Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sebahattin BİLGİÇ

HOCAM SEN GİTTİN ALEM GİTTİ !

06 Şubat 2010 Cumartesi

 Arkadaşlar arayıp bu haftaki sohbet sırasının bu acizde olduğunu hatırlattılar. Ben de hemen sahifemi ve sohbet gününü kontrol edeyim dedim. Bakara suresi 220-224.ayet-i kerimeler, gün; 4 Şubat. Muhterem Hocam Mahmut Esad Coşan Hoca Efendinin vefat yıl dönümü. İçimi bir hüzün ve hasret kapladı. Kıymetini bilemediğimiz, mesajını kavrayamadığımız hocamız aramızdan dokuz yıl önce bugün ayrılmıştı. Nurullah Genç’in şiirini hatırladım: 

Hüzün gözlerinden ruhuma düşer,

İçim acılarla yoğrulur pişer,

Ey hicran yıldızı Ahsen-i beşer,

Dualarda seni hissediyorum…

Rahmetli hocamız ömrünün son yıllarında Akra FM’de canlı tefsir dersleri de yapmaya başlamıştı. Tefsiri bitirmeye ömrü vefa etmedi. Şereflendirdiği evimden Akra FM yaptığı tefsir sohbetini hatırladım. Koltuğa oturup tatlı tatlı ilahi mesajı iletmenin hazzıyla konuşması gözlerimin önünde canlandı. Hoca Efendinin hangi ayetlerde kaldığını iskenderpasa.com’dan kontrol ettiğimde gördüm ki en son benim sohbet sıramdaki ayetleri tefsir etmişler.

Dünyanın her tarafında Müslümanlar nebevi bir metot olan sohbet meclisleri oluştururlar. Bu meclislerde hem bilgi edinme vardır hem de hal paylaşma vardır. Tefsir, hadis, fıkıh vs. konularda sohbetler dinlenirken aynı zamanda da hasbıhal edilir, sevinçler ve üzüntüler paylaşılır. Paylaştıkça dertler azalır, sevinç ve muhabbet de çoğalır. Bazı zamanlarda bazı meclislerde zikir halkaları kurulur, ehli hal müminler rüzgarın önündeki yapraklar gibi sallanarak, gah oturarak gah ayakta esma eşliğinde gönüllerine O’nu nakşederler.

Nebevi bilgiye ulaşmak isteyenler nebevi sohbet halkalarından geçmiştir hep. Sohbet sadece ders halkası değil, Müslümanların günün yirmi dört saatini paylaşmasıdır. Yaşadığım şehirde Mimar Sinan Vakfının etkinliklerinde birçok ders halkası mevcut. Ama en kadimi ve bir mektep olanı Cuma geceleri hatme ile beraber icra edileni. 

Yıllarca Rahmetli Hoca Efendi’nin o kendine has üslubuyla sohbetlerini dinledik. Sohbetinde bulunan her seviyedeki insan kendine mutlaka hisseler çıkarırdı. Dinleyicilerini yormaz, hep canlı tutardı. Kelimeleri o kadar ustalıkla ve tatlılıkla kullanırdı ki, kelimelerin eşanlamlılarını kullanmaya başladığında daha da mı var derdiniz. Ebeveynimizden görmediğimiz şefkati Hocamızdan gördük, başka yerlerde tadamadığımız muhabbeti Hocamızın yanında tattık, kardeşliği, kardeşlik hukukunu Hocamızdan öğrendik.

Ömrünü hiç boşa geçirmediğine kendimce şahidim. Her zaman bir faaliyet içinde ve faaliyeti teşvik eden oldu. Sünnet üzere yaşam ve sahih bilgi en önem verdiği hususlardan idi. Müslümanlar bilgiyi, haberi sahih kaynaklardan alsınlar diye dergiler çıkardı, gazete çıkardı, radyo açtı. Sosyal müesseseler açtı, vakıflar kurdu ki sahih bilgiyle sahih hayat birleşsin istedi. Unutmadığım bir hayali vardı bu hususta. İsveç’te beraber bulunduğum ortamlarda birkaç defa demişti ki: “İstiyorum ki bir tv kanalı açayım ve o kanalda hep sadece temel dini dersler verilsin. Fıkıh okutulsun, hadis verilsin, tefsir yapılsın, siyer anlatılsın…”

Günümüzde sahih bilgiye sahih habere ulaşmak daha da önem arz ediyor. Fısk-u fucuru ile meşhur ajanslar haberlerini kendi amaçları doğrultusunda sunuyorlar. Sonuç olarak da bilgi kirliliği ve gönül bulanıklığı oluşuyor. Malumdur ki Kuran-ı Kerim bize fasıkın getirdiği haberi araştırmamızı emrediyor. 

Ömrünü kendine değil de Müslümanlara, kardeşlerine vakfetmiş insanlar bu dünyada çok sıkıntı yaşıyorlar. Allah Resulünün mirasını taşıyanlar hiç şüphesiz O’nun yaşadığı çileyi de miras ediniyorlar. Ama isimleri kıyamete kadar tesirini devam ettiriyor. Rahmetli hocamız sıkıntılı, ama gayretli örnek bir hayat yaşadı. İnanıyorum ki kıyamete kadar hayırla yad edilenlerden olacak ve örnek olmaya devam edecektir. Allah Teala makamını ali etsin, biz aciz talebelerini de şefaatlerine nail eylesin. Amin .

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4334 defa okunmuştur
Ahhh Ahhh
Abdullah Hepözleyen
Ahh Sebahattin Hocam Ahh, Ciğerimizi yaktın. O ne güzel insandı öyle, Biz neden onun yarısı deüil, kırkta biri değil, binde biri bile olamıyoruz. yarab hocamızın şefaatlerine nail eyle bizi.
06 Şubat 2010 Cumartesi 02:27
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri