Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Reşat Nuri EROL

Kazıklı PARA!

10 Ağustos 2010 Salı

Bundan önceki 'iki haber, iki yorum' başlıklı kısa yazımda, iyi gibi görünen 'kötü' bir haberden söz etmiştim; haberin özü ve özeti şöyle: Türk bankacılık tarihinde böyle 'KÂR' görülmedi! Türk bankacılık tarihinin en yüksek 6 aylık kâr rakamı elde edildi!

Yorumun özü ve özetine gelince: 'FAİZ'i tanımlarken dedik ki; "Bir taraf 'ZARAR' ediyorken, diğer taraf 'KÂR' ediyorsa, işte bu 'FAİZ'dir... Faizli bankalar 'kâr patlaması' yaşarken, 'zarar' eden kim? HALK!

Bankalar halkı sömürürken ana araçları ne?

PARA!

Faizli para!

Karşılığı olmayan para!

Yani cebimizdeki kâğıt kazık PARA!

 

İlk alışverişler karşılıklı 'mal mübadelesi' ile yapılmış... İlk parayı Lidyalılar icad etmiş... İlk para 'altın' ile 'gümüş' (ve 'bakır') olmuş; hâlâ öyle olmaya devam ediyor...

Altın ve diğer madenlerin para olarak dolaşımı zor olunca, karşılığında kâğıttan 'senetler' çıktı. Sonunda olan oldu, karşılığı olmayan yani karşılıksız senetler hâkimiyeti ele geçirdi. İşte, bugün hem 'karşılıksız' hem de 'faizli' bu senetlerin adına 'PARA' diyoruz!

Meselenin özü, özeti ve aslı şöyle: Artık altın karşılığı 'para' basılmıyor, karşılığı olmadan basılıyor; yani cebimizdeki veya bankamızdaki kâğıt parçalarının karşılığı olmadığından dolayı aslında hiçbir değeri yok! Sadece kendi kendimizi 'paramız var' diye aldatıyoruz! Birileri (onları biliyorsunuz) kâğıt parçalarını renklendirip bize 'para' diye (hem de üstüne bir de 'faiz' alarak) bize yutturuyor, yani kazıklamaya devam ediyor!..

Bu aldatmaca, kandırmaca ve kazıklama ne zamana kadar devam eder?

Biz uyanıp karşılığı olan gerçek parayı tedavüle sokuncaya kadar.

 

Bu yazı, 'kısa bir yazı' olsun diye yazılmaya başlandı. Önceki kısa yazıda bu 'faizli para/banka düzeni' üzerinden nasıl kazıklandığımızı, -daha önceki nice yazımda olduğu üzere,- kısaca yazıp hatırlattım.

Bu köşede konu ile ilgili yüzlerce 'nasihat' etmesine ettim de, 'faizli paraya dayalı zalim sömürü düzeni' devam ettiğine göre; demek ki bugüne kadar yaşananlar hiç de 'musibet' değilmiş!

O halde; 'bir musibet'in, kim bilir belki de 'TUFAN' seviyesinde 'okkalı bir musibet'in 'binlerce nasihat' yerine geçeceği güne veya günlere kadar beklemeye yani 'karşılıksız faizli ve de kazıklı kâğıt para düzeni/sistemi' ile sömürülüp kazıklanmaya devam!..

Bugünlük kısa kestim!

Anlayanlara ve arif olanlara bu kadarı da yeter!

Belki bir başka yazı ile anlayıp uyanmayanları uyarmaya devam ederim...

Bu yazı toplam 2178 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri