Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Prof. Orhan ÇEKER

Ehli Kitap Cennete Girebilecek mi?

04 Aralık 2008 Perşembe

Kıymetli okuyucularım ilk soru ile BİSMİLLAH diyorum, görelim MEVLA neyler.

 

İlk soru NECAT meselesi. Bu kelimeyle ehl-i kitab denilen ve özelde şimdiki yahudi ve hristiyanlar demek olan kimselerin, Peygamberimiz sas'e inanmadan ve O'na tabi olmadan cennete girip giremeyecekleri kasdedilir. Zamanımızda ehl-i kitabın, Peygamberimiz Muhammed sas'e iman edip O'na tabi ve teslim olmadan cennete gireceğini seslendirenler var. Bunlar içerisinde saygı duyduğumuz kimselerin de yer alması bize üzüntü vermiştir. Pekiyi olayın asıl hükmü nedir : En başta altını çizerek ve etkin biçimde vurgu yaparak belirtelim ki ehl-i kitab yani yahudi ve hristiyanlar bizim Peygamberimiz Muhammed sas'e iman etmeden ve O'na teslim olmadan cennete giremeyeceklerdir. ÇÜNKÜ ;

 

Kur'an ve Peygamberimiz SAS sadece ehl-i kitab dışındaki insanları değil ne kadar insan varsa hatta cinleri bile İSLAMa çağırmakta ve kurtuluşun sadece bu yolda olduğunu ilan etmektedir. Peygamberimiz SAS için RESULU's-SAKALEYN denilmektedir ki bu ifade ins ve cinnin Peygamberi anlamına gelir. Kur'an'da apaçık şekilde Peygamberimiz için “De ki ey insanlar ben size toptan ALLAHın peygamberiyim” (A'raf 158), denilmektedir. Bundan daha açık başka nasıl bir ifade istenebilir ki. Peygamberimiz SAS bizzat kendisi “Başka peygamberlere verilmeyen 5 şey bana verildi” demiş ve bunları sayarken bir tanesini “Başka peygamberler özel olarak kendi kavmine gönderildiği halde BEN tüm insanlara gönderildim…” buyurmaktadır. Ehl-i kitab Peygamberimiz SAS'e inanıp tabi olmayacaklar idiyse bu ayet ve hadisin ne anlamı olabilir. Haşa ALLAH ve Peygamberi abesle mi iştiğal etti. Peygamberimiz SAS'e tüm insanların ve bu arada ehl-i kitabın hem iman edip tabi olmaları hem de düşmanlarına karşı onu desteklemeleri gerektiğini, bununla emrolunduklarını çok açık ifadelerle görmek için A'raf suresi 157 ve 158. ayetlere bakmak fazlasıyla yeterlidir. Hz.Muhammed SAS'e inanıp tabi olmaktan başka yolun ve kurtuluşun olmadığını bu ayetler çok açık ifade etmektedir. Bakara : 137'de ise ALLAH Teala ehl-i kitabın, Peygamberimiz SAS'in ashabının imanı gibi iman etmezlerse doğru yol üzerinde olamayacaklarını, doğru yola gelmiş olmak için ashab gibi iman etmenin şart olduğunu söylüyor. Bu şekilde iman etmemiş olan insan ehl-i kitab bile olsa cennete giremeyecektir. Beyine suresinde Rabbimiz Teala şöyle buyuruyor. “Ehl-i Kitab ve müşriklerden oluşan o kafirler ebedi kalmak üzere cehennem ateşi içerisindedirler…” Aksi iddiada bulunanların başka bir ciddi hataları da şudur : Meseleleri anlamaya ve çözmeye çalışırken Resulullah SAS'in hadislerine bakmamaları. Onlar hadis-i şeriflere de baksalar iddialarının ne kadar yanlış olduğunu hemen göreceklerdir. Zaten sapıklığın en baş sebebi sünneti dışlamaktır. Peygamberimizin sünnetini dışlamak ve kendini o bağlı görmemek, sünnet beni ilgilendirmez şeklinde itikad etmek insanı İslamın dışına çıkarır ALLAH korusun.

 

Malumdur ki Peygamberimiz sas çevre devlet başkanlarına İslama davet mektupları göndermiş ve o mektuplarda ilginç şekilde şu ifadeyi kullanmıştır . “Müslüman ol, selamette kalırsın “. O devlet başkanları arasında hristiyan olan Bizans kralı Hırakliyus olduğu gibi davet üzerine hemen müslüman olan Habeş kralı necaşi Ashame de vardı. Hristiyanlar Peygamberimize tabi olmadan ve ona iman etmeden cennete gireceklerdi de Peygamberimiz onları niçin İslama davetle kurtuluşun ancak bunda olduğunu ifade etti. Demek oluyor ki Şimdiki hristiyanlara göre çok daha muvahhid olan Ashame dahi davet edildiğine göre ehl-i kitap Peygamberimiz sas'e iman etmeden ve O'na tabi olmadan cenneti göremeyeceklerdir.

 

Satırlarımı burada noktalarken bu konuda hata eden ilim adamlarımıza özellikle şunu hatırlatmayı vazife sayıyorum ; Al-i İmran 8 ve 9. ayetleri hatırlatarak iman ve amelimizi ALLAHa emanet etmemiz gerekiyor. Yoksa Şeytan batıl amelleri süslü göstererek bize hiç ummadığımız sözleri söyletir. Farkında olmadan her şeyimiz boşa çıkabilir neuzubillah. ALLAHa emanet olun. Dua ve selam ile.

 

Prof. Dr. Orhan ÇEKER

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 12546 defa okunmuştur
tesekkurler ve sual daha- diyalog ?
turab
sayin hocama bu husustaki aciklamalarindan dolayi tesekkur ediyorum. insanlarin akillari cok karistirildi son siralarda. buna bagli olarak bir sualim var, umarim onu da cevaplandirirsaniz yine karistirilan akillar biraz daha durulur: son yillarda, fazlasiyla duydugumuz fakat hakkinda acik secik bir fikre ve hukme ulasamadigimiz su meshur " diyalog, hosgoru, tolerans, vs" meselesi hakkinda sormak istiyorum. hangi sartlarda, nereye kadar, hangi maksatla "diyalog, hosgoru" caizdir?
04 Aralık 2008 Perşembe 17:00
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri