Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şahin Ali ŞEN

Kur Savaşları

15 Aralık 2010 Çarşamba

“Kur savaşları”

Kur savaşları büyümeden cari açığa dikkat…

2011 bütçesi bugün TBMM genel kurulunda görüşülmeye başlıyor. TBMM gurubu bulunan siyasi parti liderleri birer konuşma yapacak. Sert tartışmaların yaşanacağı genel kurulda tartışmalar bütçe eleştirisinden uzaklaşarak kısır tartışmalara ve dedikoduya dönecek.

2011 Bütçesinde çok büyük riskler bulunmaktadır. Bazı göstergeler kırmızı alarm vermektedir. Bütçedeki bütün olumlu tabloya rağmen cari açık beklenenin üzerindedir. Bu Türkiye’deki kurların düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye ya ekonomide verimliliği arttırarak marka ürünler oluşturarak ihracat gelirlerini arttıracak yada ihracat gelirlerini döviz kurlarını yükselterek arttıracak. Aksi takdirde dış ticaret açığı ve cari işlemler açığı Türkiye ekonomisini kriz döngüsüne tekrar sokabilir.

Gelişmiş ülkeler kur savaşlarını başlatmış bulunmaktadırlar. Hatta bazı ülkelerin merkez başkanları 3. Dünya savaşının kur savaşları şeklinde cereyan edeceğinin altını çizmektedirler. En büyük kur savaşı ABD ile Çin arasında yaşanmaktadır. Bu savaş büyüdüğü takdirde en büyük zararı Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler görecektir.

SONUÇ: Bugün TBMM’de görüşmeleri başlayacak olan bütçede milletvekillerinin üzerinde en çok durması gereken nokta dış ticaret ve cari işlemler açığı olmalıdır.

***

“CHP Kurultayı Tasfiye İle Sonuçlanacak”

Bu kurultay’da, Kemal ‘kılıç’ çekecek…

Baykal’a ‘bay bay’ denilecek…

Sav ‘savılacak’…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibiyle Deniz Baykal ve Önder Sav’ın ekibi yol ayrımına geldi.

Bu hafta sonu yapılacak CHP kurultayında ya Kılıçdaroğlu; Sav ve Baykal ekibini tasfiye ederek CHP’nin gerçek lideri olacak yada Baykal ve Sav kurultaya damgasını vurarak Kılıçdaroğlu’nun elini kolunu bağlayacak, partiyi kilitleyecekler…!

Sayın Kılıçdaroğlu’nu SSK Genel Müdürlüğü’nden tanırım. Ekonomi muhabirliği yaptığım dönemde kendisiyle birçok söyleşilerim oldu. Sayın Kılıçdaroğlu inatçı bir kimliğe sahip. Kurultay’da kolay kolay pes edeceğini sanmıyorum. Üstelik Kılıçdaroğlu, yalnız bir adam da değildir. En az Sav ve Baykal kadar ‘derinlerde’  dostları ve çevresi vardır. Bu derin güçlerin Kılıçdaroğlu’nun arkasında saf tuttuğunu (tutacağını) şimdiden görebiliyorum. Siyasette çoğu zaman  iki iki daha dört etmez. Ancak şahsi kanaatim bu kurultayın kazananın Kılıçdaroğlu olacağı yönündedir. Blok ve çarşaf liste savaşları ise partiyi bölünmenin eşiğine getirebilir. SSK genel müdürlüğü döneminde en küçük birimlerdeki personelle dahi uğraşan Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki rakiplerini tasfiye etmemesini beklemek mümkün değildir.                                                   

SONUÇ:Bu kurultay tasfiye kurultayı ve ayrışma kurultayıdır. Yani, kapışmayla başlayan kurultay ayrışmayla sona erecek. Bölüşmeyi bilmeyenler bölünmeye mahkûmdur.

Bu kurultay’da, Kemal ‘kılıç’ çekecek…

Baykal’a ‘bay bay’ denilecek…

Sav ‘savılacak’…

***

“Ak Parti Yaptıklarını ‘Anlatma Zafiyeti’ Yaşıyor”

Başbakan Erdoğan’ın 2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi görüşmelerinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı okuyordum. Beş isim dikkatimi çekti. Bu kavramlar sırasıyla;

ALTAY, ANKA, MİL, ATAK, GÖKTÜRK. Bu kavramları Ankara’da gündemi yakından takip eden arkadaşlar arasında anket yöntemiyle sorguladım. Bir kişi hariç tam olarak cevap veremediler.

-Peki bu kavramların anlamı neydi?

ALTAY: Türkiye’nin ilk yerli Tankı.

ANKA: Türkiye’nin insansız ilk yerli Hava Aracı ve prototip imalata başladı.

MİL: Türkiye’nin ilk yerli Savaş Gemisi.

ATAK: Türkiye’nin ilk yerli Helikopteri.

GÖKTÜRK: Türkiye’nin ilk yerli uydusu. 2013 yılında Uzay’a fırlatılacak.

Savunma Sanayi alanındaki gelişmeler bunlarla sınırlı değil. Türkiye Sahil Güvenlik botu ihraç eden, Tank ve Uçak modernizasyonu yapan bir ülke haline gelmiştir. Savunma Sanayii’ndeki yerlilik oranı yüzde ellileri aşmıştır.

SONUÇ: Benim bu tablodan çıkardığım, AK Parti iktidarı döneminde milli savunma sanayi alanında yapılan devrim niteliğindeki bu gelişmelerden toplumun büyük bir bölümünün haberdar olmadığıdır. Burada en büyük eksiklik bu icraatları yapan siyasi iktidarın yaptığı icraatları kamuoyuyla paylaşma sorunu yaşaması ve yapılanların tanıtım ve reklâmının yeteri derecede yapılamamasıdır. Bu icraatları sosyal demokrat bir iktidar yapsaydı, Anadolu deyimiyle “Yedi düvele tellal çıkarıp sağır sultanlara” dahi duyururlardı. Bizden hatırlatması…

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4192 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri