Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Müslüman Dünyasının büyük zaafı: Cemaat ayrımı

31 Ocak 2011 Pazartesi

 

 

 

"Çeşm-i insaf gibi âkile mizan olamaz. Kişi noksanını bilmek gibi irfan olamaz."

Şeyh Sâdî ŞÎRÂZÎ (K.S.)

Geçenlerde bir yere sohbet için gittik. Güzel hoş muhabbet ettik dostlarımız ile. Konumuzda „Hac“ ibadeti idi. Sohbetin sonunda yanıma yaklaşarak bana şunlar söyleninceye kadar her şey olağanüstü güzeldi: „Sohbetiniz çok güzel, Siz tarikatcımısın?“, „Hangi gruba hizmet ediyorsun?“… Dahasını yazmıyayım, beynime kan fışkırıyor âdeta, ALLAH muhafaza.

Konumuz cemaatcilik olmadığından kısa ve öz cevap vermeye çalıştım, umarım anlaşılmışımdır.

 

Cevabım: “Ben, Allah´a kulluk yapmaya çalışıyorum her hangi bir cemaate değil” şeklinde oldu.

 

Şimdi gelelim cemaatin faydalarına…

Cemaatler vücudumuzdaki farklı azalarımız gibidir kimisi göz işlevini yapar, kimisi kulak ve kimiside ağız. Ne kadar saçma olurdu şöyle bir soru sorsaydık; Sen ne iş görüyorsun be kulak? Çünkü duymasaydık konuşamayacaktık. Görmeseydik yazamayacaktık. Dolayısıyla hayattan bir tat lezzet alamayacaktık.

Uzuvlarımızdan her hangisi çıkıpta bize şöyle bir uyarı da bulunsa: “Benim gibi olun hepiniz” ne kadar saçma olurdu değil mi? Bu imkansızdır çünkü.

Bu sadece bir örnektir. İşte cemaatlerde ayni işi görürler. Cemaatlerin ana temelinde ise şu yatar: “Allah için hizmet etmek”.

Rotamız bir olunca kaptanımız farklı olsa ne yazar, öyle değil mi?

Bir diğer dikkat edilmesi gereken konuda, yaptığımız işleri cemaat için değilde, Allah için yapmalıyız. Hedefimiz bu olmalı. Bunu gözden kaçırdığımız anda iş tehlikeye girer.

Kafamın bozulduğu bir diğer bahiste şucu bucu laflarıdır. Keskin eleştiriler ve tenkitlerdir, Siz iyi değilsiniz, biz daha iyi çalışıyoruz. Benim cemaatim en iyisidir gibi laflar, canımı ta derinden sıkıyor. Oysaki bir yerde şöyle bir misal gözüme ilişmişti:

„…Hani sorsanız birisine: Dünyanın en iyi annesi kimdir? Şüphesiz benim annem, diyecektir. Kendine göre bu cevapta haklıdır. Ama bu cevap dünyada başka annelerin güzel olmadığı manasına gelmez…“

Doğru söze ne denir? Eyvallah denir.  O halde Eyvallah!

Sözlükte „cemaat“ bir araya gelmek demektir. „BİR“ araya. Ayrı yollara değil. Maalesef üzülerek ifade ediyorum, bizim cemaat anlayışımız çok kısır. “En iyi cemaat biziz” sözünden anlaşılmıyor mu bu zaten!. Egolarımız şişmiş, patlamaya hazır.

Bizim cemaat en iyisidir iddasından vazgeçmek gerektiğini düşünüyorum. Belli bir amaç için biraraya gelen nice cemaatler, tefrikaya düşmeden, parçalanmadan hizmetlerini ihyâ etmeleri gerekiyor. Yoksa cemaat olma şuurundan uzak olur, ve cemaatciliğin avantajlarını kaybederiz. Çünkü cemaat olmayı bize Yüceler Yücesi Efendimiz (a.s.) teşfik etmiştir. Bir Hâdis-î Şerif´lerinde; “Cemaat rahmettir, tefrika (ayrılık çıkarma) ise azaptır” buyurmuşlar.

Sahi Cemaat deyince aklımıza neler geliyor?

Durun ben yazayım,

Nur cemaati, Milli görüş, Diyanet vb… öyle değil mi? Ya da imamın kıldırdığı namaz esnasında oluşan cemaat…

Aslında farklı düşünelim birazda. Ufkumuz genişlesin. Şöyle bir „oh“ desin. Rahatlasın, nefes alsın.

Kâinata bir bakalım. Kuşlar, mikroplar, ağaçlar, semadaki yıldızlar bunlarda cemaat oluşturur aslında.

Hekimoğlu İsmail hocamdan şöyle bir misal dinlemiştim: „…Mesela ormanlar şahane bir cemaattir. Rüzgâr eser, ormanda bir tek ağacı deviremez. Ağustos sıcağı ormandaki ağacı kurutamaz. Seller ormandaki ağacı söküp götüremez. Çünkü ormandaki ağaçlar birbirine destek olurlar. Cemaatsiz kalan, kırda büyüyen bir ağacı düşünelim. Güneş onu kurutur, susuz bırakır. Rüzgâr onu kırar, sel onu alıp götürür.

Vücudumuzdaki hücrelerin bütünü muazzam bir cemaattir. Hem kendi vazifesini yapar, hem organla alakalı vazifelerini yapar. Eğer bir tek hücre yanlış yönde büyüme yapsa tedavisi çok zor bir hastalık olur. Göz, beynin emrinde. Beyin, ruhun emrinde. Ruh, hayatın emrinde. Hayat, Allah'ın emrinde. Bakınız cemaat nereden başladı, nereye gitti. Vücudumuzdaki cemaatte öyle bir disiplin vardır ki hangi organımız büyümeye kalksa başlı başına bir felakettir. Böbreğin büyümesi gibi…“.

 

Şimdi olaya bir de bu taraftan bakmaya çalışsak, ne dersiniz?

 

Esenle Kalın Efendim

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3546 defa okunmuştur
Cemaat rahmettir, tefrika değil.
Cezmi Koç
Pınar Kardeşim, yazını bir cümle özetliyor; işlerimizi Allah rızası için yapacağız cemaat için değil. Bundan gayrisi yalan...
02 Şubat 2011 Çarşamba 09:38
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri