar dayanır. İnsanların henüz üretime geçmediği, tüm ihtiyaçlarını doğadan karşıladıkları o Klan adı verilen ilkel topluluk halinde yaşadıkları zaman itibariyle, onları birbirlerinden ayıran semboller ihtiyacı da doğmuş ve ismine bayrak dememiş olsalar da, birliktelik ve güvenliklerini belli belirledikleri o ayırıcı sembollerle temin yoluna gitmişlerdir.

İnsanoğlunun bilinmeze, ulaşılmaza olan merak ve hayranlığının onu, kendisini sarmalayan sonsuz gökyüzünden semboller kullanmaya yöneltmiş, ilk çağdan itibaren Ay Yıldız insanlık tarihine yoldaş olmuş, tarihler boyunca da gizemini ve cazibesini hep korumuştur.

Medeniyetin temellerini atan, yazıyı bulan, ilk hukuk devletini kuran Sümerler; Hilal’in ay tanrısının, Yıldızın, güzellik tanrıçası Venüsün, Güneşin, Güneş Tanrısı Şamaş’ın temsilcisi olduğunu düşünerek meydana getirdikleri birçok eserde Ay Yıldız sembolünü kullanmışlardır.

Her ne kadar Türklerin de Sümerlerden geldiği söylense de, Türk ismini ilk kullanan Göktürk’lere ait paralarda da, Ay Yıldız sembolünü görmek mümkündür.

Ay yıldız’ı birlikte bir sembol şeklinde, resmi olarak ilk Yehuda Krallığı mühürlerinde kullanmıştır. Ayrıca Yehoda Krallığının üçüncü kralı olan Hz. Davud’un kalkanı olarak kabul edilen 6 köşeli yıldız günümüzde de İsrail Devletin’in bayrağıdır. Yıldızın içindeki 7 boşluğun, 7 büyük meleği temsil ettiğine inanılır.

Pers, Helen, Babil, Roma Medeniyetlerine ait kalıntılarda karşımıza çıkan Ay Yıldız birlikteliğine, Mezopotamya topraklarındaki diğer medeniyetlerde de rastlanmaktadır.

Asya’dan Afrika’ya kadar devlet ve medeniyet izlerine rastlanan Kassit’ler de sınır taşlarında yine Ay yıldız figürüne yer vermişlerdir. Bunun gibi; 4. y.y.’da da Bizans’ın şehir amblemi olarak kullanılmıştır.

Hilal ve Yıldızın _benim bulabildiğim kaynaklar doğrultusunda_ bayrak üzerinde ilk kullanımı; Bospor Krallığı (M.Ö. 5.y.y. – M.Ö. 1. y.y.) (aynı zamanda krallık sembolüdür) olmuş, sonrasında Pontus Kralı VI. Mithridates (M.Ö. 120 – 63) döneminde kullanıldığı görülmüştür.

Bilinen kaynaklara göre; prototürk olarak kabul edilen Choular M.Ö. 1. Bin yılda ay yıldız sembolünü bayraklarında kullanmışlardır.

Türk kültür geleneğini müslümanlığı kabulden sonra da sürdüren Türkler, ay yıldız sembolünü devlet simgesi olarak kullanmakla kalmamış, dönemin islam dünyası üzerindeki güçlü etkileriyle, tüm kültürel zenginliklerini olduğu gibi onu da, diğer müslüman milletlerin kültürlerine de taşımışlardır.

Özellikle Selçuklu ve Osmanlı sanat eserleri ve devlet belgelerinde dikkat çeken Ay-Yıldız figürüne farklı açıdan ışık tutan bir veri de Mihr ü Mah yani, her ayın 29’unda gökyüzünde Ay ve Güneşin buluştuğu görünümdür. Yani Ay-Yıldız değil, Ay ve Güneş’tir.

Hilal’in, Allah’ın birliği, İslamiyet veya yenilenmeyi; Yıldız, Türklüğü, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i veya eşitlik, özgürlüğü; Al zeminin ise Vatan topraklarını veya Şehit kanını temsili ettiği hususunda çeşitli görüşler vardır.

Bugünkü Bayrağımızın ilk temelleri ise 3. Selim döneminde Osmanlı sancaklarında farklı zemin renklerinde sık kullanılan hilale, sekiz köşeli yıldız eklenerek al zemini süslemiştir. Ayrıca o döneme kadar Osmanlı İmparatorluğu’nda birden fazla bayrak kullanıldığı halde, ilk defa 1793’de devletin resmi bayrağı olarak kabul edilmiştir. Sekiz köşeli yıldızın, zaferi sembolize edildiği kabul edilir.

Sultan Abdülmecit döneminde ise, sekiz köşeli yıldızın yerini, beş köşeli yıldız almıştır. Beş köşeli yıldızın da insanı temsil ettiği hususunda bir görüş vardır.

Tüm bunlar bana; geceyi aydınlatan ay ve yıldız gibi, Türk bayrağının ve Türklerin de Allah (c.c.)’ın izni ile, insanlığın içinde bulunduğu karanlık girdaplardan, savaş ve karmaşadan kurtarabilecek umut olabileceği hissini veriyor.

Siz ne dersiniz? 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 972 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri