Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Bazen çocuk olmak

03 Ağustos 2011 Çarşamba

 

Bazen çocuk olmayı ne de çok isterdim. Çünkü bir çocuğun dünyasında olaylar her zaman çok farklı yaşanır. O herzaman mutludur. Çok enerjik ve çok başkadır. Bazen düşünmeden konuşur, aklında gelen kelimelerden cümle kurar. Koskocaman hayal odaları vardır onların. Bir odadan diğer odaya geçerler.

Yağmurlu bir günde oyun oynaya bilirler, çünkü ıslanarak oyun oynamasını da çok severler, hem de hiç aldırış etmeden yağan yağmura. Yerde yuvarlanmasına da bayılırlar, kirlenmeyi hiç düşünmeden hem de.

Kirlenmek diye bir şey yoktur onların lügatında.

Çocuk olmak dondurma yerken, tişörte damlatmaktır.  Ve bazen de salcalı dolmayı düşürmektir pantolunun üzerine. Ve gizlemektir bunu anneden. Ya kızarsa diye…

Kar topu oynarken hiç farkına varmaz mosmor olmuş ellerinin. Aldırış etmez dondurucu soğuğa, ısıtır arkadaşının bir gülümseyişi yüreğini. Toprağı karıştırmak zevk verir ona. Kuşları kovalarken aslında onları okşamak ister elleri. Yakalayamaz kanatlanan kuşları ve ağlar sessizce.

Ama umudunu yitirmez, belki bir başka sefere diye…

İşte çocuk olmak böyle birşey…

Kapris yapmak, şımarmak çok kolaydır çocukken. Herşeye gülmek gülebilmek. Sokaklarda saatlerce koşturmak. Kaygılara yer vermeden salıncakda sallanmak.

Ramazanda da çocuk olmak isterdim…

Teravih namazlarında bir büyüğün secdeye gideceği vakit sırtına atlayıp, dünyayı oradan seyretmek isterdim.

İnsanların önüne geçip onları doyasıya seyretmek…

Ramazan orucunu yarım gün tutmayı. Karnım açıktığında bir şekerle orucumu açmayı.

Hele bayramda çocuk olmayı ne çok isterdim. Yeni aldığımız bayramlıklarımı giyinip sokak sokak gezip şeker toplamayı. Sadece şeker verenlere birazcık kızmayı.

Çocuk olmak vardı şimdi, yaramazlık yapıp koltuğun arkasına saklanmak.

Ve yaptığımız yaramazlıklar için masumca özür dilemesini ve arkasından affedilmeyi…

Evet, şimdi çocuk olmak vardı…

Sözün özü; aslında çocukluk hiçbir yere gitmiyor çoğu zaman karşımıza çıkıyor.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7068 defa okunmuştur
Çocukluğuma indim.
Cezmi Koç
Pınar Hanım, hakikaten bizi bir an çocukluğumuza, yaptığımız yaramazlıklara, ağlayışlarımıza, gülüşlerimize, bağırışlarımıza vs. götürdün. Ne kadar da güzelmiş çocuk olmak? Hele de düğün arabasının önüne atlamak. Orada amaç para kapmak ama asıl amaç arkadaşlarından önce davranmak. Aslında çocukluk hâlâ yüreğimizde saklı bir tomurcuk. Bazan onlar bizde büyür ama biz farkına varamayız.
03 Ağustos 2011 Çarşamba 11:40
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri