Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Reşat Nuri EROL

Tarımı canlandırmak ve hep canlı tutmak

11 Mayıs 2010 Salı

Temel prensip olarak sadece eleştirmiyor, sadece tenkit etmiyor; aynı zamanda eleştirdiğimiz konularda tedavi reçetelerini, çare ve çözümleri de hep hatırlatıyoruz...

Neden?

Umulur ki etkisi ve faydası olur da; ele aldığımız konuda uyanması gerekenler bir nebzecik uyanır, yapılması gerekenler yapılır, çözülmesi gereken sorunlar çözülür.

Türkiye'nin, ülkemizin, insanımızın ana gündemi, ana sorunları nelerdir?

-Ekonomi, işsizlik, istihdam, istikrar...

-Tarım, hayvancılık, et; köyden kente göç...

-Açılım, PKK, anarşi, terör, şehitler, cenazeler...

-ANAYASA; yasalar, adaletsizlikler, borçlar, medya...

Bugün, daha baştan çare ve çözüm olarak yazacağım sonuç/hüküm cümlesi şöyle: Türkiye'nin işsizliği ortadan kaldırmanın bir yolu da, Türkiye'nin ana problemlerinden biri olan tarım sektörünü canlandırmaktan geçmektedir. Tarım sektörünü canlandırmak, yeniden canlandırmak ve hep canlı tutmak...

Tarım sektörünü canlandırmak için oraların, köylerimizin, köylülerimizin hayat standartlarını ve şartlarını yükseltmemiz, oralarda yaşayanlara daha çok kazandırmamız; hattâ sanayiciden ve şehirliden daha çok kazandırmamız gerekir.

Aksi halde hiç kimse köyde oturmayı istemeyecektir.

O halde, her şeyden önce köylünün yaşama şartlarını yükseltmeliyiz. Köyde yaşayanlar köyde kazandıklarını şehirlerdeymişçesine yemeli; hattâ gerektiğinde kolaylıkla şehirlerimize ulaşabilmelidirler. Ayrıca, köylerdeki tarım sektörünün yanında, küçük kır/köy sanayi işletmeleri sayesinde buralarda yaşayanların sanayi gelirlerinin de olması gerekir.

Tarım ürünlerini ucuzlatmak yerine; halkın eline bol para vererek alım gücünü artırmalı ve tarım ürünlerini pahalılaştırmalıyız. Köylümüz tarımdan kazandığını başka hiçbir şeyden kazanamamalıdır. Kazandıktan sonra da köyde, kasabada veya istediği kentlerde kazancını harcayacak imkanı da bulmalıdır.

Bütün bu anlattıklarımı gerçekleştirmek için şunları yapmalıyız.

1. Köye yol, su, elektrik, gaz gibi alt yapıları götürmeliyiz. Köyde elektrik ucuz olmalıdır. Köyde gaz ucuz olmalıdır. Köyde ulaşım ve haberleşme çok ucuz olmalıdır. Köyde oturan telefon ederek istediğini ayağına getirebilmelidir. Köylülerin kasaba veya kentlerde evleri olmalı, istedikleri zaman kente gelip bir müddet masrafsız kalabilmelidir. Hastası ve okul/eğitim ihtiyacı olanlar, bu ihtiyaçlarını kolayca kentlerde giderebilmelidir.

2. Ön ödemeli sipariş sistemi (selem sistemi) getirilmeli ve geliştirilmelidir. Köylü mahsulünü daha üretmeden önce satmalıdır. Bunun için devlet kentli/köylü bütün halka yıl başında "sipariş kredisi" vermekte. Onlar mağazalara/marketlere gidip yıllık ihtiyaçlarını peşin paraları ile sipariş etmekte. Onlar da tüccarlara sipariş vermekte. Tüccarlar peşin ödeyerek köylüye tarım ürünlerini sipariş etmekte. Böylece daha devre başında herkes tüm ürününü satmış olmakta, parasını da peşin almakta. Bu arada tüccar ihracat ve ithalat bağlantılarını da yapacaktır. Böylece köylünün elinde mallar zebil ziyan olmayacaktır.

3. Köylere küçük sanayi götürülmeli, köylü tarımdan artırdığı zamanlarını küçük sanayi işletmelerinde değerlendirebilmelidir. Yani, köylümüz tarlasının başında üretici olacaktır. Bu tarım ürünlerini ucuza mâl etme imkanını sağlar. Yan geliri de olduğu için tok satıcı olur. Herkes sipariş verdiği için de tarım üretimi tam olarak değerlendirilmiş olur.

4. Bu arada "Genel Hizmet Kooperatifleri" kurularak küçük firmalar büyük firmalar gibi çalışabilmeli, küçük firmalar da büyük firmalar gibi markalaşmalıdır.

Bu yazı toplam 4892 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri