Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Akit Türkiye’ye Lazım

16 Ocak 2013 Çarşamba

Geçtiğimiz günlerde Yeni Akit Gazetesi saldırıya uğradı. Birileri hem Akit ailesine hem de Akit üzerinden başka çevrelere mesaj vermek istemiş olmalı.

Dün Akit’e “geçmiş olsun” ziyaretine gittik. Mustafa Karahasanoğlu’nu her zamanki dikkat, nezaket, samimiyet ve kararlılık içerisindeydi.

Akit’in kendi kulvarında dişini tırnağına takıp bin bir güçlükle nasıl yürüdüğüne bir okuyucu olarak şahidim.

Bugüne kadar Akit’i hep hak ve adaletten yana, mazlumun yanında gördüm, takdir ettim.

28 Şubat döneminde nasıl bir mücadele verdiğinin örnekleri arşivde mevcut.

312 general Akit’i bitirmek üzere dava açtı. “Parmağınızdaki yüzüklere varıncaya kadar alacağız” demiş paşaların yakınları. O generallerden bir kısmı ölmüş, önemli bir kısmı ise Ergenekon ve Balyoz gibi davalardan hapisteler.

Mustafa Karahasanoğlu Akit’e kurulan tuzaklara birkaç örnek verdi..

İşte onlardan birisi;

Akit’in sevilen yazarlarından Hasan Karakaya’ya komplo kurup hapiste çürütmeye karar veren çevreler bir plan hazırlamışlar. İdamla yargılanan bir sanık ayarlanmış. Hedef Hasan Karakaya’nın şöhretli bir kişiyi öldürmek ya da öldürtmek üzere bir suça iştirak ettiğini iddiasıyla bitirilmesi.

Karakaya’nın köşesinde bulunan fotoğrafı daha genç dönemlerine ait olduğu için suçlamayı yapacak “görevli”nin karıştırma ihtimali bile hesap edilmiş, tedbir alınmış. Mahkemede iftiracı görevlinin Hasan Karakaya’yı teşhisi istendiğinde kaçıncı sıradaki kişiyi seçmesi gerektiği önceden tembihlenmiş.

Hâkim, “Bize Hasan Karakaya’yı göster” dediğinde, sağdan sayacağı yerde soldan saymış yahut tam tersini yapıp sivil kıyafetli polis memurunu işaret etmiş. Hâkimin, “Emin misin, dikkatli bak!” gibi mükerrer ikazları üzerine görevli müfteri ısrarla yanlış kişiyi Hasan Karakaya iddiasıyla göstermeye devam etmiş ve hesaplar bozulmuş..

Akit tarihi yazılsa, buna benzer kim bilir ne kadar komplo, tuzak, yanlış hesap hikâyesi ortaya çıkar.

Akit’in net ve kararlı duruşuna çokça örneği ve zulme uğrayan bir kardeşe nasıl yardımcı olunması gerektiğine dair tutumunu Deniz Feneri konusundaki tavrından biliyorum.

“Mahalle”nin kimi gazetelerinin Deniz Feneri faaliyet haberlerini, iftira ve karalama kampanyasına karşı Deniz Feneri yönetiminin açıklamalarını görmezden geldiği bir dönemde Akit’in tavrı gayet net idi.

Deniz Feneri Yönetim Kurulu’nun ziyaretinde Mustafa Karahasanoğlu, “Biz Deniz Feneri’nin zulme maruz kaldığını biliyoruz, sayfalarımız bütün haber ve açıklamalarınıza açıktır, yanınızdayız” demişti.

Akit’in bazı haberleri ele alış üslubu bazen benim de tarzıma uymayabilir. Bazı okuyucular Akit’in kimi konuları ele alış biçimini eleştiriye müsait bulabilirler.

Biliyoruz ki, bütün yayın organlarının eleştirilecek çokça haber ve yorumları o gözle bakılırsa bulunabilir. İnsanın olduğu yerde işlerin mükemmel olması beklenmez. Ama bir şahsın ya da kurumun genel duruşunun, karnesindeki tüm notların ne durumda olduğudur esas olan.

Zalime karşı tavrı, mazlumların sesine ne ölçüde kulak verdiği hesaba katıldığında Akit’in sınıfı kolayca geçebileceğini düşünüyorum.

Eleştirecek konu ararsak diğer gazetelerden malzeme bulmakta hiç sıkıntı çekmeyeceğimiz de aşikâr.

Akit Gazetesi’ndeki köşesinde sevgi dolu yüreğiyle bütün iyilik hareketlerine cân-ı gönülden destekleyen Hüseyin Öztürk’ün dünkü yazısını paylaşmayı yararlı görüyorum. Aynı zamanda Akit Gazetesi’nin İletişim Koordinatörü olan Öztürk’ün kendilerini tanımladığı “Biz Taraflıyız Çıkarcıyız Zararlıyız” başlıklı yazısı önemli ve dikkat çekici tespitler içeriyor..

 “Akit gazetesi olarak cidden “taraflıyız,” “çıkarcıyız,” ve “zararlıyız.” Böyle olmaktan da büyük onur duymaktayız.

Varlığımızın ana sebebi de; “taraflı,” “çıkarcı,” ve “zararlı” olmaktır.

Çünkü doğrudan yanayız, elbet “taraflı” olacağız. Tarafsızlık; “menfaatperestlik,” “ilkesizlik” ve “nemelazımcılıktır.”

 Ülkemizin çıkarlarını düşünürüz bu yüzden elbet “çıkarcıyız.”

“Zararlıyız,” zararlı olmaktan da büyük onur ve şeref duymaktayız. Devletin ve milletin malına göz dikenlere zarar verdiğimizin farkındayız.

İşte Akit’in yayın hayatına başladığı günden bu yana aldığı tüm tepkiler; bu üç sebebe dayanmaktadır. “Taraflı,” “çıkarcı” ve “zararlı” olmasıdır.

*

Akit’e düşman olanlara, “iyisiniz hoşsunuz ama” diyerek uzak kalmak isteyenlere, görmezden gelenlere, aynı karede görünmekten kaçınanlara baktığımızda görülen manzara da bu üç sebeptendir.

 Akit veya Vakit gazeteleri yayın hayatı boyunca; devlete ve millete ihanet etmeyen hiç kimsenin tavuğuna kişşt, köpeğine hoşşt dememiştir.

Köpeğine hoşşt denilen, tavuğuna kişşt denilen kim varsa; ya millete ya da devlete zarar vermiş kimselerdir.

Akit’in ne yöneticilerinin ne yazarlarının ne çalışanlarının ne de okuyucularının hiç kimseyle bir alıp veremediği yoktur.

Akit’in yayın prensipleri; milletin değerleri ve devletin kaynakları çarçur edilmeden, ülkenin; huzur, güven ve istikrar içerisinde yoluna devam etmesinden ibarettir.

¥

 Anasının helal sütüyle beslenmiş, babasının helal parasıyla kursağından helal ekmek inmiş, kanına ve aklına haram karışmamış her insan böyle düşünüp, böyle ister. Akit’in yayın mücadelesi de bu çerçevede sürmektedir.

Devletin kaynaklarını ve milletin değer yargılarını çarçur ettirmemek için mücadele etmek eğer suçsa ve bu sebeple bombalar atılıyor, bombaların atılması için yazılar yazılıyorsa, Akit’in yayın prensiplerinin ne kadar yerli yerinde olduğunu göstermektedir.

¥

Biz barış beklentisiyle büyüyen bir nesliz. Bu millet; yetmiş yıldır devletin milletiyle barışmasını bekledi.

AK parti iktidarıyla nihayet devlet milletiyle barıştı. Akit’te bu barışa destek vermekten başka bir yayın çizgisi benimsemedi.

Bu çizgiyi suç sayanlar, terör örgütlerini tahrik ettiler, normal bir insan evladının aklına hayaline gelmeyecek yollar deneyerek yıllarca susturmak istediler.

PKK terör örgütü ile devletin ve milletin barışına kasteden diğer terör örgütlerinin oyununu bozup, barışa ve kardeşliğe hizmet etmesine tahammül edilemedi.

Akit, bu inancından taviz vermediği için arkasında kimin olduğu ve kimlerin koruduğu soruldu, yazıldı, çizildi ve konuşuldu.

 Rabbim hiç kimseyi inançsız ve imansız insanlarla imtihan etmesin. Bu bakımdan Akit’in imtihanı zor.

Akit yayın hayatı boyunca hep inançsız insanlarla imtihan edildi ve halen edilmekte. Şükür şimdiye kadar imtihanı kaybetmedi.

Elhamdülillah arkamızda Allah’tan başka güç yok ve Allah’tan başka koruyan da yok.”

(Yeni Akit, 15.01.2013)

Akit’e saldırıyı kınıyorum. Allah yâr ve yardımcıları olsun.

 

gumuslale@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2328 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri