Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Serhat OĞUZ

Bir Öğretmenin Gözüyle Eğitim Sistemimiz (2)

20 Ağustos 2009 Perşembe

Geçen yazımda öğretmenlerin eğitim ve öğretimi konusundaki eleştirilerimi dile getirmiştim. Bu yazımda ise konunun başka bir boyutunu, öğretmenlerin maddi durumunu ele almak istiyorum.

 

Yaklaşık 700.000 eğitim çalışanından acaba tek bir kişi var mıdır ki aldığım ücretle insan gibi yaşıyorum desin? Bir öğretmenin aylık karşılığı, haftada okutacağı ders saati 15’tir. Öğretmenlerin aldığı ortalama aylık ise 1.300 TL’dir. Azlık ve çokluk göreceli kavramlar olduğu için, bu rakamı somut harcamalara göre değerlendirelim. Kira, elektrik, su, telefon, yol parası, gıda, giyim ilk akla gelen harcama kalemleri. Bunların dışında  kitap, dergi, gazete, sinema, tiyatro ve gezileri de listeye eklediğimizde 1.300TL’lik aylık gelirin öğretmen için ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkıyor. Bugünkü şartlarda öğretmenin alması gereken rakam en az 2.000TL’dir. Maliye bürokratlarının sesini duyar gibiyim: bütçenin imkânları sınırlı.

 

Doktorların, dört yıllık okul mezunu adli personelin, polislerin, askeri personelin, mühendislerin aldığı ücret bu bütçeden çıkmıyor mu? Öyleyse şunu istemek her öğretmenin hakkıdır:  “Bizim maaşlarımız da onlarınki kadar olsun.”Öğretmen maaşları bu memurların aldıklarıyla

kıyaslanamayacak kadar düşüktür. Bütçeden en fazla para eğitime ayrılıyor diye başlamayınız hemen. Bina yapmak, ders araç gereçlerini temin etmek elbet bütçeden ayrılan o en büyük payı yutacak kadar pahalı işlerdir. Ama iş, eğitim hizmetini verecek olan personelin ücretlerine gelince kimse  “sınırlı bütçe” nakaratına başlamasın.

 

Ben askerliğimi yedek subay olarak yaptım. Fakat altını çizerek belirtmek istiyorum ki “devletime askerde de alan bilgimi kullanarak hizmet ettim.” Sonuçta aynı işi yaptım. Bu durumda Milli Eğitimde aldığım ücreti almam gerekmez miydi? Aynı iş, aynı ücret. Fakat Milli Eğitimde aldığım rakamın tam %40 fazlasını aldım. Üzülerek bir kez daha belirteyim ki öğretmenler, üniversite mezunu memurlar içerisinde en az ücret alan personeldir.

 

Devletin temel hizmet alanları olan eğitim-sağlık-güvenlik alanında çalışan personelin ücretlerinde dengesizlik vardır. Mesleğini polis kolejinde, askeri liselerde ve milli eğitimde yapan bir öğretmenin aldığı ücret farklı farklıdır. Aynı işe farklı ücret. Adalet bunun neresinde?

 

Bakınız, iki yıl öncesine kadar yüksek lisans yapan öğretmenler %25, doktora yapan öğretmenler ise ek dersin %40 fazlasını almaktaydı. Bu arada ek ders, öğretmenin aylık karşılığı okuttuğu 15 saatin üzerinde girdiği her ders saati için ödenen ücrettir. Bugün için ek dersin saati 6.3 TL’dir. Eğer yüksek lisans yapmış bir öğretmenseniz sizin ek dersiniz 7.5TL idi. Fakat Sayın Hüseyin Çelik döneminde bu hak, öğretmenlerin elinden alınmıştır. Akademik çalışmalara yönelen öğretmenleri teşvik etmek gerekirken bu uygulamayla tam tersi bir anlayış sergilenmiştir.

 

Eğitim sistemi içinde eriyip gitmek yerine alanında kendini geliştirmek isteyen öğretmenlere her türlü kolaylık sağlanmalıdır. Unutmamak gerekir ki nitelikli öğretmen, nitelikli bir eğitim-öğretim demektir.

 

Mevcut sistemde, çalışan, maddi imkânsızlıklara rağmen kendini yenilemek geliştirmek isteyen öğretmenlerin önü kapalıdır. Alanıyla ilgili kitap yazan, makale yayınlayan, akademik çalışmalar içinde giren bir öğretmenle, “ders kitabı aktarıcıları” maalesef aynı ücreti almaktadır. Bir ara Sayın Hüseyin Çelik döneminde öğretmenler için kariyer basamakları uygulamasına başlandı. Öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen şeklinde. Bir defa uygulandı. Çok yerinde bir adımdı; fakat gerisi gelmedi.

 

Yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu umarım kariyer basamakları uygulamasına işlerlik kazandırır. Ayrıca yüksek lisans ve doktora yapmış öğretmenlerin kaybolan haklarının iadesi yönünde ciddi adımlar atar.

 

Bir sonraki yazımda okullarımızı ele alacağım.  

Muhabbetle kalınız.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5162 defa okunmuştur
haklısınız be hocam
sefa gülşen
valla ne deseniz haklısınız artık bize düşen bu işten maddi beklentisiz yapmak sanırım. rir öğretmen adayı gözüyle :)
02 Aralık 2009 Çarşamba 00:56
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
eğitim
ilker çelik
Öğretmenin kral olduğu dönemde öğrenci idik, öğrencinin kral olduğu donemde de malisef öğretmeniz.. Maaş istesekte vermezler, en azindan elimizden alinan saygınlık geri verilsin, gerçi toplumun değer ölçüsü malisef para para para
24 Ağustos 2009 Pazartesi 18:29
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
teşekkürler
murat çankaya
Yazılarınızı ilgiyle takip etmekteyim. Güncel konulara değindiğiniz için teşekkürler.
22 Ağustos 2009 Cumartesi 21:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
haklısınız hocam
fatma
anlattığınız şeyleri aynen yaşıyorum.iyi bir değerlendirme.umarım düzelir
21 Ağustos 2009 Cuma 17:12
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri