Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sebahattin BİLGİÇ

DİYANET İŞLERİ BAŞKANINA!

17 Şubat 2011 Perşembe

Camiler müminler için istisnai yerlerdir. Camiler ibadet hanedir. Camiler müminlerin sekinete ve huzura erdiği yerlerdir.

Camiler Allah’ın evidir. Oraya giden nasipli mümin Allah’ın misafiridir. Onun için camiye misafirliğe gider gibi temiz kıyafetlerle ve özene bezene gidilir.

Camiler aynı zamanda irşat mekanlarıdır. Müminler vaz-u nasihatlerle ilim ve irfanını artırırlar.

Camiler müminlerin bir birleriyle halleştiği ve birbirlerine son görevlerini ifa ettiği mekanlardır.

Camiler huzur membaıdır. Rükuda eğilen başlar, secdede tam tevazua bürünür. Ve secde yeriyle ile birleşen baş Rabbi ile de birleşmiş olur.

Değerli Hocam! Camilerin müminlerin hayatındaki yerini ne bizim anlatmakla bitirmemiz mümkün, ne de hiç şüphesiz ki siz Değerli Hocamıza böyle bir hatırlatmaya ihtiyaç vardır.

Bizim çok değerli hocamızdan, değerli başkanımızdan ricamız şudur: Selatin camilerindeki iç ışıklandırma sisteminin gözden geçirilmesi. Tonlarca ağırlığındaki demir doğramalarla oluşturulmuş ışıklandırma sistemi başkalarını bilmem ama beni rahatsız ediyor. Medeniyetimizin en güzel eserlerinde o demir doğramalardan oluşturulmuş hilkat garibesi ışıklandırma, doğrusu bu nadide eserlere hiç yakışmıyor diye düşünüyorum.

Hele geceleyin ışıklar açıldığında son derece geniş ve ferah olan mekan bir anda daralıveriyor. İki – iki buçuk metre yükseklikte ve neredeyse caminin tümünü kaplayacak derecede halka halka oluşturulmuş demir doğramadan avizeler, arada kabloların olduğu da düşünülürse o ferah mekanı daraltıyor.

Değerli hocamdan arzum odur ki caminin iç mekanını kirleten ve estetikten nasibi olmayan bu demir doğrama sistemine bir çare düşünülmesidir. Ecdadın mum altlığı olarak kullandığı şamdanlardaki zerafet nere bizim demir doğramalar nere. Eminim son derece zarif ve estetik ışıklandırma sistemi camilerimize daha da güzellik katacaktır.

Hazır mektup yazmış iken bir hususu daha belirtmeden geçemeyeceğim. Ben medeniyetimizin en güzel eserleri tarihi camilerin bol olduğu bir şehirde yaşıyorum. Doğal olarak bu şehre ve camilere çok ziyaretçi geliyor. Bu insanların bu nadide eserleri ziyaret etmeleri elbette çok güzel. Ama camiler bir müze değildir. Burada ibadet etmenin ve ziyaret etmenin bir adabı olmalı. Bu anlamda görevlilerin duyarlı ve titiz olmaları gerekir diye düşünüyorum. Cami adabına uygun olmayan kıyafetlerle içeri girilmesine müsaade edilmemeli, yine cami içindeki adaba mugayir davranış sahiplerine uyarılarda bulunulmalıdır.

İnsanlar ziyaret etsin, camilerden uzak kalmasınlar diye düşünülebilir. Doğrudur da. Ama çok ziyaretçi alan camilerde ibadet etmenin zorluğunu da göz ardı etmemek lazım. Özellikle yerli turistlerin pervasızlığı doğrusu gına getirtiyor.

Muhterem Hocam bilmiyorum görevlilerin devamlı hatırlatmasının yanında, cami adabının anlatıldığı broşürlerin hazırlanması ve ziyaretçilere dağıtılması düşünülebilir mi?

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4524 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri