Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Pınar KİBAR

Yılbaşı ve Noel baba

21 Aralık 2010 Salı

Ne kadar da çabuk geçti koca bir yıl. Pek yakında yine bir yılın sonuna ulaşacağız nasipse. Takvimlere göre 31. Aralık yıl BAŞI. Yıl SONU da diyebiliriz. Her sene aynısı. Türk kanallarını açtığımızda aynı tablo. Hiç değişmeyen spekülasyon. Kırmızı elbiseli noel baba ve elinde hediyeler. Cam ağacı ve dahası.

Kanal değiştiriyorum yine aynısı. Tablo farksız. Yine noel baba yine noel baba.

Konumuza hemen bir soruyla giriş yapmak istiyorum:

“Allah aşkına yıl başında noel baba´nın ne işi var”?

Ne alaka?

Hindiyi anlamaya çalışıyorum da (doğrusu pek anlamışda sayılmam), noel babayı anlayamıyorum birtürlü! Ne işi var onun orada?! Ne işi var bizim Tv´larda?!

Ne işi var Türkiye´de…

Almanya´da hristiyanlar, katolikler ve protestanlar 25 Aralık´ta noel bayramlarını kutlayacaklar. Cam ağaçlarını süsleyecek ve evlerinin en güzel köşelerine yerleştirecekler. Hatta mağazaların vitrinleri de bu süsler ile süslenecek. Birbirleriyle kuçaklaşacak ve tebrik mesajları gönderecekler.

„Noel“ tamamen dinsel bir bayramdır. Hristiyan ülkelerinin bayramıdır.

Tekrarda fayda vardır. Tekrarlıyorum;  Hristiyan ülkelerinin bayramıdır“.

Bizim evimizde, Türkiye´miz de ne işi var?

Biz git gide birilerine benziyoruz, acaba bunun ne kadar farkındayız. „Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere ve hristiyanlara benzemeyiniz…“ ikazını ne çabuk unuttuk. Unutmadıkta işimizemi öyle geliyor yoksa?

Kendi ahlaki değerlerimiz yanıbaşımızda dururken, biz batının bize sunmuş olduğu değerlere göz dikiyoruz. Taklit ediyoruz. Özeniyoruz.

Noel baba, hindi, cam ağaçı vesaire. Bunlara İslam ahlakında, İslam kültüründe yer verilmemiştir. Noel baba hristiyan aleminin sembolüdür, bir müslümanın (!) evinde onun ne işi olabilir?

Noel kutlamarının bizimle ne gibi bir bağlantısı var?

Kendi kimliğimizi kaybediyoruz, farklı kimliklere bürünmeye çalışıyoruz. Taklit edilen değerleri gün gelecek “kendi” değerlerimizmiş gibi yansıtacağız, öyle kabulleneceğiz. Yoksa kabulleneli çok mu oldu?

Şimdi hiç vakit kaybetmeden başımızı iki elimizin arasına alıp biraz düşünelim;

Kendi dinini, kültürünü bir tarafa bırakıp, başka dinlerin, milletlerin örf ve adetlerini alan bir toplumun, geleceği ne kadar parlak olabilir?

Bu bayram bizim bayramımız değildir. Bırakın hristiyanlar kutlasın.

Benim bayramım diyenler buyursunlar…

 

Selam ve hürmetler efendim…

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3770 defa okunmuştur
NOEL*
Regaib Albayrak
Bizim bayrımımız olan Kurban Bayrımını ''kan akıtılarak bayram mı olurmuş, anlayamıyorum?!.'' diyerek eleştirme cürretinde bulunan insanlarımızın, yıl başına masasında hindi dolması ile girmesi ne kadar komik öyle değil mi?.. :):) Tebrik ederim bu duyarlılığınız için değerli kardeşim.
21 Aralık 2010 Salı 18:48
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
tebrik
tahsin arslan
cok güzel tebrik ederim ellerine saglik
21 Aralık 2010 Salı 13:42
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri