Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Nigar ALMANGIZI

Medya politikası

30 Eylül 2011 Cuma

Azerbaycan Türkleri kan ağlıyor. Yazıma çarpıcı bir cümleyle başladım. Evet gerçekten  Azerbaycan Türkleri asırlardır deyim yerindeyse kan ağlıyor. Zira ata yurdu olan ve bugün İran olarak bilinen bölgede yani Güney Azerbaycan’da yaşayan 35 milyon Azerbaycan Türkü olmadık zulüme maruz kalıyor. Türkler Güney Azerbaycanda baskı altında. Türklükleri unutturulmak üzere…

 Bu konuda çok yazıldı, çok konuşuldu. Ancak , dünya kamuoyu  bu haksızlığa  hep sustu ve susmaya da devam ediyor. Kendimiz konuşup, kendimiz duyuyoruz. Son olaylar da bunu teyit ediyor. Gerek Karabağ, gerekse  Güney Azerbaycan konusunda istediğimiz ve umduğumuz hiçbir desteği alamıyoruz.  Bu gidişle de alacak gibi görünmüyoruz.

.
Peki Neden?


Sebep aslında herkesçe malum...  Türk dünyasının bir araya gelmesini,  daha da güçlenmesini önlemek ve dağınık halde yaşamasını temin etmek için. Çünkü bu siyaset bütün süper güçlerin işine geliyor

Peki ne yapılabilir?

Bize  ve Türk dünyasına  yapılan haksızlıkları dünyanın  kabul edebilmesi için her şeyden önce Türk dünyasının birliği gerekir. Özellikle de medyanın…

Türkçe konuşan ülkelerin basın organları tek vücut olmalıdır. Azerbaycan medyasının terör örgütü PKK'ya karşı ortaya koyduğu tavrı, Türk medyası da Karabağ ve Güney Azerbaycan konusunda göstermelidir.. Ancak ne yazık ki Türkiye'de yaşayan ve gündemi yakından takip eden biri olarak, birkaç siyasetçi ve basın organı dışında bunu  göremiyorum.

Bazen köşe yazarlarının Ermeni yazılarını okuyup, "acaba başka bir ülkede mi yaşıyorum" diye düşündüğüm oluyor.  Bu sadece  Türkiye'de değil, bütün Türk dünyasında böyle. Örneğin Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tataristan medyasında  da  Türk halklarının karşı karşıya kaldığı sorunlara yer  verilmiyor. Hatta bu ülkelerin dünya politika  yazarları bile Karabağ, Güney Azerbaycan, ya da terör örgütü PKK hakkında hiçbir şey bilmiyor. Bilenlerse önemsemiyor.  Kıyaslama yaparsak , Azerbaycan medyası diğer Türk kökenli devletlerin medyalarından  daha Türkçü, daha milliyetçi ve Türk dünyasındaki sorunlara daha duyarlı demek mümkün.


         Konuyu  uzatmak istemiyorum. Ne devlet politikalarında ne medyalar arasında birliğimiz yok… Bana   ve benim gibi düşünenlere göre en azından Türkçe konuşan ülkelerin medyasında bu birlik olmalı ve bir an önce sağlanmalı... Bu birliğin olması yakın gelecekte Müslüman dünyasında yaşanan haksızlığın da dünyaya daha  farklı iletilmesine yol açardı. Görünen şudur ki, bizler yani Türk dünyası medyası bu yönde hiçbir şey değiliz. Bu konuyu hem Azerbaycan, hem de  Türkiye'de tanıdığım bazı devlet adamlarıyla  zaman zaman paylaştım. Aldığım cevap sa, “ Biz beraber televizyon projeleri gerçekleştiriyoruz. Ve bu tip projelerimizi sürdürmekte kararlıyız.” Oldu.

 Evet, haklısınız, ortak yayınların yapılması güzel, kalitesi de iyi. Ama itiraf edelim ki, seyirciyi bu tip yayınlar  pek de ilgilendirmiyor. Yaptığım gözlemler de bunu tasdik ediyor. Zira   TRT Avaz ile İTV’nin ortak yayınlarında herhangi bir kültürel program yok, ortak tarihimizi kökenimizi anlatan  programlar yok. Birbirimizi daha iyi tanıyacak tartışma, açık oturum programları yok. En azından Azerbaycan da halkın büyük bölümü bu tür ortak programlar istiyor bunu biliyorum. Ama bunların yerine sadece müzik ağırlıklı magazin ağırlıklı yayınlar yapılıyor. Sadece müzik mi bağlayacak bizi birbirimize? Çoğunluğun fikirleri bu yayınlarda niye dikkate alınmıyor?

Ancak dünya medyasını yöneten Yahudi toplumu da, yahudilerden sonra medyada söz sahibi  ermeniler de bu politikayı başarıyla sürdürüyor. Ezelden kendilerine düşman saydıkları Türkiye'de bile  bu politikaları başarıyla yerine getiriyor. Hatta  sözde soykırım meselesi gündeme geldiğinde, Türk medyasında çıkan  köşe yazılarının  çoğunda  Ermeni propagandası yapılıyor. Dünya medyasını ise konuşmaya  gerek yok. Çünkü görünen köy kılavuz istemez.

   Unutmadan şunu da söylemekte yarar var.. Ermeniler bizden farklı olarak televizyonlara değil, daha çok yazılı medyaya önem veriyor.. Çünkü ister internette, ister gazete sayfalarında yazılan her söz 100 yıl sonrası için hesaplanmış bir tarihtir onlar için.

Ermeniler medya politikasını uzun yıllar önce oluşturdu. Temel politika ise  YAZDIRILAN veya YAZDIKLARINI  50 hatta 100 yıl sonraki nesillere armağan olarak ulaştırmak.

Hala geç değil. Bizler de düşünmeliyiz. Medyada ortak stratejiler üretmeliyiz. Amaca ulaşacak bakış açıları getirmeliyiz. Kendi sorunlarımız yerine  yine büyük devletlerin  özellikle orta doğuda çıkardığı yapay sorunlarla mı boğuşmalıyız.? Ortak atasözümüzde söylendiği gibi  “kendisine umaç ovamayan,  başkasına eriştə kesemez.”

 Düşünün bunu, ey Türk dünyasının birliğinden konuşup, yapay orta doğu problemiyle uğraşanlar. Bölgede ezilen, hakları verilmeyen, soyları inkar edilen, kimlikleri değiştirilmeye çalışılan 35 milyon  Türk insanı var. Biraz da onlar için çaba verin. Bakın bu desteği o insanlar görürse, karşılarında sadece Fars, değil, hiçbir dünya  birliği  duramaz. Yalnızca  bölgede  değil dünyada Türkün gücü büyür. Ve bölgesel problemlerle  uğraşmaya değmez. Çünkü bu sorunu çözmeniz için bir sözünüz yeter. Nasıl derler, “önce evin içi.”

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4188 defa okunmuştur
Ayşe hanıma
Medine Ehmedova
Ayşe hanım o yüzden deyirem ki lütven Azerbaycan hakında danışarken araşdırın Evet acık. Bendenizin eşi Ali Ehmedov Baku Devlet Unverstesinde ilahiyyet fakultesini bitirmişdir. Ondan öncede serbest şekilde kuran kursunda tehsil almış. Şu an oqlumda 12 yaşında Kuran kursuna devam edir. Hansısa bir cahil yada nadan kalkıb aqlına geleni deyir sizlerde buna inanırsınız. Düne kadar türkiyede türban sorunu hala kalmakdaydı. Buna bakarak Türkiyeye dinsiz denilirmiydi? Asla denilmez. Sizde iki ahmak adama göre bütüb bir memlekete laf söyeleyemzsiniz
03 Ekim 2011 Pazartesi 14:09
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Medine hanım Azerbaycanda kuran kursları açık mı?
Ayşe saparov
Medine hanım Azerbaycanda kuran kursları açık mı?
02 Ekim 2011 Pazar 23:13
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Araşdırmadan konuşmayın
Medine Ehmedova qezeteci
Önce R.A lütven bütün halkın adından konusşamyın Bizde bir rus hayranlıqı olduqn deyırsınız Amma unudursunuz ki bizim memleketdedeetnik kökenliler var. Onlarda azerbaycan türkünü deyil mensub oldukları kökü severler. Mediyamıza geldikde ise Nigar hanım düz deyir Lütven bizim qezeteleri internet üzerinden araşdırın. O zaman haklı olduqunu görürsünz. Kıbrısla işse her türlü iqtisadi siyasi elaqelerimiz var. Desteklediyiniz ermeni ise rusun her zaman tulasıdır. Ve rusla beraber olub Türkün kanını icmeye hazırdır. He ermeniler arxasında rus ve İranın olduqu ücün Torpaqımızı işqal etdi. Amma unutma bizimde arkamızda birileri olmalıdır ki toprağımızı azad edek Saqlıkla kalın Kazım Kahya kardeşimizede şunu deyelim. Bizde baş örtüsü savaşını aparanlar. İranın Azerbaycanın icindeki karışık salanlarıdır. Biizm memleketde isteyen başını kapata bilir. Lütven böyle cılız konularla aranı katmayın. Söz konusu mediyamızın bir olmasıdır.
02 Ekim 2011 Pazar 13:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
AZERBAYCANIN HALİ
kazım kahya
"Kardeş ülke olarak bağrımıza baştığımız Azerbaycan’da ise uzun süredir yaşanan başörtüsü sorunu, eğitimin her alanında başörtüsünün yasaklanmasıyla son buldu. Yüzbinlerce insanın meydanlara dökülmesi ile karıştırılan Azerbaycan’da başlayan başörtüsü zulmü tüm tepkilere rağmen acımasızca devam ederken yeni olayların patlamasının an meselesi olduğu gözlerden kaçmamalı.""Maalesf durum bu bu yazınıjn tamamı; "Rusya Üzerine Bir Analiz... http://www.milligorusportal.com/showthread.php?t=30695" linkinde .
02 Ekim 2011 Pazar 09:05
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
KEŞKE DEDİĞİNİZ DOĞRU OLSA
R. A
""Kıyaslama yaparsak , Azerbaycan medyası diğer Türk kökenli devletlerin medyalarından daha Türkçü, daha milliyetçi ve Türk dünyasındaki sorunlara daha duyarlı demek mümkün." Ama maalesef doğru değil. Azerbaycan yöneticileri ne kıbrıs konusunda ne ortak kültür konusunda ne dini özgürlükler konusunda samimi. Bu gün Ortadoğu politikasında İsraile en yakın politikayı kim izliyor dersiniz! Ermenilere kızıyorlar ama ermenilere destek verrek KARABAĞI işgal ettiren Ruslara sus pus oluyorlar. ve malesef nasıl Türkiyede bir BATI hayranlığı varsa AZERBAYCANDA DA Rus hayranlığı var. Tabi benim dediğim yöneticiler ve halkın bir kısmı İnşallah sizin dediğiniz doğrudur da AZErBAYCAN MEDYASI bu dediklerimden ıraktır.
02 Ekim 2011 Pazar 07:16
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri