Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Bize yakın olana biz çok uzağız

25 Mart 2012 Pazar

Bazı okurlarım benden şikayetci, nedeni ise sürekli ölüm hakkında yazı kaleme almam. Bugünki yazım da ölüm ile alakalı olduğundan yazıya başlamadan önce kendilerinden özür diliyorum.

Yaklaşık bir kaç hafta önce sevgili babannemi gerçek hayata yolcu ettik. Onu gerçek yurduna yolcu edenler arasında babam, annem ve akrabalar yanısıra ben de vardım. Çok sevdikleri onu gözyaşları ile uğurladı. O çok sevdikleri ardınsıra ona dualar, fatihalar yolladı. Sevgili babannem hatırlattı bize ölümü.

Ölümü hatırlamak dünyadan uzaklaşmak demek değildir. Ölümü hatrında taze tutmak, ölüme hakkıyla hazırlanabilmektir. Bizden istenen de budur. Ölüm güzeldir onu güzel görebilene. Ölüm gerçek aleme açılan bir penceredir.

Belki de ölüm hakkında hiç konuşmamayı, hayatımızın merkezinden uzak tutmayı isteriz. Bize yakın olana biz nedense uzak olmayı tercih ederiz.

Her seferinde tabuta bir başkasını koyar, ama hiç bir zaman kendimizi onun içinde hayal bile edemeyiz. Birilerinin üzerine alacele toprak atabiliriz, fakat kendi üzerimize de bir gün birilerinin toprak atabileceklerini  düşünmekten çok korkarız.

Çünkü düşünmeyi sevmeyiz. Düşünenleri de sustururuz. Ölümü hatrımıza getirenler ile beraber olmaktan da pek zevk almayız. Ölüm aslında güzelliktir. Ölüm herkese farklı gelir okadar. Ölümü güzelleştirmek kendi elimizdedir. Ektiğini biçmek gibi birşey yani.

Ölüm sadece yaşlılarara yakışmaz,  ölüm her yaşta güzeldir. Ölümün yaşı yoktur. O dilediği zaman dilediğini alır. Kimsenin de şikayet etmeye hakkı yoktur. Ölüm geride kalanlara acıdır. Ateş düştüğü yeri yakar derler, ölüm de girdiği evde ateşler yakar. İmanlı insanların yüreklerinde ki o ateş, gün geçtikçe gülbahcesine dönüşür, çünkü o yürekli iman bilir ki, giden Yaradana gitmiştir.

İşte ölüm kimine zulüm, kimine de müjdedir. O müjdeye layık olmak isteyen, yaşarken verilen mesajlara kulak vermesi gerekmektedir.

Yaşarken ölümü unutmayanı, ölümde onu ölüm anında unutmaz. Ruhun da ölüme hasret olduğunu aklıllardan  çıkartmamak gerekir. Her nefes alışımızın bir sonrakini alamayacağımız ihtimali ile yürüyelim hayat yolunda. Farkinda misiniz yasam ve ölüm ikiz kardes gibi. Yaşam yolunda yürürken, aynı zamanda ölüm yolunda da yürürüz.

Kısa ve öz olması hasebiyle son sözüm olsun:

“Ölüme nişanlıyız...”

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1978 defa okunmuştur
teşekkürler
UĞUR CANBOLAT
Hep ihtiyacımız var ölümü hatırlamaya... Teşekkürler
26 Mart 2012 Pazartesi 14:40
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri