Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Tayyib’in Kabir Taşı

23 Eylül 2011 Cuma

12 Haziran 2011 referandumundan kısa bir süre sonra görüştüğüm kadim dostum, Zahidiye Camii İmam Hatibi Nizameddin Coşkun Hoca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili gördüğü bir rüyayı anlattı.

Rüyayı dinledikten sonra, “Hayrolsun. Başbakan okuduğunuz beyitleri kendisine ulaştırmanızı istemiş. Rüyanızı yazıp bana verirseniz dolaylı yoldan da olsa ulaştırırız” dedim.

Dostum, “Tamam. Rüyamı yazar veririm size” dedi. Ama rüyanın, gören kişi tarafından kâğıda aktarılmış halini geçen hafta ancak elde edebildim.

Başbakan’ın yüksek morale ihtiyaç duyduğu bir zamanda aşağıda anlatılanların ilaç gibi geleceğini düşündüğümden doğrudan muhatabı rüyayı gören ve rüyanın başkahramanı olmakla birilikte, okuyanların da istifade edeceğine olan inancımdan ortak hafızaya havale ediyorum:

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı 12 Haziran seçimlerinden sonra gördüğüm rüya.

Tayyip Bey balkonumsu bir yerden halka hitap ediyor. Ancak orada ben de dizlerimi kırmış sırt üstü yatarken; Başbakan’a “Siz bizlerden çok yoruluyorsunuz. Sırtınızı dizlerime dayanarak konuşursanız daha rahat edersiniz” diyorum. Arkasından bir grupla beraber sofraya oturuyoruz. O da etrafındakilere yemek ikram ederken, bir tabakta bana ikram ediyor, “Hemşehrim sende ye” diye bana uzatınca ben de ona, “Sadece hemşehriniz değil başka yerlerden de tanışıyoruz “ diyorum. 1982 yılında Tuzla Piyade Okulundaki taburlarımız farklı olsa da askeri birlikteliğimizi hatırlatıyorum. Sonra da kendilerine, “Siz mitinglerde çok güzel beyitler okuyorsunuz. Ben de sizlere lise yıllarında edebiyat dersinden hatırlayacağınız Namık Kemal’e ait bir dörtlük göndermeyi arzuladım ancak ulaşamadığım için gönderemedim” deyince, “Bana Amerika’dan bile ulaşıyorlar sen nasıl ulaşamadın?” diye sitem ediyor. Arkasından “neymiş o dörtlük” diye sorunca ben Namık Kemal’in o dörtlüğünü okuyorum;

“Musırrım, sabitim, tâ can verince halka hizmette
Fedakârın kalır ezkârı dâim kalb-i millette;
Denir bir gün gelir de sâye-i feyz-i hamiyette
Kemâl'in seng-i kabri kalmadıysa nâmı kalmıştır.”

 

Bu dörtlüğü okuduktan sonra, “Beyitin son satırını ‘Tayyib’in seng-i kabri kalmadıysa namı kalmıştır’ diye değiştirebiliriz” diyorum.

O da bu beyitlerden hoşnut oluyor ki yanındakilere “Bu dörtlüğü kayda geçin” diye talimat veriyor.

(Seng-i Kabir: Kabir Taşı)

 

Bu vesileyle Namık Kemal’in başka bir şiirini de hatırlayalım:

 

Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi
Kıralım hail ise azmimize ten kafesi
İnledikçe eleminden vatanın her nefesi
Gelin imdada diyor bak budur Allah sesi

Bize gayret yakışır merhamet Allah'ındır
Hükm-i ati ne fakirin ne şehinşahındır
Dinle feryadını kim terceme-i ahındır
İnledikçe ne diyor bak vatanın her nefesi

Mahv eder kendini bülbül bile hürriyet içün
Çekilir mi bu bela alem-i pür-mihnet içün
Din içün devlet içün can çekişen millet içün
Azme hail mi olurmuş bu çürük ten kafesi

Memleket bitti yine bitmedi hala sen ben
Bize bu hal ile bizden büyük olmaz düşman
Dest-i adadayız Allah içün ey ehl-i vatan
Yetişir terk edelim gayri heva vü hevesi

 

gumuslale@gmail.com 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4168 defa okunmuştur
Eleştiri..
Bir ihvan..
Okuduğum yazıların altındaki yorumlara da bakıyorum. Belki başka bir taraftan bakarlar konuya ben de istifade ederim diyorum. Bazan da hiç düşünmeden damdan düşercesine yorum yapanlar oluyor. İskenderpaşa Allahtan dolayı sevginin adresidir. Esad Coşan gibi dünyaya sevgi mesajları yollayan mübarek sevimli bir hocaefendinin alaeme seslendiği bir mekandır.Bu kardeşimiz adını iskenderpaşalı koymuş ama ruhundan habersiz mi acep. Bu yazıda nevar ki bir sevgi ifadesi..halkın sevdiği başbakanı..o başbakanı hakkında güzel rüyalar gören başkaları da var.Recep bey oraya sade bir vatandaşın rüyasını yazmış..İskenderpaşalı kardeşimize teessüf ettik doğrusu..
11 Şubat 2012 Cumartesi 09:29
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
elinize sağlık recep bey
Ersin Tepeli
s.a Recep Bey yazınızı her zamanki gibi beğenerek okudum elinize yüreğinize sağlık...yağcılık yazan arkadaşın yorumunu okudum ve iskederpaşalı yazdığı için adına çok üzüldüm çünkü bu kadar basit anlamsız ve gereksiz cümleler kurucak biri iskenderpaşanın ruhunu anlamamıştır kendisine ALLAH ıslah etsin demekden başka birşey gelmiyor elimden..yeni yazınızı şimdi gördüm birazdan onuda okuyacağım...hayırlı günler
28 Eylül 2011 Çarşamba 09:26
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
"Mümin müminin aynasıdır"
Recep Koçak
Herkes kendine yakışanı söyler, yazar, konuşur. Beni azıcık tanıyanlar adı gibi bilir ki, defterimde o dediğiniz karakterden hiç olmadı, inşaallah hiç olmayacak. Bu seviyesiz yakıştırmayı yapan kişi kendi geçmişini dikkatle gözden geçirmeli. Kimlere o dediği seviyesizliği yapmış. Meşhur bir söz vardır; "Kişi herkesi kendisi gibi zanneder!"
27 Eylül 2011 Salı 20:25
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yağcılık
iskenderpaşalı
yalakalığn bu kadarı da olmaz.... not bu yazıyı yayınlıcağını zannetmem ama görelim be kadar kendini biliyorsun..
27 Eylül 2011 Salı 10:50
Beğendim (0)Beğenmedim (4)
YORUMUN DEVAMI
VE BİR GÜN UZATILIR BOYLU BOYUNCA
R. A
VE BİR GÜN UZATILIR BOYLU BOYUNCA MUSALLA TAŞINA VE BİR DE TAŞ DİKİLİR BAŞINA O taştır insan oğlundan baki üstünde bir tarih bir yazı ve bir de HÜVEL BAKİ.
26 Eylül 2011 Pazartesi 21:58
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri