Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

İç âlemimde kısa bir yolculuk

10 Şubat 2011 Perşembe

Üniversite de camdan dışarısını seyrediyorum. Öğretmen dersi devam işliyor. Bense kendi iç âlemimde kısa bir yolculuk yapıyorum. Kafam karma karışık. Bir şeyler eksik bende ama o eksik olan şey ney?

Bakışlarımın son noktası büyük gövdeli bir ağaç. Ağaç ki çok haşmetli. Gövdesi benden baya bir büyük. Selvi boylu dalları ise ip ince. Üzerindeki yapraklar ise dallara teslim olmuş âdeta. Yapraklar arada bir oraya bir buraya sallanıyorlar.  Rüzgardır onları arada bir sarsan.

Tam o esnada bir tane yaprak var ki, rüzgarın haşmetiyle daldan düştü. Yaprak sallana sallana yavaş bir hamle ile yere kondu. Yapraklar var zor mücahadele ile ayakta kala bilen. Yapraklar var, kimisi solmuş, kimisi yem yeşil.

Gözlerim son anda yere düşen bir yaprağa ilişti. O onun sonu muydu? Yaprak yerinden koparıldı. Diğerleri onun ardından onu seyrediyor. Kiminde hüzün, kiminde yaş. Belki de bir veda türküsü mırıldanıyor kimisi.

Bir elveda!

Bir vedaydı, yaprakların dahi unutmadığı. Sadece bir veda...

Kim bilir, kaç sene birlikte o ağaçın dallarında sallandılar. Hangi yağmur damlası üzerini ıslattı, kim bilir. Oda hayatından, bulunduğu mekandan belki de çok memnundu. Ayrılıga dayanamadılar...

Arkasından sadece bakip kalan diğer yapraklar.

Dua edildi belki de; “EY ALLAH´IM ONUN KUSURUNU BAĞIŞLA” dediler. Kusur sadece insanlara mahsus değil miydi? Değilmiş meğer.

Yoksa bu onun kusurunun bir cezasımıydı – yerinden, sevdiklerinden ayrı düşmek?

Yoksa onun sadece ecelimi? Var mıydı onunda bir canı?

Evet, bir yaprağın dahi bir canı vardı ve vakti saati gelince teslim edilmesi gereken. Hayat, bir yaprak içinde son bulmuştu işte. Oda hayata bugün gözlerini yumdu...

Bense bu yazıya veda ediyorum...

 

Selam ve dua ile...

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2118 defa okunmuştur
Keske her yasalinan acilara dimdik durabilsek yesil yapraklar gibi
Betül Güngör
Agzina saglik pinarcim ,keske biz insanlarda o yesil yapraklar gibi kalabilsek tüm acilara ve zorluklara ragmen ,ama imani kuvvetli insanlar dayanabiliyo cünkü biliyoki bi sinav dünyasindayiz ve ne kadar göz yasi dökersek o kadar rabbim bizi sevindirecek.Allh saglik ,sihat,sabir ve güzel ahlak versin cümlemize Peygamber efendimizin dedigi gibi.O agacta yemyesil kalip rabbime layik bi kul olabilmemizi nasip etsin...
09 Nisan 2011 Cumartesi 19:33
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
samimiyet
medail
Allah samimiyetiniizi artirsin kal ile hali inizi bütün eylesin bahtiniz acik olsun yaradan yar ve yardimciniz olsun
10 Şubat 2011 Perşembe 12:44
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Yaprak ve İnsan...
Cezmi Koç
Çok güzel benzetmişsin. Yaprakla yaptığın teşbihte birşey unutmuşsun... Yaprağın ömrü bitiyor ama ağacın değil. Gün gelecek o ağacın da ömrü bitecek. Yani insanların kıyameti kopacak....
10 Şubat 2011 Perşembe 09:29
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
varligin daim olsun :))
Suheda Özer
Yüregine saglik Pinarcigim okuyucularida farkli diyarlara sürükledi dizeler
10 Şubat 2011 Perşembe 00:48
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri