Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Hiç beklenmedik yolculuk

02 Mart 2011 Çarşamba

 

Günü ve saati belirlenmiş yolculuklarımız vardır elbet, mesela benim yapacağım Türkiye yolculuğu gibi. Tarih ve saat belli. Bu Perşembe günü saat bilmem kaçta…

Hazırlıklar yapılıyor. Lazım olan eşyalar tedarik ediliyor al acele. Gideceğimiz yerde konforlu bir tatil yapabilmek için bunların hepsi.

Günler öncesi bir telaş başladı. Belki de bir heyecan. Tuhaf bir duygu, bir yerden bir başka yere uçmak.

Bir kaç saat öncesi neredeydim ve şimdi neredeyim demek, çok tuhaf. Garip…

Seyahatten bir gün öncesi sevdiklerimiz veda için gelir, bir kaç haftalık veda. (kim bilir).

Özlem tohumları ekeriz kalplerimize sevdiklerimize veda ederken. Hoşçakal derken yürekler buruk olur. Ya o gidişin bir gelişi olmazsa diye…

Çünkü her gidişin bir dönüşü yoktur.

Dünya ya gelenler zaten gitmek için gelmediler mi?

Doğum ve Ölüm geldi aklıma sevgili okurlar.

İnsan ölmek için doğmadı mı zaten?

Ölümle nişanlı değil miydik doğarken?

Doğarken biz ağladık diğerleri sevindi, öyle kaliteli bir yaşam sürelim ki, öldüğümüzde biz gülelim geride bıraktıklarımız ağlasın.

Öyle bir yaşam sürelim ki, dünyamızı değiştirdiğimizde konforlu biz ahiretimiz olsun. Hazırlıklı gidelim valizimiz herzaman lazım olacaklar ile dopdolu olsun.

Vakti saati belirsiz yolculuk var önümüzde.

Her an, her saniye her dakika…

Her geçen gün bizim lehimize.

'Vakit tamam'´a pek yakınız.

Yolcuyuz şuurunu hiç kaybetmemek.

O şuur ile hayat yamaçlarında ilerlemek. O şuur ile yaradan ile kontakta kalmak, bağlantıyı koparmamak. Bize taktir edilen vakit için çalışmak. O vakti yüzümüz ak – pak karşılamak. O´na kavuşmayı düğünümüz saymak. Gideceğimiz yerin bir nimet olduğunu an be an yaşamak.

Hakikat perdesini yırtmak, hakikatleri görebilmek için gözlerimizi açmayı unutmamak.

Ölüme yakışır bir hayat sürmedikçe ölümden hep korkacağız. Ölümle hemhal olmadıkça ölüm bize ürkütücü gelecek.

Sevgili okurlar, Hiç kimsenin öleceği zaman belli değildir Dolayısıyla hayatlarını şuurlu ve her an ölüme hazırlıklı yaşayanlar olduğu gibi yer yer gaflete düşenler de vardır. Allah bizleri muhafaza eylesin. Ölüme yakışır bir hayat nasip etsin.

Bu yazarada hakkınızı helal edin. Pek yakında o  belirlemiş olduğu yolculuğa çıkacak kendisi. Ve bir kaç hafta sizlerle acizane karaladığı yazılarını paylaşamayacak. Bu acize dua buyurun efendim…

Belirli belirsiz çıkacağımız yolculuklarda hayırlar diliyorum Efendim…

Sağlıcakla kalın …

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3430 defa okunmuştur
sevmek ve ölmek..
Fırtına MENZİL
Efendim çok güzel yazmışınız. Bu dünyada yok mu hiç sevdiğiniz. Öyleki zamanın nasıl geçtiğini unutturacak bir sevgili. Onun göğsünde tek düşmanın olacak.. ZAMAN.. Geçmesin bu zaman bu kadar hızlı diye dua edeceksin..Anlaşılan sevmemişiniz hiç. Ne güzeldir sevmek. karşılıklı ise daha bir anlamlı ve güzel.. Öyle bir sevin ki eşinizi "ALLAH'IM BU NE SEVGİ" desin size. Düşünsün sizi aklından atamasın.. Size bir tavsiyem hemen aşık olun..Bir kula ama..kimbilir nerdeydi daha önce sevdiğiniz.. bir dağda, belki bir deniz kenarında.. Çağırdı seni dünyaya, aşık etmek için kendinii..Sözlerime son verirken elinize sağlık ve bu şiir benden sevdiğime gelsin.. Seni sordum sahildeki kumlara, ismini fısıldadım içimdeki dalgalara, gelsin dedim.. yeter dedim.. ve sen bir tanem benim için bir hayal oldun bir özlem oldun kaldın..Güzel sevdiceğim...
02 Mart 2011 Çarşamba 17:38
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri