Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Reşat Nuri EROL

Sömürenler ve işbirlikçilerin sonu

08 Kasım 2010 Pazartesi

Ne olur? "Yaşlanan sistem" ömrünü tamamlamış olduğundan bir şekilde devre dışı kalır ve atılıp gider, yerine "yeni bir sistem" gelir, "yeni bir düzen" gelir.

Bizim yeni bir "sistem", yeni bir "düzen" olarak önerdiğimiz "Adil Düzen" nedir?

"Adil Düzen" insanlığın "tarım uygarlığı"ndan "sanayi uygarlığı"na geçme düzenidir. Batı dünyası sanayide inkılap yaptı, gelişmiş ekonomiyi sanayide oluşturdu ama tarımda henüz gelişmiş ekonomileri oluşturamadı.

Tekel merkezî sistemde tarım gelişmez, gelişemez. Tarımın, tarlanın, toprağın ayağına gitmek gerekmektedir. Tarımda "hükmedici" değil, "hizmet edici" olunacaktır. Tarımda verim emekle orantılı değildir. Tarımda şartlar sanayideki gibi birbirine benzemez. Her tarım arazisinin kendine özgü özellikleri ve şartları vardır. O şartları bilmeyen ve onlara uyum sağlayamayanlar tarımda başarılı olamazlar. Nitekim olamıyorlar...

***

O halde "yeni düzen"de, "yeni medeniyet"te, insanlığın geçiş yapmakta olduğu "yeni bir çağ"da "sanayi"nin yanında "tarım"ı da geliştirmemiz gerekir.

Bu da ancak adil bir düzen ve o düzendeki "selem sistemi" ile mümkündür.

Meselenin anlaşılırlığını biraz daha açalım: Bu sistemi gerçekleştirmek için yeni ve çağın şartlarına uygun bir "hukuk sistemi" ile yeni bir "yönetim sistemi" gerekmektedir. Birkaç bin yıllık "tarım dönemi hukuku" yani "Nuh Nebi'den kalma hukuk sistemi" ile "sanayi ve bilgi/sayar çağı"nın sorunlarını çözemezsiniz... Türkiye'de olduğu gibi; anayasa çoğunluğunuz olsa bile, "yeni bir anayasa" yapmayı beceremezsiniz, bocalar durursunuz...

Bize göre bu beceriksizlik ve bocalamaların çare ve çözümleri vardır.

Hukuk sistemi için bk.: Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI...

Yönetim sistemi için bk.: ADİL DÜZEN ve ADİL EKONOMİK DÜZEN...

***

"Kur'an" ve Kur'an'ın çağın idrak seviyesine göre anlaşılmasını kolaylaştıran "müsbet ilimler" bize işte bunları öğretiyor.

Millî Görüş liderimiz ve önderimiz diyor ki: "İman var, her şey var."

İman edenler, Allah'ın inzâl ettiklerine uyanlar, sosyal evrime ayak uyduranlar, beşikten mezara kadar Kur'an ve ilim üzerinde çalışanlar evrimleşiyorlar...

Tekel sömürü sermayesi (ve onunla birlikte hareket eden işbirlikçiler), sömürüsünü devam ettirmek için küfründe direniyor, dünyanın ve insanlığın sosyal evrimine karşı çıkıyor. Oysa sosyal evrimi ve bu yöndeki gelişmeleri  durdurmak mümkün değildir.

Tekel sömürü sermayesinin yapacağı bir iş vardır: "Faizli kapitalist sistem"i terk edecek ve "faizsiz ortaklık sistemi"ne geçecek; "karşılıksız para" basımını ve ihracını sonlandıracak, insanları sömürme hakkı olduğu şeklindeki inanışına son verecek.

Böyle yaparsa varlığını devam ettirecek; aksi halde eskiyen zalim düzen/sistem ile birlikte kendisi de yok olup gidecek.

***

Soru: Sadece sömürü sermayesi mi yok olacak? Cevap: Hayır?

Sömürü sermayesi ile birlikte hareket eden, onunla işbirliği yapan veya onun peşinden gidenler de yok olacak, yapıp ettikleri dünya ve âhirette boşa gidecektir...

Onlar kendilerini biliyorlar ama biz bilmeyenler için hatırlatalım: Onlar "Millî Görüş gömleğini çıkaranlar" ile "Adil Düzen ceketini hiç giymeyenler"dir...

***

Bâtıl yollarda olanlar sömürürler...

Hakka tâbi olanlar ise sömürmez, hizmet ederler...

Peygamberler sisteminde olanlar sömürmezler, sadece hizmet ederler...

Vesselâm mea'd-duâ, duâ, duâ...

Bu yazı toplam 2194 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri