Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Mecalsiz Atın Yaşlı Binicisi Cindoruk

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Cindoruk DP’nin genel Başkanlığı için aday olduğunu ilan ettiği günden itibaren karşısına en çok çıkarılan soru “yaş”ına dair oldu.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Kanal D’de canlı olarak yayınlanan Genç Bakış adlı programın konuğu olan eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, üniversite öğrencilerinin sorularına cevap verdi. Cindoruk, bir öğrencinin “Siz kendi geleceğinize inanıyor musunuz ki Türkiye’nin geleceğine adaysınız?” sorusu üzerine, yaşın önemli bir faktör olmadığını söyleyerek şöyle devam etti:

“Ben diyorum ki ben de kendimi genç hissediyorum. Neden genç hissediyorum. Bu fikirler nedeniyle genç hissediyorum. Fizik olarak gençlerle birlikte, yaşlı genç ayrımı yapmadan aynı düşünceyi paylaşanların bir araya gelmesini istiyorum. Bunun yanlış bir tarafı yoktur. Aksine benim gibi tecrübeli insanların ortaya çıkması gençlerin iştahını artıracaktır.”

“At sahibine göre kişner!”

Ata bakılırsa durum iç açıcı değil. At zayıf ve mecalsiz. Bir önceki binicisi 29 Mart seçimleri için epeyce yordu onu.

Yeni binicisine bakılırsa o da ümit vaat etmiyor.

Kongre öncesi Süleyman Demirel delegeleri arayıp tek tek hepsinin “gözlerinden öpmüş”.

İşe de yaradı. Sonuç ortada.

 Eski Başbakan Tansu Çiller'in 'örtülü' destek verdiği Süleyman Soylu, Demirel'in desteklediği Hüsamettin Cindoruk, Mehmet Ali Bayar ve Ramazan Yazgan'ın aday olduğu DP'nin 5. Olağanüstü Büyük Kongresi dün Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi'nde yapıldı.

Seçimin ilk turunda 956 oy kullanıldı. 944 geçerli oydan Cindoruk 480, Soylu 448, Bayar 16 oy aldı. Yazgan’a ise oy çıkmadı. Adaylar salt çoğunluğu sağlayamadığı için ikinci tur oylama yapıldı. İkinci turda 927 geçerli oydan Cindoruk 535, Soylu 389, Bayar ise 3 oy aldı. Üçüncü tura geçilmeden önce Soylu ve Bayar adaylıktan çekildi. Üçüncü tura tek aday olarak giren Cindoruk 559 oy alarak DP'nin Genel Başkanı seçildi.

Halsiz, mecalsiz atın yeni binicisi siyasette ve binicilikte çok eski. Ama bu binicinin bir özelliği var. Hep ineceği atlara biniyor. Kısacası o bir emanetçi. Bu kez atını kime emanet edeceği bilinmez.

 Elini çabuk tutup yaşı ile ilgili tartışmaları başkaları başlatmadan önce kendisi espri ile geçiştirmeye çalışsa da 76 yaşında olması Cindoruk’un başını epeyce ağrıtacak.

Adaylığını açıkladığı konuşmalardan birinde, “Siyaset için gençlere ihtiyaç var, geldim” dedi gülerek. O güldü, izleyenler de güldü.

Cindoruk bu, geçmişte çok güldürdü bu milleti, yine güldürecektir. Seçildiği gün yaptığı ilk açıklamalarda CHP’den rol çaldı.

“Milli Görüş gömleğini çıkarmış olsalar da olmasalar da, milli yolsuzluk gömleğini giymişlerdir. Deniz Feneri'nden başlıyor başka alanlarda devam ediyor? Hadi gayrı gelin, parti ortada. Başka parti arayışına girmeyin. Bir yaşlı adam söylüyor bunları. Acaba söylediklerinde hakikat payı var mı? dediniz belki de. Mevlana’nın sözünü hatırlatıyorum, "Bir genç adam aynada bazı şeyleri göremez. Bir yaşlı adam bir tuğlada gerçekleri görebilir.”

Rol çalması Deniz Feneri konusuna girmesi ile ilgili.

Süleyman Soylu 29 Mart seçimlerine giderken bazı konuşmalarında “Deniz Feneri”ni gündeme getirmiş, bilgi sahibi olmadığı bir konuyu CHP ağzıyla konuşmuştu.  Genç bir tanıdığı, “Ne oluyor ağabey, siz de mi Deniz Feneri’ne vuracaksınız?” diye şaşkınlığını dile getirdiğinde ise, “Elbette. Çünkü bu iş siyaset!” demişti.

Bu sözler bize Deniz Feneri’nin isim babası, hikâyeci-yazar Mustafa Kutlu’nun “Huzursuz Bacak” kitabından etkileyici bir sahneyi hatırlattı. Hikâye kahramanının ağzından takip edelim:

“Çiseleyen yağmur altında uzun süre yürüdüm. Lanet yok, kahır yok, öfke yok, sadece ara sıra ‘Ne olacak bu memleketin hali’ diyorum. Şu yalama olmuş cümle iş­te.

Onu bir filmin unutulmaz sahneleri zihnimden silip attı. Marlon Brando'nun oynadığı "Baba" filmi. Yıllar geçti, sahneleri tam olarak hatırlayamıyorum, konuşmaları muhtemelen uyduruyorum. Filmi sanki yeniden çekiyorum.

Baba genç adamı düştüğü pislik kuyusundan çekip çı­karmıştır. Sıkı bir genç bu, baba onu seviyor. Oğlu Mayk ile aynı yaşta olmasalar bile Mayk onu bir ağa­bey gibi benimsiyor. Birlikte çok iş çeviriyor, çok var­talar atlatıyorlar.

Ve bir gün karşı çete bu adamı satın alıyor. Herkesin bir fiyatı vardır, değil mi?

Anlaşma babanın oğlunun kendi adamı tarafından öl­dürülmesi ve babada iyileşmesi mümkün olmayan bir yaranın açılması üzerine kurulmuştur. Adam Mayk'ı bir yere götürür. Mayk'ın adamdan şüp­helenmesi için hiçbir sebep yoktur. Yıllardır süren bir abi-kardeş ilişkisi.

Orada Mayk'ı tutar, bir sandalyeye bağlarlar. Mayk soran gözlerle ağabey dediği adama bakmaktadır.

- Hey, ne oluyor burada?

Adam donuk bir çehre ile elinde silah Mayk'a yaklaşır, omzunu tutar, bir mafya mensubunun anlayacağı dil­den konuşur:

Mayk, seni severim bilirsin, ama bu bir iş. Bu bir iş. Bu bir iş. Anla beni.

 Cindoruk, daha önce siyasilerin girdiği aynı çıkmaz sokağa ilk günden girdi. ANAP’ın genel başkanlığını yaptığı dönemin sonlarında Erkan Mumcu da TBMM’de partisinin grup toplantısında “Deniz Feneri”ni konuşmaya heveslenmişti. Bir defa konuştu. Sonra o konuşma için pişmanlık duyduğu söylenir.

Mumcu şimdi nerelerdedir? Ne işle meşguldür? Bilen var mı?

“Deniz Feneri” aleyhine konuşmak hiç kimseye yakışmadığı gibi CHP’ye de yakışmaz. Çünkü parti olarak onlar da cumhuriyetin ilk yıllarında yardım dağıtmışlar. Fakir fukaranın yanında olmaya çalışmışlar.

Milyonların gönlüne girmeyi bir türlü beceremeyen CHP’ye milyonların gönlünde taht kurmuş Deniz Feneri’ni küçük düşürmeye çalışmak yakışmasa da, vatandaşın bir kısmı için şaşırtıcı değildir. Zira İnönü dönemine dair, hafızalardaki kayıtların oluşturduğu toplumsal travmanın izleri henüz tamamıyla silinmemiştir.

(Travma dedim de aklıma geldi, Ali Bulaç da Deniz Feneri konusuna bu kelime ile girmişti. Doğan Grubu’nun hedefinde şu günlerde. Kendisine “geçmiş olsun” diyoruz. “Doğan Grubu bana karşı linç kampanyası başlattı” diyor. Kendisini en iyi Deniz Feneri ekibi anlar. Buradan, Ali Bulaç’ı destekliyor, linç başlatanları kınıyoruz.)

Deniz Feneri yetimlerin, öksüzlerin, dulların hamisidir, sembolüdür. Ona –hem de hak etmediği halde- vurmaya yeltenenlerin, -şayet akılları başlarında ise- tekrar tekrar düşünmelerinde fayda vardır.

Cindoruk daha koltuğuna bile oturmadan, ilk günden yanlış bir konu ve isabetsiz bir gündem ile çıkmış oldu vatandaşın karşısına.

O, yaşını başa kakanlara Hazreti Mevlana ile cevap vermişti. Biz de Hz.Mevlana ile uyaralım kendisini;

''Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım!''

 gumuslale@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3318 defa okunmuştur
Süleyman Soylu'ya dair
Recep Koçak
Saliha Hanım,ilginizden ötürü teşekkür ederim. Süleyman Soylu'nun kişiliğine dair herhangi bir yorum yapmıyorum. Deniz Feneri konusunu CHP'nin neden bu kadar gündemde tuttuğunu, nasıl,iftira ve karalama kampanyasının parçası haline geldiğini tahmin edebiliyoruz. Ama siyasi çizgi olarak CHP'ye zıt bir partinin, Deniz Feneri konusunu ele alırken daha dikkatli olması beklenir. Cindoruk'la Soylu'yu asla kıyaslamıyorum. Birbirlerine epeyce uzak anlayışlarda oldukların
20 Mayıs 2009 Çarşamba 14:20
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
AKP"ye yarar
Mahmut
Cindoruk ve Demirel yanlısı olan tüm sağ yanlı seçmen seçimlerde oylarını eksiksiz Chp'YE VERİYORLARDDI. Şimdi Demokrat partiye oylarını verecekler Bu şekilde CHP biraz oy kaybına uğrayacak Dp hayatta barajı aşamaz bu iş AKP' YE YARAR bÖYLE DAHA HAYIRLI OLDU...
19 Mayıs 2009 Salı 21:45
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Soyluyla kıyaslanmaz
Saliha Zengin
Recep Bey, Süleyman Soylu Deniz Fenerini siyaset icabı kullanmış olabilir ancak kendisi Cİndorukla kıyaslanamaycak kadar dürüst ve de Ergenekon karşıtı birisidir.
19 Mayıs 2009 Salı 04:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
CİNDORUK'UN ARKASINA BAK...
Ercan BİTİKÇİOĞLU
Bu herifleri üreten fabrikaya bakmak lazım. Zamanlama, seçilen kişiler ve saire, hep birer hazırlığın ürünüdür. Neden Cindoruk? Önümüzdeki günlerde bu adamın üzerinden ciddî ve büyük spekülasyonlar yapılacak. AKP bu adam vasıtasıyla yıpratılmak isteniyor! Cindoruk Ergenokon tarafından piyasaya sürüldüğüne göre hafife almamak lazım. Bütün pislikleri bir adam üzerinden yapar, sonra da onu çekerler...
18 Mayıs 2009 Pazartesi 16:09
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri