Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Dost Olabilmek

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Yanında sesli düşünebildiğiniz kişidir dost.” “Gidiyoruz” dediğinde, “Nereye?” sorusunu sormadan “peki” diyebildiğiniz kişidir.

Kendisinden beklemediğiniz bir tavrı, sitemi, hareketi gördüğünüzde, “Ben yanlış anlıyor olmalıyım. Ondan bunlar sadır olmaz” deyip, kendisi ile konuştuğunuz, bütün yanlış anlamaları düzelttiğiniz kişidir.

Bir yaz mevsimi Erzurum’a gidip Palandöken dağına tırmansanız, “Kendisi için kar götüremiyorum, bari taş götüreyim” diye düşündüğünüz ve hatırına, çantanızda çikolata taşır gibi taş taşıdığınız kişidir.

Isparta’ya yolunuz düşse, dönerken kendisine sandıklar dolusu gül yaprağı getirmek istediğiniz kişidir o.

Gurbete gitse ve öğrenseniz ki, “ıhlamurlar çiçek açınca dönecek”, ıhlamurların çiçek açma döneminin Mayıs ayı olduğunu hatırına öğrendiğiniz kişidir.

Kendisi İstanbul dışına gitse ve “İstanbul’un lalelerini özlediğini” hissetseniz, yedi tepenin lalelerinden örnekler fotoğrafladığınız, bütün renkleri kendisine yakıştırdığınız kişidir o.

İstanbul’a döndüğünü ve artık lale özlemi çekmediğini bilseniz, o yıl bir tek lale fotoğrafı çekmeden, hatırına, lale mevsimini hissetmeden geçirdiğiniz kişidir.

Dost, sizin ayağınıza batan dikenle yüreği sızlayan kişidir. Sizin çocuğunuz hastalandığında ateşi yükselen, hüzünlenen, gözyaşı dökendir o.

İşsiz kaldığınızda, “Sizin için Allah öyle bir iş imkânı sunacak ki, ayrıldınız işyerinizden daha rahat, daha huzurlu olacaksınız. Bundan zerre kadar şüphem yok Ağabey” diyen kişidir.

İşsizlik döneminizde size borç vermek isteyen, kabul etmeyince üzülen kişidir, dost. Borç istediğinizde işten çıkıp yorgun argın evine giden, “zor günler için” biriktirdiği paradan sizin istediğiniz miktarda getirip, konferansınız bitinceye kadar sizi bekleyen, Mecidiyeköy’e kadar size eşlik eden, gecenin o saatinde zorla yemek yediren kişidir.

Öyle zor bir zamanınızda evinize misafir gelen, kütüphanenizden çektiği bir kitabın arasına para sıkıştıran, bunu fark edip, “İhtiyaç olduğunda isteriz” demeniz üzerine, “Size, benden istetirsem bana yazıklar olsun!” diyen kişidir.

Dost, kendisinden dünyevi bir beklettiniz olmayan kişidir. Bir kişinin “dost” bilinmesi, kabul edilmesi zordur, buna çokça sebep bulunabilir ama gerçekte dost, “sebepsiz sevdiğiniz”, sevginize gerçekçe aramadığınız kişidir.

Sizi aylarca habersiz bıraksa kendisine kırılmadığınız, kızamadığınız, derdinizi kâğıda döküp bir şişeye koyduktan sonra denize atıp, “Şişe onu muhakkak bulacaktır” dediğiniz kişidir.

“Şişeyi attığınız kıyılarda onun işi olmaz” diyen iç sesinizi, “O şişeye gitmese de, şişe bir yolunu bulup ona ulaşır” diyerek susturmanıza, reel düşünmekten gönüllü vazgeçmenize sebep olan kişidir.

Herkesin hakiki dostlara ihtiyacı vardır. Hakiki dost bulmak kolay değildir. Sayıları sınırlıdır. Varsa kıymetleri bilinmeli, hukuklarına riayet edilmelidir.

Hakiki dost aramaktan çok hakiki “dost olmaya” çalışmalıyız. Zira en kolayı, kendimize güç yetirmektir.

Biz iyi dost olursak, iyi dostlar bizi bulur.

Zira “benzer benzeri çeker.”

 

gumuslale@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 7758 defa okunmuştur
DOSLUK
Nisa Hayrun
R.Ercan kardeş ne yorumu yaptı dikkatli okudum hiç bir şey anlayamadım. Belkide çok akademik bir yazı ondan olabilir, benim acizliğimdenden olabilir. Aciz hane sorarsanız bana R.Ercan kardeş Endofonla Enderdofonu birbirine karıştırmış. Selam ve dua ile.
15 Şubat 2012 Çarşamba 15:43
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
DOSTLUK BİR AYSBERGDİR (ilave)
R. Ercan BİTİKÇİOĞLU
Son cümlemiz «Kadim dostluk en büyüğüdür, kolay erimez.» Şeklinde olacaktı. Bu hatayı sehven yapmadım. Bilerek yaptım. Zira maalesef bu habernamenin yorum hanelerinde karakter (harfiyat) sınırlaması var. “dost” yerine “dostluk yazsa idim 600 karakter sınırını aştığım için sondaki üç harf gidecek, erimez, “eri” olacaktı. İfade kuşa dönüyor. Presspost.az'de sınır yok, isteyen bin kelime bile yazar:)
15 Temmuz 2009 Çarşamba 23:08
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
DOSTLUK BİR AYSBERGDİR
R. Ercan BİTİKÇİOĞLU
Hakiki dostun dostluğu bir aysberge (buz dağına) benzer. Siz onun sadece su üstündeki kısmını bilirisiniz. Yani dostluğun birkaç tezahürüdür bilginiz. Oysa görünmeyen, içinde, kalbinde saklı olan muhabbet çok daha fazla ve büyüktür. O sizin gıyabınızda dua eder, kendi için istediklerini hatta fazlasını sizin için ister. Buzdağlarının büyüklüğü de farklı tabi. Kadim dost en büyüğüdür, kolay erimez.
15 Temmuz 2009 Çarşamba 21:55
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri