Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Risale-i Nur´u elime ilk alışım ve Ben…

01 Ekim 2010 Cuma

Risâle-i Nur Külliyatını bana tavsiye ettiklerin de içimden bir şeyler kopmuştu. Risale bana ne kazandıracak demiştim. Çok şey söyledim. O krmızı kaplı kitaplar evimizin kitap rafında yıllardır duruyordu, ama ben elime bir kez alamamıştım. Hep erteledim. Benim için onların içinde yazılanlar mechuldu ve bir o kadarda muazzamdı, bunu okumasam da biliyordum. Bildiğim halde neden okumuyordum diye çok sormuşumdur kendime. Ve bir gün okumaya başladım. Elime aldığım ilk kitabım çok meşhur olan „Sözler“ adlı eseri oldu.

Okudum. Okudum. Okudum. Meğer ben kitap yerine kendimi okumaya başlamışım. Dopdolu bir duyguya kapıldım. Kelimeler gözümün önünde raks ediyordu adeta. Yıldızlardan parlaktı her okuduğum kelime. Risâle bana dost oldu. Üstad´ın şöyle bir uslübü vardır; o, kendini anlatırken beni bana anlatıyor aslında. O, ayetleri tefsir ederken aslında kainatı anlatıyor. Bana „kim“ olduğumu öğretiyor. Nereden geldim ve yolculuğumun nereye doğru olduğunu hıfz ettiriyor.

Risâle-i Nur imanı kurtarmak için çırpınıyor. Gençlerin heva ve hevesleri uğruna yapacakları yanlışların önüne siper olmaya çalışıyor. Risale-i Nur gençliğe kucak açıyor. Gençliğin sorularına cevap veriyor.

Cevapsız kalan yüreklere cevaptır, Risale-i Nur´lar. Gençlik çağının bir arayış çağı olduğunu hepimiz biliyoruz. Kalbi, ruhu, aklı binbir türlü sorularla meşgul olur insanın. Ayrıca kalp, ruh ve akıl bir şeylere açtır. Gençlık bunu tatmin edebilmek için binbir türlü yollara başvurur. Çağımızın vebası futbol ile oyalanır kimisi, kimisi de içinde ki boşluğu doldurabilmek için, müzik ile alakası olmayan gürültü ile avunur. Bunu yaparken genç kendini tatmin ettiğini düşünür. Ve hayatı sırf bunlardan ibaret olur. Ve yaşadığı gibi inanmaya başlar. Kendini bu şekilde mutlu etmek için elinden geleni yapar. Bediüzzaman Hz.leri kendi dönemi ve Allah dostu olması hesabı ile geleceği görme feraseti hat safhada olduğundan, böyle bir neslin, böyle bir gençliğin varolması veya varolabileceği onun en büyük tasası, derdi olmuştur.

İşte böyle bir gençlik için tasalanan Üstad, onların imanını kurtarabilmek için gece gündüz demeden bu kitapları yazmıştır. Kurtuluş recetesini hazırlamış ve sunmuştur. Recetedeki ilaçları hayatlarına tatbik edenler mutlaka faydasını göreceklerdir.

Risâle-i Nur, dininden uzaklaşan bu gencligimizin imdadına taze kan gibi yetişiyor ve imanlı gençliğin imanını yeniliyor.

Ve onlara şöyle hitap ediyor;  Ey genç kardeşim, arkadaşım, sen aslında bu değilsin, bulunduğun yer orası değil, sen cennete namzetsin!”.

Gençlerin gayesiz yaşamlarına bir gaye katabilmek için uğraşan Üstad, aynı zamanda da boş ve anlamsız işler ile meşgul olan bu gençliği ebedi yaşama hazırlayabilmek için, hayatını dahi hice saymıştır.

Onlardan şu sorular ile haşir neşir olmalarını ister; “Nerden geldim?”, “Nereye gidiyorum?”, „Hayattın anlamı nedir?“.

Sonuç olarak; Risâle-i Nur bir deniz imiş. Biz ise bir damla suya muhtaç iken, bu zamana kadar o denizi görmemek, tek kelime ile kişinin kendisine susuz bırakarak işkence çektirmekmiş. Elhamdulillah deryaya daldık. Darısı nice susuz kalmış genç kardeşlerimin başına…

 

Baki muhabbetle efendim

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3122 defa okunmuştur
....
U.S
Ey dinini üdnyaya satan ve küfr-ü mutlaka düşen bedbahtlar! Elinizden ne gelirse yapınız.Dünyanız başınızı yesin ve yiyecek.Yüzer milyon kahraman başların feda oldukları bir kudsi hakikate başımız dahi feda olsun!Her ceza ve idamınıza hazırız.Hapsin harici,bu vaziyette yüz derece dahilinden daha fenadır.Bize karşı gelen böyle bir istibdat-ı mutlak altında hiç bir hürrriyet olmamasından ehli namus,diyanet ve taraftar- ı hürriyet olanlara ya ölmek veya hapse girmekten başka bir çare kalmaz.Biz de \" BizAllah2a aidiz ve vakti geldiğinde elbette O\'na döneceğiz\" diyerek Rabbimize dayanıyoruz..(Şualar 272) bu akşam bu ifadeleri okudum sizlerle palaşamak istedim...Üstad\'ın istibdata karşı dik duruşunun ifade eden sözler..yAŞADIĞIMIZ ŞARTLARDA BİZLER DE BU DURUŞU SERGİLEMELİYİZ DEĞİL Mİ?
02 Ekim 2010 Cumartesi 22:28
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yazık...
antişakird
islam sadece risalede saklı değil. ufkunuzu açın. bırakın sadece risaleyle beslenmeye. zaten onunla beslenenleri de görüyoruz. palsinvanyadan seslenen o muhterem risaleye boğulmuş ama İslam ülküsünü kendine şiar edinememiş .......... bir insan. bu mesajı yayınlamamak demek site yöneticisinin antidemokrat olduğuna delildir...
01 Ekim 2010 Cuma 23:16
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Hayatı anlamak bu işte
Ahmet TÜRKAN
İnsan bir yolcudur. Sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği birşeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış.. ( Üstad Bediüzzaman Said Nursi )
01 Ekim 2010 Cuma 08:25
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
:((
Suheda Özer
Cok dogru ve aci gerceklerimiz malesef derdimizin dermanini arayamaz hale gelmisiz acaba bende okusam Risale-i Nur recetesini kurtulusa erebilirmiyim ?
01 Ekim 2010 Cuma 00:47
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri