Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Reşat Nuri EROL

Sosyal devlet

02 Kasım 2010 Salı

Bir an için hayal edelim: Öyle bir ülkede yaşıyorsunuz ki, orada sadece "para" derdiyle çalışmanıza gerek yok, "topluluk" gerçekten "sosyal topluluk" olmuş, "devlet" de sözde değil gerçekten "sosyal devlet" olmuş ve sizin hayatınızı garanti etmiş.

Ne demek istediğimi, başından geçen ve yaşanan bir olayı hocamın anlatımıyla aktarayım: "Dün, lise talebesi iken yakın dost olduğum ama uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım geldi. Kendisi benden üç-dört yaş büyük, yani epey yaşlı. Kırk sene önce birisine yardıncı olmak üzere bir ortaklık kurmuştuk. Ben ona .... lira ile katılmıştım, bir yer almıştık. O yerimiz imar vermediklerinden hâlâ duruyor! Arkadaşım hastalanmış, hastahanelere düşmüş... Hastalık sebebiyle her şeyini yitirmiş olduğundan, kırk sene önce verdiği .... lirasını almak için geldi; ne yazık ki ben o zamanın .... lirasını verme imkanına sahip değilim."

İşte, "sosyal güvencesi olmayan insanlar" bugün böyle yaşıyorlar. Güya "sosyal güvenlik" var, güya anayasamızda "sosyal devlet" söz olarak var ama mekanizması yok! Özel hastahanelerdeki gariban hastalar "can" derdinden çok "para" derdine düşmüş!!!

İşte, biz böylesine "dünya cehennemi" olan bir "zalim dünya düzeni" istemiyoruz.


Devlet sözde değil özde ve gerçekten "Sosyal Devlet" olmalıdır. Para ile tedavi yasaklanmalıdır. Madem ki özel hastahanelere izin verildi. Devlet hastahaneleri kendisi yapsın, doktorlara versin. Devlet ilacını bedava versin. Devlet elektrik ve ısıtma masraflarını karşılıksız versin. Herkes bir doktora bağlansın ve onların sayısı kadar onlara para verilsin. İnsanlar "hastalık ağrısı" çekerken bir de "para ağrısı" çekmesin.

Taraflar arasında niza olduğu zaman "hakemler" devreye girsin ve tarafların sorunları hemen çözülsün. İnsanlar onlarca yıl "Adalet Sarayı!" denilen mahkemelerde onlarca yıl adaletin gecikmesinin sebebiyet verdiği adaletsizlik sebebiyle sürünmesinler; ayrıca adaletin gerçekleşmesi için bir bedel ödemek durumunda olmasınlar.

Herkesin yeryüzünün sahibi olmaktan dolayı asgari bir "kira payı" olsun. İşte, sözünü ettiğimiz o "Sosyal Devlet"in masrafları kişiler için bu kira hakkından temin edilsin. Yani bu dünya insanlar için "cehennem gibi değil, "cennet gibi" olsun.

Hastalık ve ölüm önlenemez, insanlar arasında niza olmadan geçecek bir hayat düşünülemez ama insanlar acı ve korku içinde yaşamasınlar; dünyaları "cehennem gibi" olmasın, "cennet gibi" olsun.


"SOSYAL DEVLET" sadece ve sadece "ADİL DÜZEN" ile tesis edilebilir. "Adil Düzen"den yalnız Adil Düzenciler değil, tüm insanlık yararlanacaktır; hattâ baştan karşı gelip "Adil Düzen"i getirmemek için karşı olan, savaş veren, darbe hazırlıkları yapan herkes yararlanacaktır; inansın inanmasın herkes ondan istifade edecektir.

Arabistan'da binlerce yıl devlet yoktu, sürekli kabile kavgaları vardı. Kimse güvenlik içinde değildi. İslâmiyet gelip de "Barış Devleti" kurunca, kurtlar ile kuzular barış içinde birlikte yaşamaya başladılar.


Şimdilik küçük "sosyal patlamalar başladı, "SOSYAL TUFAN" kapıda!

Bu tufandan kurtulmak için "ADİL DÜZEN"e ihtiyaç vardır.

Bugün parası olmayana "sosyal güvenlik" yoktur.

"Adil Düzen"de herkese "sosyal güvenlik" sağlanacaktır.

"ADİL DÜZEN"in getirdiği bu "dünya cenneti"nin ve "SOSYAL DEVLET"in ne olduğunu öğrenmek isterseniz; "Adil Düzene Göre İNSANLIK ANAYASASI" çalışmalarımızı anlayarak okumanız, iyice anlayıp kavradıktan sonra da gerçekleştirmek için uygulamanız gerekmektedir.

Vesselâm...

Bu yazı toplam 2570 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri