Sizce müvekkile nasıl cevap vermeliyim?

Sizce müvekkile nasıl cevap vermeliyim?

Uzun yıllardır avukatlığını yaptığımız üç yüz civarında işçi çalıştıran alanında sektörün ilklerinden olan bir firmaya 16.08.2016 keşide tarihli bir adet 1.215,00 TL bedelli (yalnız bin ikiyüz onbeş TL) çek borcunun tahsili için, 24.08.2016 günü, şirket merkezine Bakırköy icra müdürlüğünün talimat dosyasıyla (haciz talimatında ismi ve dosyada vekaleti olmayan) alacaklı taraf vekili gözüken avukat (!) ile icra memuru hacze gelmişlerdir.

Takibe konu çek, üçüncü şahıs şirkete ait olup, müvekkilimizin ciro ile devrettiği şahıs tarafından kaybedilmiş olduğundan, Bakırköy ! Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/ ??? Değişik iş sayılı dosyasından, zayi sebebiyle çek iptali davası açılmış ve mahkemesince de ödeme yasağı kararı verilmiş bir kambiyo evrakıdır.

Çek muhatap bankaya 16.08.2016 günü ibraz edildiğinde, hesapta karşılığı bulunmasına rağmen, çeki kaybeden şahsın açtığı zayi sebebiyle çek iptali davasında mahkemece verilen ödeme yasağı sebebiyle hamile ödenmemiştir. Meşru (!) hamil tahmin edilebileceği gibi muteber (!) bir firma olup, nakit para sıkıntısı çeken esnafa tamamen duygusal (!) sebeplerle yardımcı olan grup şirketlerinden olup, bazı avukatlar bu tip firmalara …. Hırsız Anonim Şirketi adını takmış bulunmaktadır.

Çekin arka yüzüne; muhatap bankaya süresinde ibraz edildiğinde, ilgili banka şubesi tarafından, ödeme yasağı şerh edilmişti. Muteber şirket tarafından, 20.08.2016 günü mahkemeden iş bu çek için ihtiyati haciz talep edilmiştir.

Her nasılsa İstanbul ! Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.08.2015 tarih ve 2016/12?? Değişik İş sayılı kararıyla iş bu çekteki alacağın tahsili için bir de ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İş bu kararın verildiği ihtiyati haciz kararına dayalı olarak , İstanbul ! İcra Müdürlüğünün 2016/25!!! Esas sayılı dosyasıyla da asıl takibe geçilmiştir.

Asıl dosyadan alınan talimatla, Bakırköy ! İcra Müdürlüğünün 2016/???? Talimat sayılı dosyasıyla, 24.08.2016 günü saat 11.00’de, alacaklı taraf vekili Av. F. ?? icra memuruyla, Bahçelievler-İstanbul adresindeki borçlu (!) müvekkilin işyerine hacze gelmiştir. Haciz talimatında borç tutarı 1.215, TL olarak yazılıdır. Alacaklı taraf vekili sıfatıyla haciz mahallinde bulunan, Av. F. ??, dosya alacağının kendisine o anda nakden ve 3.100, TL olarak ödenmesini talep etmiştir.

Müvekkil şirket muhasebesinden Şevki Bey bizimle telefonla irtibata geçip, çekin seyriyle ilgili açıklama yaptığında, asıl icra takibi başlatılan icra müdürlüğünün dosyasına, (icra dairesinin banka hesabına) talimatta yazılı tutar olan, 1.215,TL’nın eft yapılmasını, dekontunun da talimat dosyasına sunulmasını istedik.

Bu yönlendirmeden önce, haciz mahallinde bulunan avukatla telefonla da olsa müşerref olma isteğimiz sayın avukat F. ?? tarafından kabul edilmediğinden, talimat icrasından gelen icra memuru A.?? ile görüşebildik.

Talimatta yazan borç tutarını öğrendikten sonra müvekkile yukarıdaki şekilde ödeme yaptırmak yolunu tercih ettik. Böylece icra dairesinin hesabına haciz günü olan 24.08.2016 günü saat 12.07’de 1.215,00 TL eft yapılarak, dekontu talimat dosyasına teslim edilmiştir.

Sayın avukat F.?? borçlu firma adresinde 3.100,00 TL yerine 1.215,00 TL tahsilat yapılması ve üstelik bu paranın da icra dairesinin banka hesabına eft olarak gönderilmesini hazmedememiş olacak ki, işyerinden ayrılırken, şirket araçlarının muhafaza altına aldıracağı tehdidinde bulunmuştu.

Durum yine bize aktarıldığında bu meslektaşın (!) tavrının blöften öteye geçemeyeceği yönünde müvekkilimize (hangi akılla söylediysem halen anlayabilmiş değilim kendimi) garanti ettiğimi de şu an üzülerek hatırlıyorum. Lakin, sayın alacaklı vekilinin talebiyle, asıl icra dairesinde müvekkil firmanın 23 ayrı aracına haciz ve yakalama kararı konulduğunu, yakalama için herhangi bir masrafında dosyaya ödenmediğine de, sonradan muttali olduk.

Bu arada, icra memurunun işyerinden ayrılmasından on dakika geçmeden, meğer haciz mahallinden ayrılan avukat F.??, polis imdat telefonu olan 155’i arayarak, borçlu şirketin kayden hacizli ve yakalama kararı bulunan araçlarının şu anda şirket önünde bulunduğunu ve belirsiz adrese götürülüp saklanacağına dair ihbarda bulunarak muhafazasını talep etmiş.

Görevli polis ekibi, aynı gün 12.25 sularında firma adresine gelerek, şirkete ait araçları yedi emin otoparkına götürmek istemiştir. Kendisine durum anlatılmasına rağmen, polis görevini ifadan asla geri durmamış, meydana gelen tartışma sebebiyle iki ayrı polis ekibi daha gelerek müvekkil şirketin adresindeki 3 ayrı otomobilini de fiilen haciz uygulayarak yedi emin otoparkına çektirmiştir. Ki bu araçların her biri olay tarihi itibariyle en az 50.000,00 TL değerindedir.

Tabi bu arada şirkete peş peşe üç ayrı polis ekip otosu ve 10 civarında polis gelmesi sebebiyle çevrede bulunan işyerlerinden, 15 Temmuz darbe girişiminin de etkisiyle müvekkil şirkette fetö terör örgütü sebebiyle arama yapıldığı yönünde söylenti yayılmış bu durumda da firma sahiplerinin tanıdıkları da şirkete telefonla ulaşıp olayı anlamaya çalışmışlardır.
Şehir dışında bulunduğum için olaya müdahale edememiş olmanın da sıkıntısı ile ilgili ilçe emniyet amirine telefonla ulaşıp, durumu izah etmemize rağmen, sayın müdürümüzün, “avukat bey, parayı ödeyince nasıl olsa geriye alacaksınız, olayı büyütmeye gerek yok” yollu açıklamada bulunmuştu. Böylece maalesef, müvekkil şirketin 34 PB !!!!, 34 ZT !!!! ve 34 ZP !!!! plakalı üç aracı, çekici marifetiyle muhafaza altına alınmıştır.

Çaresiz kalan müvekkil şirket muhasebesi bu kez aynı gün saat 13.18’de 1.895,00 TL daha icranın banka hesabına eft yoluyla ödemek zorunda kalmıştır. Mahcuz otomobiller ise ödemenin yapılmasıyla birlikte yaklaşık iki saat sonra 15.30’da müvekkil firmaya tekrar iade edilmiştir. Bu arada haciz ve yakalama masrafları da işin cabası olarak dosyaya dolayısıyla müvekkile tahmil edilmiştir.

Netice olarak, icra dairesi fazladan tahsil ettiği paranın 1.010,00 TL kısmını 08.09.2016 tarihinde müvekkile iade etmiştir. Bu dosyadan müvekkil firmadan 2.010,00 TL para tahsil edilmiş bulunmaktadır. Olay sebebiyle avukat F. ?? hakkında baroya şikayetimiz bulunmaktadır.
Serde avukatız ya bu kez nasıl olursa 1.215,00 TL bedelli bir çek için 23 ayrı aracın trafik kaydına haciz konulup tamamı içinde hiçbir masraf alınmaksızın yakalama kararını uyap sistemine işlenebilir diye, işlemi yapan icra memur H.?? Hakkında görevi kötüye kullanmaktan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetçi olduk.

Savcılık, toplamda 2.000,00 TL olarak kapatılacak bir alacak için 23 ayrı aracın trafik kaydına haciz işlemi uygulayan ve herhangi bir muhafaza masrafı almaksızın (ki bir araç için ortalama 800,00 TL masraf alınmaktadır) iş bu 23 aracın yakalanması yönünde uyap ortamında işlem yapan icra memuru hakkındaki şikayetimizle ilgili olarak “görevi kötüye kullanmak suçunun manevi unsuru gerçekleşmediğinden” şikayetimizin reddine karar vermiştir.

Demek ki icra memurunun bu suçu işlemesi için ayrıca manevi kast sahibi de olması gerekmiş. Hiç olmazsa bu hukuki ilkesini de öğrenmiş olduk. Neyse savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın karşı itiraz hakkımız vardı. Ve bu hakkımızı elbette kullanmalıydık ki, adalet yerini bulsun. Böylece savcılık kararına karşı vaki itirazımız da İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, “savcılık kararının usul ve yasaya aykırı bir yönü bulunmadığından” kesin olarak reddedilmiştir.

Şimdi ben, müvekkil firma yetkilileriyle karşılaştığımda bu konuyu sormamaları içimden dua etmeye devam ediyorum. Bir taraftan da, müvekkilim müşterisinden ciro yolu ile iktisap ettiği ve başka bir şirkete devrettiği, akabinde kaybedilen çek sebebiyle, ihtiyati haciz kararının infazıyla hem üç aracının muhafaza altına alınmasına, kapısına üç ayrı polis ekip aracı gelmesi ve 3.090, TL ödeyerek araçlarını geriye alabilme olayında, derdimizi anlatacak bir MARKO PAŞA aramaktayım.

Öte yandan uygun bir zamanda, ihtiyati haciz kararı veren hakimi, icra memurunu şikayetimize kovuşturmama kararında imzası olan savcı beyi ve savcılık kararına itirazımızı reddeden sulh ceza hakimini ayrı ayrı ziyaret edip çaylarını içmek istiyorum. Acaba yapılabilecek başka bir yol var mıdır ne dersiniz.

Sizce fazla bir beklenti içerisinde miyim yoksa!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.