Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Sinirler Gergin

13 Nisan 2009 Pazartesi

İki araç İstanbul Maltepe’de karşı karşıya geliyor. Yol tartışması kavgaya dönüşüyor. Kavga sonunda genç bir adam bıçaklanarak öldürülüyor.

Dün akşam haberlerde görüntülerini izlediğimiz ama benzerleri ile son zamanlarda sürekli karşılaştığımız bu haber hepimize çok şey söylüyor.

Gideceği yere 5 dakika sonra varmaya razı olsa problem kökten çözülecek. Ama acelesi var adamın. Yüksek süratle yolda zikzaklar çizerek defalarca trafik ihlali yapıyor, çok sayıda sürücünün ile birlikte kendi hayatını da tehlikeye atıyor.

Nedir bu telaş? Nedendir bu acele? Bu sabırsızlığa sebep nedir?

Dünya ciddi bir ekonomik krizin etkisi altında.

Türkiye de bu krizden payına düşeni fazlası ile almış durumda. Faturalarını ödeyemeyen aile reisleri gergin.

Kiralarını aylardır veremedikleri için ev sahibi ile karşılaşmaktan kaçınan aileler mahcup.

Aylardır aradığı işi bir türlü bulamayan işsiz adamın sinirleri harap olmuş durumda.

Bu ülkenin kanaat önderleri, öğretmenler, anneler, babalar, parti liderleri gerginliği yatıştıracak mesajlar vermeli.

Akraba ve arkadaş çevremizde bulunan işsizlerin evlerinde nasıl büyük bir sıkıntının yaşanıyor olabileceğini merak edip onlarla yakından ilgilenmeliyiz.

Bugüne kadar işsiz akrabalarımızı ihmal etmiş, borçlu arkadaşımızın rahatlaması için yapabileceklerimizin çok azını ortaya koymuş olabiliriz.

Ama bugün epeyce bir vatandaşımız için bıçak kemiğe dayanmış görünüyor.

Bunu anlamak için bir günlük haberleri okumanız, izlemeniz fazlasıyla yeterlidir.

2002 yılı eylül ya da ekim ayında büyükşehir statüsünde bir ilimize gitmiştim. Bülent Ecevit hükümetinin son günleri idi ve 2001 ekonomik krizinin etkileri devam ediyordu.

Yaptığım görüşmede Sosyal Yardımlaşma Vakfı yetkilisine söz konusu ilimizde kaç fakir aile bulunduğunu sordum. Yetkili şunları söyledi:”Bizim il merkezimizde gerçek ihtiyaçlı 1500 aile var. Fakat Ankara’dan yardım dağıtımlarını artırmamız için talimat ve para geliyor. Kriterlerimizi rahatlattık ve 7500 aileye ulaştık.”

Devletin ilgili birimleri bugün de giderek artan gerginliği azaltacak destek çalışmalarına ağırlık, öncelik ve hız vermeli.

 Gecikmeden ulaştıracağınız bir ailenin birkaç günlük ekmek parası, bir ailenin bir aylık kirası ya da bir elektrik faturasını ödeyecek kadar destek büyük bir felaketi önlemiş olabilir.

Geçmişte yaşadığımız ekonomik krizleri derin yaralar almadan atlatabilmiştik.

Vatandaşın sokaklara dökülmeyişini, işyerlerinin yağmalanmamasını -benzer durumlarda büyük sosyal patlamaların görüldüğü ülkelerdeki örnekleri hatırladığımızda- sağlam aile yapımıza ve genlerimizde var olan dayanışma ruhuna bağlamıştık.

Bugün dünden bir fark var. Bu ülkede dayanışma ruhu birkaç oy fazla almak için bazı siyasi partilerce seçim çalışmaları boyunca hırpalandı.

Birkaç kuruş daha fazla kazanmak için bu ülkenin aynı zamanda işadamı bazı medya patronları bir yardım kuruluşu üzerinden aylarca linç kampanyası yürüttü.

O siyasiler ve medya patronları güven köprülerinin yıkılması anlamına gelen her hamlede, attıkları her adımda bu ülkenin sosyal yapısını, dayanışma ruhunu, yardımlaşma anlayışını da zedelediler, zayıflattılar.

CHP yönetimi partililerini öyle gerdi, öyle kışkırttı ki, İstanbul Kâğıthane’de, Karabük ve Ankara Polatlı’da Deniz Feneri Derneği yardım araçları saldırıya uğradı. Saldırganlar kendilerinin CHP’li olduklarını açıkça haykırmaktan çekinmediler.

32. Gün programında CHP’li bir şahıs Deniz Feneri yardımlarının azalmasına sebep oldukları için sevincini coşku ile dile getiriyor, “Oh olsun, çok mutluyuz” diyordu.

Bugünkü tablo ile kimse övünemez.

CHP Lideri Baykal seçim sonrasında gittiği Antalya’da yine Deniz Feneri’ni konuşmuş. CHP’li yetkililer Deniz Feneri üzerinden prim yapma gayretinden artık vazgeçip ülkemizdeki gerginliğin azalmasına hizmet etmeliler.

Gerginlikten sadece sınırlı bir çevre, bir dernek zarar görmez. Bütün bir ülke, sosyal dokumuz ve geleceğimiz bu sorumsuz çıkışlardan olumsuz etkilenir.

Ülkemizin huzur ve güveni için hepimizin yapabileceği işler vardır. Devlet, sivil toplum kuruluşları ve kişiler üzerine düşeni yapmalı ve ekonomik sıkıntıdan her an patlama noktasına doğru ilerleyen ailelerimize kol kanat gerilmeli.

Genel gergin atmosferin devamı ya da daha da çekilmez hale gelmesine kimse katkı sağlamamalı. Bunu yapan herkes, kendisinin de soluduğu atmosferin oksijenini azaltmış olacaktır.

gumuslale@gmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2386 defa okunmuştur
Ben recep beye katılıyorum
Hamiyet
yazı gerçekden çok anlamlı tekrar teşekkür ederiz yazarımıza
20 Nisan 2009 Pazartesi 11:59
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
BALIK TUTMAK
Ramazan Ercan
Arkadaşın samimi olduğundan şüphem yok ama küçük bir hatırlatma da ben yapayım müsaadenizle... Siz hiç balık tutmaya gittiniz mi? Ben bir zamanlar gittim fakat sonra (vicdanen) rahatsızlık duyup bıraktım. Neyse. Balık tutmak için de ayakta duracak kadar enerjiye ihtiyaç var. Deniz Feneri bir olta bile alamayacak, ayakta durmaya mecali kalmamış insanlara yardım ediyor. Gidin ziyaret edin yerinde görüp inceleyin hak vereceksiniz.
16 Nisan 2009 Perşembe 08:27
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Sosyal Dönüşüm Projeleri
Recep Koçak
Cesarettin Bey, ilginiz için teşekkür ederim. Deniz Feneri Derneği 1998 yılından beri yardım işini profesyonel bir anlayışla ama gönüllülük esasını yitirmeden "ciddiyetle" yapan bir sivil toplum kuruluşumuz. Türkiye'nin gitmedik yerini bırakmadığı gibi dünyanın 47 ülkesinde de yardım organizasyonları yaptı.Deniz Feneri'nin "balık tutmayı öğreten" çok sayıda sosyal dönüşüm projesi var. Bilgi için:www.denizfeneri.org.tr
15 Nisan 2009 Çarşamba 15:48
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Balık ne olacak
Cesarettin Alptekin
Recep Bey, Tamam yardım kuruluşları olsun ancak meşhur çin atasözünü nereye koyacağız? Ne diyordu Çinliler? İnsanlara balık yemesini değil tutmasını öğretin
14 Nisan 2009 Salı 20:35
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Baykal okusun
Selahattin Namlu
Recep Bey, Bu yazınızı başta Baykal ve diğer CEHAPE yetkililerine ulaştırın. Deniz fenerinin zayıflamaısna sevinene bu güruh Allah korusun yarın açlıktan millet birbirini kırsa o zaman da sevinir.
14 Nisan 2009 Salı 05:27
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri