Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Biz Bu Şerbeti İçeriz

04.01.2010 12:19

Siz hiç iftiraya uğradınız mı?

Nedir ki iftira? En basit tanımıyla, çirkin bir işi yapmadığınız halde yapmakla suçlanmanızdır iftira.

Hiç iftiraya uğramamış olanlar çok şükretmeli, hamd etmeli. Ancak başınıza “iftira belası” gelmediyse öyle bir durumda iftiraya uğrayanların nasıl derin acılar yaşadığını anlamanın tek yolu kalıyor; “damdan düşenler”in yazdıklarını okumak ya da onları dinlemek.

Tarihin tozlu sayfaları arasında küçük bir gezintiye çıkıp, en bilinen iftira olaylarını okumak bir parça fikir sahibi yapabilir insanı. Mesela Hz. Aişe (r.anha) validemize yapılan çirkin iftira. Sonrasında yaşananlar.

Bu sabah, AKRA FM’den Merhum Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi’yi dinledim. Sohbette merhum Hocaefendi besmelenin faziletinden bahsederken Hacı Bayram-ı Veli (k.s) ile ilgili bir hikâye anlattı.

Kıssaların bazıları belki kısmen, belki tamamen gerçek dışıdır. Ortaya çıkmalarında çeşitli saikler söz konusudur.

Ne var ki, kıssaların hemen hepsinde okuyan ve dinleyenler için önemli “hisseler” vardır.

Bu hikâyenin tarihen sabit olup olmadığının araştırmasını tarihçilere bırakıp biz hissemizin peşine düşelim.

Altıncı Osmanlı Padişahı Sultan İkinci Murat zamanında Hacı Bayram-ı Veli’nin şöhreti bütün ülkeye yayılmış. Hacı Bayramı Veli’ye padişahın saygısı, muhabbeti varmış. Padişah, -Hacı Bayram ile özel bir yakınlık içinde olmasa da- onu, topluma faydalı insanlar yetiştiren ve ülkede rafine insanların sayısının artmasına önemli katkı sağlayan birisi olarak gördüğü için özel destek vermiş.

Mesela, -rivayete göre- Hacı Bayramı Veli’nin talebelerine askerlik ve vergi muafiyeti gibi imtiyazlar verilmiş.

Hacı Bayramı Veli’nin çok etkili sohbetleri, faydalı terbiye yöntemleri bir yana, bu türden özel kolaylıkların da etkisi ile çevresindeki mürit ya da öğrenci halkası çok hızlı büyümüş.

Hikâyeye göre, Sultan İkinci Murat’ın veziri Hacı Bayram-ı Veli’nin giderek güç kazanması ve nüfuzunun artmasından ciddi rahatsızlık duyarmış. Belki dedikoducuların, cahillerin, hasetçilerin ulaştırdığı yalan-yanlış bilgi ve haberlerin de etkisi ile vezir Hacı Bayram’a diş bilemeye başlamış.

Vezire göre Hacı Bayramı Veli’nin ortadan kaldırılması gerekiyormuş. Bir fırsatını kollamış ve uygun bir zamanda padişaha bu konuyu açmış, “Sizin koltuğunuzda gözü var. Giderek kontrolü güç hale geliyor. Bugünden tedbir alınmazsa ülkemizin başına bela olur” demiş.

Padişah, vezirin öne sürdüğü delilleri ve ısrarı karşısında, “Ortadan kaldırın o halde!” demiş.

Vezir, “Adamları çok kalabalık, dikkat çekmeyen, özel bir yöntem uygulamamız lazım” hatırlatmasında bulununca padişah, “Öyleyse saraya davet edin. Başka misafirlerimiz de bulunsun. Şerbet ikram edersiniz. Onun bardağına zehir koyarsınız, içer, kıvrılır” demiş.

Planlandığı gibi davetliler padişahın huzuruna alınmış. İkramlar başlamış. Hacı Bayram hazretleri bardağı eline almış, “Padişahım” demiş, “Biz bu şerbeti içeriz ama vezir gider!

Padişah sükût etmiş.

Hacı Bayram-ı Veli, “Bismillah” deyip içmiş zehirli şerbeti.

Salonunun diğer köşesinde oturmakta olan iftiracı vezir bir âhh çekmiş ve düşüp ölmüş.

Padişah durumu anlamış.

Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinden bir dilekte bulunmuş, “Beni de talebeleriniz arasına alır mısınız?” demiş.

Alınmış.

İftiraya uğrayan tüm dostlar müsterih olsunlar.

“Bismillah” deyip içelim hazırlanan zehirli şerbetleri.

Gerisini müfteriler düşünsün. Korkması gerekenler mağdurlar, mazlumlar ve iftiraya uğrayanlar olmamalı.

İftiracılar korksunlar. Zira onlar için iki cihanda da sadece zillet vardır. Ömrü olanlar dünyadaki kısmını görecektir. Sabır!

gumuslale@gmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2912 defa okunmuştur
bizim gibilere kızıyorum
diğerlerine kızmıyorum
ben malum basını okuyan onlar gibi düşünen kimselere kızmıyorum ben yıllardır bu ülkede olup bu adamların rahmetli menderese özala neler yaptığını görüp hala bunlara inanan denizfeneri gibi bir kurumu bir gram araştırmayıp konuşan ama sözde bizim gibi olanlara kızıyorum yazık ya cidden yazık aklınızı başınıza alın tabi varsa,müslüman akıllı adamdır, 100.000 lerce bağışçıyı ve fakiri rahat bırakın ey sözde bizim gibiler
09 Ocak 2010 Cumartesi 10:33
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Lütfen Okuyunuz!!!
Cafer Yilmaz
Habername nin cok yorumlananlar bölümünde ki haberi:"TBMM`de masonik semboller" yorum bölümünde ki tüm yorumlari okuyunuz!!!
07 Ocak 2010 Perşembe 13:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Servet Bulut beye; nereden biliyorsunuz?
Celil Simyacı
Ne idüğü belirsiz derken neyi kastediyorsunuz. Mesela siz bana göre ne idüğü belirsiz bir adam mısınız? Bu işi yapan firmalar belli ve ne idüğü belirli birçok kuruluş ve firma bunlarla iş yapıyor. Diğer bir konu dikkatsiz olunduğunu nerden biliyorsunuz. Kurbanları tek tek kaydedecek kadar dikkatli bir iş yapılıyor. Evet doğru diyorsunuz olaya sizin gibi yaklaşanlar olduğu müddetçe bu yara iflah olmaz. Ama önemli olan alınlarının ak olmasıdır. Zaten alnı ak olmayan Zehri içmeye talip olamaz. Ama içerlerse kimin zarar göreceğini de hep beraber GÖRMEYİZ inşallah.
07 Ocak 2010 Perşembe 10:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
servebulut@yahoo.com
Servet Bulut
Recep Bey, iyi güzel dersiniz de; kurbanları ne idüğü belirsiz şirketlere kestiren sizin ve diğer dernek yöneticilerinin hiç mi suçu yok? Maalesef ateşten gömlek giymiş kişilerin bu işlere çok dikkat etmeleri gerekir. Ki sizin de yazınızda bahsettiğiniz gibi kem gözler sizin ve benzer derneklerin üzerinde iken. Temennim bu işten de çoban gibi yüzünüzün akıyla çıkmanızdır. Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler. Son söz; alnızın akıyla da çıksanız bu yara sizi iflah etmez gibime geliyor.
06 Ocak 2010 Çarşamba 09:12
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ellerinize sağlık
Gönül Dostu
İftira böyle bir şeydir. Bu gün iftira edenler yarın isnat ettikleri suçu işlemedikçe Allah onların canlarını almaz. Çok şükürki Rabbimin adalet terazisi her zaman denk. Deniz Fenerleri hiç bir zaman solmasın. İftira sahipleri ihtiraları içinde boğulsun inş.
05 Ocak 2010 Salı 17:13
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri