Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sibel ÜRESİN

ÇOK EŞLİLİK-2

18 Nisan 2010 Pazar

Yazı dizisi – 2

Yeni bir haftaya tüm güzellikler ve heyecanlarla başlamak ümidiyle hepinize merhabalar…

Bundan önceki yazımın ilk bölümüne gösterdiğiniz ilgi ve yapılan her türlü yorumlardan dolayı da teşekkürlerimi sunmak istiyorum hepinize.

Yazıma yapılan olumlu ve olumsuz tüm yorumlar, yorum yapanların birbirleriyle yaptıkları çekişmeler yazının ikinci bölümünün acilen yazılması gerekliliği fikrini bende uyandırdı.

İlkyazımda çok eşliliği biraz tanımlamaya ve kadının bakış açısıyla durumu ortaya koymaya çalıştım.

Bir kadın hangi durumda çok eşliliği kabul eder ya da etmez. Bu iki durumun analizini çok sağlıklı yapmak ve taraflar içinde durumu iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Bu ilişki içindeki hanımların ve erkeğin psikolojisini de anlamaya çalışmak oldukça önemli bir konudur.

Eşini sahibi olarak gören bir kadın, eşine bağımlı olarak yaşamak ve ona köle olmak psikolojisine girmişse eğer dünyadaki zindanını kendi elleriyle hazırlamış ve bekçilik görevini de erkeğine vermiştir. İşin en ilginç kısmı ise bunu tamamen gönül rızasıyla yapmış olmasıdır.

Efendimiz (S.A.V) buyurduğu gibi kadınlar erkeklere Allah’ın birer emanetidir. Ve sahibi de yalnız ve yalnızca Allah’tır. O halde eşlerimizi hayat arkadaşımız, can yoldaşımız ve mutluğumuzu paylaşmayı umut ettiğimiz diğer yarımız olarak görebilmeyi başarabilmeliyiz. Böylece hayatımızda oluşturduğumuz bu zindanı yıkmayı başarabilir ve mutlu olabiliriz. Bağlılık bir evliliğin temelini oluşturan sadakat duygusunu içinde barındırmaktadır ve evlilik kurumunun olmazsa olmazlarındandır.

Çok eşliliği yaşama fikrinin hayata geçirmeye karar veren erkeği bu durumdan vazgeçirmeye çalışmak hiçbir kadının başarabileceği durum değildir. Bu durumla mücadele etmeye çalışması kadını her türlü fizikse ve ruhsal sıkıntılar yaşamasına neden olabilir. Kadın içinde bulunduğu durumun tahlili sağlıklı bir şekilde yapamaya çalışmalıdır. Hayatta alınacak her önemli karar gibi bu durumda da kazanacaklarını ve kaybedecekleri düşünmelidir. Kaybedecekleri eğer kazanacaklarından fazla görünüyorsa eğer böylesi durumda gitmeyi değil de kalmayı tercih etmiştir birçok hanım gibi.

Çok eşliliği genellemek, tarafların psikolojini tahmin etmeye çalışmak çok yanlış bir durumdur. Çünkü her durum kendi içinde farklılıklar barındırmaktadır. Ve her durum kendi ortamında değerlendirilmelidir. Bizim katlanılmaz bulduğumuz bir durum diğer bir kadın için katlanılabilir olabilir. Kendini tanımayı ve anlamayı başaramamış bir birey nasıl olurda bu durumda karşı tarafı anlamaya çalışabilir? Evet, toplum olarak takındığımız komik ve hiçbir zaman doğru bulmadığım bir tavırdır bu.

Hepimiz kendi doğrularımız yaşamaya ve onlar için mücadele etmeye geldik bu hayata. Dolayısıyla başkaları ve onların doğrularının hayatınızdan ve enerjinizden çalmasına izin vermeyin.

Son söz – son cümle: Sen çok ama çok değerlisin. Ya hayattaki beklentilerini bir erkeğin karşılayacağını düşünen mutsuz bir kadınsındır ya da bir erkeğin beklediği o çok özel emanet olarak bu hayatta yerini alan diğer kadın.

 

Sevgilerimle

Sibel Üresin

sibeluresin@hotmail.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 16778 defa okunmuştur
Hiç bir mücadele yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan yürüyebilsin. M.
İlhan Canpolat
Hiç bir kaynağa dayanmadan ve hiçbir şey bilmeden karnından konuşan çok bilmiş cahiller susabilseler daha ahlaklı davranmış olacaklar aslında. Değerli bir yazarımızında eserinde ifade ettiği gibi,"Yoksa, apaçık ayete rağmen; ( O zamanın şartlarında öyleydi ama!..) diye söze başlayarak, içimizden bir türlü kabullenemediğimiz ve anlamak istemediğimiz hüküm karşısında rahatlama yolunu mu tercih etmeliyiz?" Doğruluğu şüphe götürmez olan "Kitabın" genel bir hükmü, her toplum ve her devir için geçerli ise, geçiştirilebilirmi ki! "İnanan"lar, bu Kitap'ta kimseye en ufak bir haksızlık ya da iltimas yapılmayacağını bilirler. Birden çok eşle birlikteliğin, hemen her toplumda belli bir oranda var olduğu gerçeği önümüzde dururken ve bunun ortaya çıkardığı problemler hiç de küçümsenemiyecek boyutlara ulaşmışken, konuyu tartışmaktan kaçınmak, ışık karşısında gözleri yummaktan farksızdır. İstesek de istemesek de problem var ve önünüzde dipdiri duruyor. diyor.
21 Ağustos 2011 Pazar 07:29
Beğendim (4)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
3. Bölüm Yolda....
Sibel Üresin
3. Yazının yazılma vaktinin geldiği yapılan yorumlardan ve kemal beyin yazısından sonra tarafımca anlaşılmıştır. Yarın akşam görüşmek üzere....
29 Nisan 2010 Perşembe 23:50
Beğendim (3)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Kemal bey son noktayı koymuş
Murat ince
Sibel hanımın yazısı yapılan yorumlar dikkatini çekmiş dayanamamış yazmış. herkes okumalı bence. eline sağlık Kemal abi.
29 Nisan 2010 Perşembe 14:41
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
sevap
mehmet dertli
evlenen dinin yarısını tamamlamış olur demek ki evlilik bir ibadetten farksız. muhtaç birisini ikinci eş olarak himayenize aldınız eşlerinize tam anlamıyla kocalık yaptınız.geçimini sağladınız çocukalrınıza baktınız. düşünebiliyor musunuz ne kadar sevap yaaa
29 Nisan 2010 Perşembe 14:38
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
efendim şöyle oluyor:
cenk eren
çok eşlilik hususu tek beden bir elbiseye benzer onu ancak uyanlar giyebilir yoksa ya büyük ya da küçük gelir size. yani kişinin şartlarına ve duruma göre değişir. hakkını veren için bu elbise üzerinde eğreti durmayacaktır. çok eşilik bazı durumlarda can simidi, bazı durumlarda ise kelepçedir
29 Nisan 2010 Perşembe 14:32
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri