Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Üç Noktanın Söylediği

09 Haziran 2011 Perşembe

Bazı kitaplar, bazı yazılar, kimi insanlar öyle derin iz bırakır ki hafızanızda, yıllar geçer siz onları unutamazsınız. Unutmak istemezsiniz de.

Ahmet Turan Alkan’ın “Üç Noktanın Söylediği” kitabını, yayınlandığı aylarda okumuştum. O yıllarda AKRA FM’de hazırlayıp sunduğum gece programımda kitaptan bahsettim, kitaba adını veren kısa ama unutulmaz hikayeyi dinleyicilerle paylaştım.

Hatta bir programda dinleyicilere unutamadıkları çocukluk hatıralarını sormuştum. Genç bir dinleyicim babası ya da dedesinin askerlik yıllarından bir hatırayı anlatarak katılmıştı programa.

Asker, gönderdiği mektupların çevresine çarpı işaretleri ya da yıldızlar koyuyormuş. Onların ne anlam geldiğini ise izne geldiğinde anlatmış eşine. Bu hatıra ile A. Turan Alkan’ın yazısındaki hikayenin benzerliği dikkatimi çekmişti.

Yıllar geçti o hikaye, ilk günkü canlılığı ve okuduğumda hissettiğim güzel duygularla belleğimdeki özel yerini koruyor.

Bu sabah Bizim Radyo’dan Aysun Bilge’nin hazırlayıp sunduğu “Hayat Ağacı” programını dinlerken yıllar önceye gittim. Bilge, “Üç Noktanın Söylediği”ni anlattı. Bu güzel hikayeyi sizlerle de paylaşmanın vakti geldiğini düşündüm.

Neredeyse 24 saat siyaset konuşulan bu günlerde, 12 Haziran’da oyların hangi partilere verileceği vatandaşların tamamına yakını için artık belli. Siyaset konuşup siyaset dinlemekten yorulanlar için küçük bir parantez açıp A. Turan Alkan’ın kulaklarını çınlatalım;

 ...

“O, bunu biliyordu. Askere giderken eşiyle son kere yalnız kaldığında demişti ki, "Eve gönderdiğim her mektubun sonuna üç tane nokta koyacağım; üç tane nokta... O üç nokta senin içindir, anladın değil mi?"

Hiç anlaşılmaz mıydı? Eski askerliklerin uzun yıllarında, derbeder fasılalarla eve gönderilen her mektubun sonunda hep o üç nokta vardı.

Analar, babalar, teyzeler, amcalar, komşular ve tanıdıkları hatırlarının sorulmasına memnun oluyorlar, dualar gönderiyorlar ama mektubun sonundaki o üç noktaya hiç mi hiç dikkat etmiyorlardı.

"Üç nokta"nın muhattabı ise her defasında bir öncekinden leziz hasret ve aşk cümleleri okuyordu. Hiçbir edibin o güne kadar kaleme almaya muvaffak olamadığı güzellikteki aşk mektupları, üç noktanın içindeki daracık mekanda, her defasında ter-u taze sevgi kelimeleriyle uzun yolculuklar ediyor, günlerce kayınbabanın emekli cüzdanında, kayınvalidenin En'am cüzünün arasında bir muska ihtimamı ile gezdirildikten sonra lütuf kabilinden gelin hanıma da gösteriliyordu. Onun mektupta yazılanlara aldırış ettiği yoktu; son satırın sonundaki üç noktayı arıyor, buluyor, okuyor, taze havadisler ve mahrem sevgi sözlerini deşifre ediyor ve daima, o üç noktayı buğulanmış gözlerinden süzdüğü üç damla gözyaşı ile yıkıyordu.

Seneler, seneler sonra, bütün sözlerin mahremiyet yaşmağını yırtıp, üryan tekilliklere düştüğü bir gün, yüreğinın tam üzerinde sakladığı son mektubu çıkarıp sonundaki üç noktayı okşarcasına seyrederek sevgilisine şöyle demişti:

- Sahi Ahmet Bey, ne güzel mektuplar yazardın eskiden ?”

(Ahmet Turan Alkan, Üç Noktanın Söylediği)

gumuslale@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 8870 defa okunmuştur
Teşekkür
Mesut DOĞAN
Sizin bu konularda ne kadar duyarlı ve hassas bir insan olduğunuzu, vefa duygunuzu her zaman muhafaza ettiğinizi en yakından bilenlerdenim. Derin sessizliğinizden, olmayacak bir mana vehmetmiş olabilirim. Sizi üzmek istemezdim özür dilerim. Duyarlılığınız için de özellikle teşekkür ederim. Biz de sizlerden çok şeyler öğrendik ve size olan 'vefa'mızı ömrümüz boyunca muhafaza etmek istiyoruz. Hassasiyetimiz biraz da bu yüzden. Yakın dostlarla istişare edilerek yazılmış bir yorumdu çünkü. Sizi seviyoruz Recep Abi.
11 Haziran 2011 Cumartesi 21:22
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
dünümüzle bir bütünüz
Recep Koçak
Sevgili Mesut, acele ile yazdığım aşağıdaki notta söyleyeceklerim eksik kalmıştı. Özgeçmişimi okuyanların farkedeceği gibi Rabbim bana dün güzel günler yaşattı, bugünlerime de şükrediyorum. Lütuf ve ikramlarına garketti, severek yaptığım nezih işler ve meşguliyetler ihsan etti. Bugüne kadar yaşadığım her günü çok önemsiyorum, şükründen aciz olduğumu biliyorum. Yazılarımın arasına hatıra notları serpiştirmem, genç nesillerin de yaşanan o güzelliklere dair bilgisi, bir fikri olmasını arzu etmemdendir. Büyüklerimizi anmakla yazılarımı ziynetlendirdiğimi düşünüyorum. Bir şair Efendimiz s.a.s için böyle bir benzetme yapıyordu. Bugün neler düşündüğünü önemsediğimiz kişilerin düne gönderme yapmaları, şahsen benim çok sevdiğim bir anlatım dilidir. Bir programda Hayreddin Karaman Hoca'yı dinlerken, anlattığı hatıralardan o kadar çok istifade ettim ki içimden, "Keşke bunları yazsa da okusak, bunca tecrübe gelecek nesillere aktarılmış olsa" diye geçirdim. Konuşma bitmeden Hoca müjdeyi verdi.
11 Haziran 2011 Cumartesi 18:51
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
haksızlık etmeyelim
Recep Koçak
Sevgili Mesut, yorumunu şimdi gördüm. Yeni yazımı ekledikten bbirkaç saniye sonra. Beğenirsin, beğenmezsin, bilemem. Ama Nazif Gürdoğan Hoca'ya haksızlık etmeyelim. O kendince hizmetini yapmakta. O, okuyan, yazan, düşünen bir neslin yetişmesi için kendi yapında epey bir gayret gösteriyor. Ama herkesin bütün olaylara tam da bizim baktığımız gibi bakmak gibi bir mecburiyeti yoktur.
11 Haziran 2011 Cumartesi 12:22
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Nostalji güzel şey de...
Mesut DOĞAN
Recep Abi, nostalji güzel şey de, biz bugünü yaşıyoruz ve bugün yaşadıklarımızdan, bugünkü tutum ve davranışlarımızdan sorumluyuz. Yıllar yılı bir Ersin Nafiz imanımızı gevretti zaten, bir de siz bunu yapmayın (analitik bakıştaki yazınıza atfen.) !!! En azından size yakışan sadelikte bir analiz beklerdik, Alimlerin kendi nefislerinden bir şey söylemeyeceklerini belirtmenizi isterdik.
11 Haziran 2011 Cumartesi 11:55
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri