Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sibel ÜRESİN

Haydi kızlar evlenmeye!

06 Temmuz 2010 Salı

Milli eğitim bakanlığı ve Uniceffin katkılarıyla eğitim sistemi dışında kalan, okulu terk eden ya da devamsızlık yapan kız çocuklarının eğitim sistemi içinde yer alması amaçlı bir kampanya başlamıştı ve oldukça da ses getirmişti. Bu toplumumuzun ciddi bir kanayan yarasıydı ve devlet bu duruma el koyma kararı almıştı.

Devletin el koyması gerektiğine inandığım toplumun kanayan yaralarından bir diğeri ise maalesef birbirinden güzel ve kıymetli genç kızlarımızın evlenmemesi ya da evlenememesi.

Yaklaşık son on yıl öncesine kadar 25 yaş, kızlarımız için evde kalma sınırı kabul edilirken şimdilerde bu durum 35 – 40 yaş sınırını bulmuştur.

Etrafınızda ya isteyerek evlenmemiş  ya da kaderinde evleneceği kişinin olmadığına inanan pek çok hanım görmeniz fazlasıyla mümkün.

Bunun sebeplerinden biri kadının mutluluğu özgürlük ve kariyerde araması diğeri ise kendisini bulunmaz Hint kumaşı gibi görmesidir.

Annelerimiz yaşamları boyunca bizlere yaşadığı sıkıntıları okuyamamak ve çalışamamaktan ötürü mecburi ev hanımı olmalarına borçlu olduklarını ifade etmekteydiler. Dolayısıyla bizler de annelerimizin söylemleriyle bilinçaltına yerleşen bu olumsuz düşüncelerden sonra mutluluğu iş hayatı ve kariyer sahibi olmak gibi yanlış yerlerde aramamıza neden olmuştur. Çünkü kadın fıtratına ters düşen bir durum yaşamaktadır. Dolayısıyla da mutsuzdur.

Kadının fıtratında anne olmak,  bir erkeğin güvenli kollarında yer almak, sosyal hayatın içerisinde de bunlara sahip olarak yer almak vardır.

Son dönemlerde evlilik yerine kariyeri tercih eden genç kızlarımızın iş hayatının aslında kendilerini mutlu etmediğini bu süreçte yaşamış olduğu karmaşık ve çelişkili deneyimler sonucunda acı da olsa fark etmiştir.

Bir eşe ve aileye sahip olmak kanaatimce hala bir genç kızın hayatındaki en önemli durum özelliğini korumaktadır. Yalnız seçen kişi kendisi olduğu takdir de.

Yetiştirilme tazımızdaki yanlışlar zinciri çocukluğumuzdan gelen bizi hangi erkeğin bulacağı düşüncesini doğru erkeği nasıl bulurum şeklinde değişmiştir. Bu oldukça sağlıklı bir gelişmedir.

Beklentilerimizin fazlasıyla yüksek olması, Türk filmi seyreden bir neslin çocukları olmamız hayal dünyasında yaşamamıza ve gerçeklerle bir türlü yüzleşemememize neden olmaktadır.

Hepimizin Allahın birer mucizesi olduğu  tartışma kabul etmeyen bir gerçektir. Bizlerin bu dünyadaki en özel ve de en değerli varlıklar olduğumuzu da biliyoruz. Yalnız bu gerçekler yanında yine bilmemiz ve unutmamamız gereken bir durum var ki oda her zaman bir alternatifimiz olacağıdır. Bizden daha akıllı, daha genç ve daha güzel alternatiflerimiz.

Durum böyle olunca gerçekleri daha sağlıklı bir mantıkla değerlendirmeli evlilikte ve eş  adayında aramamız gereken özellikleri bir kez daha düşünmeliyiz.

Günümüzde erkekler artık ne çocuk sahibi olmak nede cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için evlilik kurumunun içinde yer almak zorunda değiller. Buna rağmen bir erkek evlilik fikrine halen sıcak bakıyorsa bence bunun bizim için iyi fırsat olduğunun farkına varmalıyız.

Bugünler de danışmanların kapısını aşındıran ve şikâyetlerini eşleri üzerinde yoğunlaştıran hanımların hiç evlenememiş bir hanıma göre ne derece şanslı olduğunu düşünmesi gerekir.

Çocuğu olamayan bir kadının da çocuğu olan ve ona oldukça hoyrat davranan bir anneyi gördüğünde hissettikleri de bu duruma bir örnek teşkil edebilir.

Evlilik konusunda hala kararını  vermemiş genç hanımefendileri bir kez daha kim olduklarını  ve ne olmak istediklerini düşünmeye davet ediyorum.

Son söz son cümle: Sen çok özelsin. Ya hayatta ne istediğini bilen ve gerçekler dünyasında yerini alan mutlu kadınsındır yada hayal dünyasında yaşayıp beyaz atlı prensini beklemeye devam eden diğer kadın…

Sevgilerimle

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 22300 defa okunmuştur
süper
:)
Sibel Üresin çok şeker bi kadınsın, senin bir kitap çıkarmanı bekliyorum 5 adet satın alıcam çok eşlilik ve bu düşüncelerinle ilgili yazacağın bir kitap inan bana çok satar. Bu düşüncelerine rağmen bence kadın okuyucununda azımsanmayacak kadar olduğunu düşünüyorum
07 Eylül 2011 Çarşamba 17:13
Beğendim (0)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
miğde bulandırıcı yazılar
damla
medyada ve sanal alemde söylenen,yazılan bu mantıktaki yazılarn gerçek olduğuna hiçbir şekilde inanamıyorum. özellikle bir bayan olarak kişinin acizliğini dile getirdiği bu yazılar gerçekten çok acı. bir bayan olarak yaşamın bütün güzelliği erkeğin kollarında huzuru aramaktan ziyade kendi ayakları üstünde durmanın verdiği hazdır. Zihinsel ve bedensel engelli insanlar ancak bakıma muhtaçtır ve karşısındakinden ilgi beklerler. Kadının mutluluğunun erkeğin himayesine girmesinden yana olan bir toplumda sadece kölelik vardır ve bu zihniyete gerçek dediğiniz evlenme mutlu kadınlar yaratmaktan ziyade tembel, kişiliksiz, saygı görmeyecek zavallılar yaratmanın tek yoludur. ve ne yazıkkı toplumumuzdakı kadınların çoğu kariyer ile kendi emeğiyle birşeyler yaratmaktan ziyade ekmek elden su gölden diyerek evlenip çok mutlu olabileceklerini sanabiliyorlar. diğer yazınızda olduğu gibi öteki olmayı da kabul edebilen yurdum insanının, kumaısnın çocuğunu da beslemesi kaçınılmaz gerçeklerden biridir.
28 Ağustos 2011 Pazar 23:50
Beğendim (3)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
Sonunda biri cesaretle "Kral Çıplak" dedi
Eylûl SUSKUN
Sibel hanım, sizi tüm yüreğimle destekliyorum, günümüz medya ve probaganda tesiri altında hayal dünyasında yetişen kızlarımız gerçekleri gördüklerinde iş işten geçmiş olacak ama, ne fıtraten ne sosyal olarak eşit olamayacakları ( her iki cinsin ayrı ayrı üstün oldukları yönler tabii ki var) erkekler sonu gelmez bir eşitlik yarışı toplumumuzun kadınlarını eritiyor, sibel hanım sizi tebrik ve takdir ediyor çalışmalarınızda başarılar diliyorum, lütfen yolunuzdan sapmadan kararlılıkla ümmet için hizmete devam edin. Saygılarımla..
03 Haziran 2011 Cuma 15:40
Beğendim (4)Beğenmedim (5)
YORUMUN DEVAMI
bkz: gerizekalı
tuğçe
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
30 Mayıs 2011 Pazartesi 21:06
Beğendim (1)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
Tavsiyeleriniz acizliğinizden mütevellittir.
Nejat Can Ünlü
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
30 Mayıs 2011 Pazartesi 03:11
Beğendim (5)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri