Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Yük Taşıdıkça Ağırlaşır

07.12.2009 16:50

İlkokul yıllarımda köyden şehre, şehirden köye gidip dönmenin türlü zahmeti vardı.

Şehirden köye dönerken bir otobüs ya da kamyonla jandarma karakoluna kadar gider, orada iner, sonra da yolun geri kalan beş kilometrelik kısmını yürürdük.

Şehirden alınmış, çay, şeker, gaz yağı, kibrit gibi temel ihtiyaç malzemelerinin taşınması zor olduğundan eşeklerin beden gücünden yararlanılırdı.

 Şehre giden yakınlarımızı karşılamak üzere “Karakola eşek götürmek” diye tanımladığımız bir işimiz vardı. Bu işi yapmayı çocuklar çok severdi. Zira şehirden gelen yakınımız şeker, somun ekmeği gibi yiyecek bir şeyleri mutlaka getirir, karakol önündeki ilk karşılaşmada da zahmetimizin ödülü olarak bize ikramda bulunurdu.

Babamın beş kilometrelik yolu elinde yükleriyle birlikte defalarca nasıl tamamladığını hatırlıyorum. Göç Yolu denilen yolun dağın sarp yamaçlarına denk düşen kısmında babam çok zorlanıyordu belki ama yine de yokuşu dinlene dinlene çıkmasını biliyordu. Elindeki ağır sepetleri taşırken arada bir durup dinlendiğini, bana ise, “devam et” dediğini hayal meyal hatırlıyorum. Ben küçüktüm ve elim boştu. Babam, benim sadece yürümekle yorulacağımı düşünememiş olmalıydı. O, iki üç defa konaklayıp, “Sen yürü, devam et” deyince sinirlenmişim, “Yürü, yürü.. Kendin dinleniyorsun, bana yürü diyorsun” diye çıkışmışım. Bu sahneyi unutmaz, yıllar boyu anlatıp gülerdi rahmetli.

Aşağıdaki hikâyeyi okuyunca babamın yükünü ve benim yaya halimle yorulup ona isyanımı hatırladım. Yaşadığımız müddetçe yükümüz eksik olmayacak. Yük taşımanın bir yolu yordamı olmalı.

Bakalım hikayemiz bize ne söyleyecek?..

Hamalsan iki şey önemli oluyor senin için: Yük ve yol...

 Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi aşabilirsen, ücret mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun! Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık.

 İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği. Diyordum ki içimden, "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!"

 Nitekim çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!” 

"Ne molası”, dedim ona hayretle. “Ben daha terlemedim!”

Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canım sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında...

 "Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım...

 Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım...

 Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü.

 Kafamın içinde uçuşan kara karasinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim.

 Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım.

 Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; "Hadi kalk”, dedi. “Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir süre sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana.

 "Ben yılların hamalıyım”, dedi ve devam etti: “Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda. Hâlbuki bizim işimiz, bir yükü taşımak, altında ezilmek değil! Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır.”

Sen de kafanın içinde sakın yük taşıma. Akşamları bırak ve hafifle. Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü.

Bizim işimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi, taşıdıklarımızı bekleyenler var.

Gerçek şu ki, hepimiz şu hayatın hamallarıyız. Yüklerimizi en doğru şekilde yarınlara taşımamız gerekiyor.

gumuslale@gmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2752 defa okunmuştur
atın ölümü arpadan olsun
hasan battal
ahmet mekki bey nasıl yorum takip ediyorsunuz anlamadım daha bu siteye ikinci yazışım.suan ki yazıda üçüncü oluyor.sapla samanı karıştıran ben degil sizsiniz.benim kimseyle alıp veremedigim yok artı receb beyin avkatımısınız herhalde kendine haklayacak bilgi ve birikimi vardır sizi ne oluyor anlamadım.herkesin dili var dimi o zaman suandan itibaren herkes kendi işine baksın burası demeokratik bir ülke kimseye hakaret derecesinde bir şey söylemiyoruz.sen sus gözlerin konuşsun
08 Aralık 2009 Salı 17:46
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Battal'a
Ahmet Mekki
Battal bey, Yorumlarınızı epeydşr takip ediyorum. Elma ile armutu karıştırma yarışmasında liderliğe oynuyosunuz. Recep Bey ile ne alıp veremediğiniz var onu da bilmiyoruz ancak Recep Bey tüm insanlığı ilhgilendiren çok anlamlı bir yazı yazmış ki bu bir siyasi yazı da değildir. Lütfen varsa söyleyeceğiniz birşey, konuyla alakalı olsun. Aksi halde habername yöneticileri öyle tahmin ediyorumki yakında sizi çok sevdiğiniz çöple saman yarışmasıan göndereceklerdir. Selamlar Selamlar
07 Aralık 2009 Pazartesi 21:19
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
bittik
hasan battal
beyfendi yükünüzü bırakın demişsiniz.bizim bu akp yüzünden uykularımız kacıyor. borctan harcan bittik tükendik nasıl bir yük bırakmayı düşüne biliriz .tabiki siz yandaşı oldugunuz bir partinin deniz feneri etrafında bir yük altında oldugunu düşünemeyiz.milletin karnını doyuracak hali yok sadece yük kavramını bu anlamda söylemediginizi farkındayım.ama ben bu tarafından bakıyorum suan,bu millet ac sizin bir sorununuz yok ama artık kanburumuz cıktı sayenizde ,kesme bıyıgı koyveren dindar takılıyor durmadan kan emiciler cogalıyor.keyfiniz yerinde allah bozmasın halinize teşekkürler beyfendi .bu aclıgımızı hükemete iletirsiniz işallah kanallarınız aracılıgla
07 Aralık 2009 Pazartesi 20:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri