Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Komşuya Haciz Geldi

15.12.2009 15:13

 

Beş katlı apartmanın önünde duran üç araçtan resmi görevli oldukları tahmin edilen kişiler inerek üst katlara doğru hızlı adımlarla çıkmaya başladılar.

Apartmanın sahibi giriş katında oturmakta idi. İçeriye girenlerin sayısı ve görünümleri bir şeylerin ters gittiğini düşündürüyordu. Oturduğu daireden çıkıp üst katlara doğru ilerleyen yabancıları takip ederken zihninden bin bir türlü ihtimali geçirdi.

 “Gelenler kim olabilirdi? Polis mi, haciz görevlileri mi? “Hangi daireye çıkıyor olabilirlerdi?”

O sırada, beşinci katta oturmakta olan Neriman Hanım dışarıdan alışverişten dönmüş, apartmanın önündeki yabancı araçların varlığından şüphelenmiş, katları çıktıkça da endişelenmeye başlamıştır. Zira yaşlı anne ve babası misafirdir kendilerinde. İçinden, "Onlara  mı birşey oldu yoksa?” diye kötü ihtimaller geçirmektedir.

Davetsiz misafirler üçüncü katta dururlar. Az sonra da haciz memuru oldukları anlaşılır.

Neriman Hanım derin bir nefes alır, sevinir kendi adına ama bir yandan da üzülür komşusu adına.

Apartman sahibi Ruşen Bey de ulaşır üçüncü kata. Ne olduğunu anlamaya çalışır.

İnanılır gibi değildir. Kapısında haciz memurları bulunan dairede inşaat işleri ile meşgul, ekonomik durumu gayet iyi görünen Hasan Bey oturmaktadır. Altında, iyi marka ve son model bir araba hiç eksik olmaz. Üstelik bir yıllık kirayı da peşin ödemiştir.

Gelenler görevini yapar ve televizyon, buzdolabı gibi birkaç eşya “kaldırılır”.

Apartman sahibi Ruşen Bey evine döndüğünde eşi kaçınılmaz soruyu yöneltir: “Kime gelmişler?”

Ruşen Bey, “Üst kattaki kiracıya gelmişler” der.

Ruşen Beyin eşi Zekiye Hanım aynı gün yan apartmandaki hemşehrisi Fatma hanımla konuşurken, o da pencereden gördüğü “haciz operasyonu”nun hangi komşu ile ilgili olduğunu sorar.

Zekiye Fatma hanıma, “Beşinci katta oturan kiracıya gelmişler” cevabını verir.

İki gün sonra Fatma Hanım pencereden başını uzatmış, yan apartmanın beşince katında oturan komşusu Neriman Hanıma, “Geçmiş olsun komşu. Evinize haciz gelmiş. Çok üzüldüm” der.

Neriman Hanım şaşırmıştır, “Haciz bize değil, üçüncü kattaki komşulara geldi” açıklamasını yapar.

Fatma Hanım bilgiyi ev sahibi Ruşen Beyin eşinden aldığını söyleyerek özür diler.

Ruşen Beyin eşi Zekiye Hanım, kocasının verdiği “Üst kattaki komşu” cevabını doğrudan beşinci kat olarak yorumlamıştır.

Zekiye Hanım haksız da sayılmaz. Zira kısa bir süre önce beşinci katta oturan kiracı gelip ekonomik krizin işlerini çok etkilediğini, kiranın fazla geldiğini, daha düşük kira ile başka bir yere taşınma kararı aldıklarını söylemiş, Ruşen bey de, “Sizden iyi kiracı mı bulacağım” diyerek mevcut kiradan bir miktar indirim yapmıştır.

Kira indirimi sonrası beşinci kattaki kiracı taşınmaktan vazgeçer.

Zekiye Hanım, beşinci kattaki kiracılarını ziyaret ederek yanlış anladığı ve çevresini yanlış bilgilendirdiği için özür diler.

Zekiye hanımın yürüttüğü mantık çok da tutarsız değildir.

Haciz beşinci kattaki, kirayı ödemekte zorlanan apartman sakinine değil de son model araba sahibi ve bir yıllık kirasını peşin ödeyen komşuya mı gelecektir?

Hayata nereden baktığınız önemlidir. Oturduğu bodrum katın penceresinden sokağa bakan kişi mütemadiyen yürüyen insanlar görür gün içinde. Aynı sokağa gece baksa bazen tek tük yürüyen insanların karartısı, bazen de bir çöp bidonunu karıştıran kedileri görecektir.

Bir dağın zirvesinden baktığınızda geniş ufuklar, geniş ovalar, aşağılarda şırıl şırıl akan dereyi görürsünüz.

Bir gökdelenin üst katlarından yakaladığınız şehir manzarası ile sahilden baktığınızda görebildiğiniz kesiti ne kadar birbirinin yerine ikame edebilirsiniz.

Her bakışın bir değeri vardır elbette. Konumunuz ve durduğunuz yer bakışınızın sınırlarını, kıymetini ve derinliğini belirler.

Çoğu kişi kendi gördüğünü, tecrübe ettiklerini, dağarcığında taşıdığı bilgileri haddinden fazla önemser.

Oysa akıl akıldan üstündür. Aynı yerden bakan iki kişi farklı şeyler görebilirler. Zira bakış sahibinin geçmişi, göreceklerini belirler büyük ölçüde.

Siz gecenin alacakaranlığında bulunduğunuz noktadan sokak tabelasını okuyamazsınız da, aracınızdaki bir yakınınız sokağın adını bir çırpıda okuyuverir:“sonbahar sokak”.

Bir arkadaşımın uzun boylu oğlu, lise yıllarında yazılı sınavlarını kolayca atlattığını söylermiş babasına. Zira birkaç sıra ilerdeki arkadaşlarının kâğıdındaki cevapları bile okuyabilirmiş o. Çünkü gözleri kartal gözü gibi keskinmiş delikanlının.

Yorumlarımız bildiklerimiz, gördüklerimiz ve tecrübe ettiklerimizin çapı ve kalitesi ile sınırlıdır.

Bilginiz, görgünüz arttıkça, değirmende ağartmadığınız saçlarınızdaki aklanma alıp başını gittikçe, başınız olgun buğday başakları gibi eğilmelidir.

Olgunluğunuz arttıkça başkalarının fikirlerine daha fazla saygı duyarsınız ve her zaman sizin de yanılabilme ihtimalinizi düşünmeye başlarsınız.

Genç bir çift, yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırlarını asıyormuş. Kadın kocasına "Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor" demiş. Kocası bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.

Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.

Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış "Bak" demiş kocasına, "Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?'"

"Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim" diye cevap vermiş kocası.

Hayatta da böyle değil midir?

Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamaya başlamadan önce zihin durumumuza bakmak ve "iyi" olanı görmeye hazır olup olmadığımızı fark etmek güzel bir fikir olabilir.

 

Çoğu zaman görünen fotoğrafın ardında bambaşka bir hikâye vardır. O hikâyeler kendini sadece “merak edenlere” açarlar.

 

gumuslale@gmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2346 defa okunmuştur
Selam
Servet Bulut
Sevgili Recep Bey; hayat her şeye rağmen devam ediyor. Ufuk açıcı, olumlu yazılarınız için teşekkürler.
18 Aralık 2009 Cuma 09:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
sahtekarlar
ali toros
zaten piyasayı dolandıracak adam. daha lüks araba alır. kılık kıyafeti düzeltir. sonra dolandırır piyasayı.
17 Aralık 2009 Perşembe 17:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Bravo o kocaya
Halit Demir
O kocayi tebrik etmek lazım. Karısına bir ay iyi sabretmiş.
16 Aralık 2009 Çarşamba 00:42
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri