Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Suna KARTAL

HERŞEYE RAĞMEN KADIN

11 Mart 2011 Cuma

Kadın Yar’dır…   Kadın Yaren’ dır…  Kadın İffet’tir…  Kadın  Aile’dir Kadın  Peygamber (a.s.v )’ i Dünya’ya Getiren Anne’dir…  Kadın, `Cennet Anneler’ in Ayakları Altındadır. ` Müjdesiyle Müjdelenendir.

8  Mart   geçti  ve kadınlar  yine  kaldıkları yerden devam ediyorlar.  Neye mi?  Çile çekmeye, hor görülmeye,  değer görmemeye,  töre kurbanı olmaya,  şiddete maruz kalıp susmaya,  çoklu  rollerine,  yani  ( eş, anne, arkadaş, dost, vs… )  olup birden çok rol üstlenerek üstlendikleri rolleri en iyi şekilde oynamaya,  tüm bu zorlu hayat mücadelelerine rağmen her zaman güçlü olmak zorunda olmaya.

 Tüm bunlardan uzak, eğitimli, ekonomik özgürlükleri ellerinde, hayatta sadece kendileri için yaşayan,  dünya’yı kendi ekseni etrafında döndüğünü sanan kadınları da göz ardı etmemek gerek!

  Kadınların uğradığı haksızlıkları, sıkıntıları dile getirerek hemcinslerinin sesi olmak yerine köşelerin de yazdıkları yazılarla sinirleri bozan kadın yazarlarımız var.

Geçenler de bir köşe yazısı okudum.  Bana çok ilginç geldi tabi çok da üzdü beni.  Çünkü yazar muhafazakâr bir kadındı,  yazısı ise aldatan erkekleri tebrik edercesine yazılan bir yazı.  Neler mi yazmıştı? 

`Kadın  evde  hanım,  dışarı da sevgili,  yerine göre dost,  bazen de arkadaş  olacak  her zaman güler yüzlü,  bakımlı, tatlı dilli,  ilgili olacak bunlardan biri eksik  ise o kadın aldatılmaya mahkûmdur.  Aldatan   haklıdır,  mutlaka imam nikahlı  1-2 evlilik  yapar ` diyordu.  Sevgili yazar hanım!

 Merak ediyorum acaba bu saydıklarından kaçta kaçı kendisinde mevcut?  Ya da  eşiniz  ` imam nikahlı bir evlilik daha yapacağım` dediğinde  bu durumdan ne kadar memnuniyet duyarsınız?  Biliyorum ki asla onaylamazsınız.  Hiçbir kadın ikinci eş olmayı hak etmediği gibi,  yine kim olursa olsun hiçbir kadın üzerine ikinci bir eş  gelmesini  de hak etmiyor diye düşünüyorum.   Kadınlarla ilgili üzüntü duyduğum diğer konuda reklam  amaçlı teşhir ve  afişe edilmeleridir. Yetkililerin bu duruma bir çözüm getirmesini sabırla bekliyorum.   Dikkatimden  kaçmayan  bir şey daha var kadınların futbol yorumcusu ve sunucusu olmaları. Sevgili hanım okurlarım kadın olarak  futbolla ne kadar alakadarsınız?  Son birkaç yıldır moda oldu spor  programlarının kadınların sunması ve yorumlaması eminim sizin de dikkatinizi çekmiştir, tartışılması gereken bir konuda bu tabi…

Bir de tarihe dönüp bakalım.

Tarihimize baktığımızda da, Kurtuluş Savaşın’ da kadınların sırtındaki o kilolarca mermileri taşıdıkları tarihimizin silinmez gerçeğidir.  Türk Kadını olmak savaş da dahi babasının, eşinin, kardeşinin yanında olmak, şikâyetsiz bütün cefayı çekmek ve zaferin en büyük parçası olmaktır. Tüm bunlara rağmen kadınların hala hak ettikleri değerleri görmemeleri çok üzücü.

Ülkem de kadının hak ettiği değeri görmesi en büyük arzumdur.

— Ben isterim ki:  Kocası öldü diye sorgusuz sualsiz, kocasının kardeşiyle evlendirilmesin…

— Başlık parası karşılığında babası hatta dedesi yaşındaki insanlara gencecik kızlar verilmesin…

— Kız çocuğu olduğu için eğitimi engellenmesin…

— Hiçbir kadın eşinden şiddet görmesin…

— En yakınları tarafından eşya gibi pazarlanmasın...

Can  Dündar 'ın  kadını en güzel şekilde anlattığı işte o dizeler…

……Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin…!!!

…Çünkü Allah gözyaşlarını sayar…

Kadın; erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından  yaratılmadı!!!

Öyle olsaydı ezilirdi !!! Üstün olsun diye başından da yaratılmadı!!!

AMA GÖĞSÜNDEN YARATILDI…

Eşit olsun diye…

Kolun biraz altında…

Korunsun diye!!!

KALP HİZASINDA SEVİLSİN DİYE!!!

Daima sevilmek ve değer görmek ümidiyle...

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5518 defa okunmuştur
Kelamınız kaleminize mürekkeb olmuş...
aytekin atasoyu
Maalesef modern çağın tüketim noktasında özgürleştirdiği kadın, modern çağ tarafından tüketimin bir nesnesi haline getirilmiştir. Halbuki kadın denilen nadide varlık, hayatın vazgeçilmez bir yüklemi, ve yaşamın baş tacı olması gereken bir öznesidir. Bu hakikate parmak basan kaleminize ve kaleminize kaynaklık eden kelâmınıza sağlık...
25 Mart 2011 Cuma 01:35
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
canım benim
esra
gerçekten aynen yazdıklarına katılıyorum.bana göre eski kadınlar daha fedakar ve daha güçlülerdi.sende bunu güzel bir şekilde dile getirmişsin zaten tebrik edrim canım
20 Mart 2011 Pazar 00:25
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
içinden geldiği gibi saf ve temiz
Mehmet
Suna hanım,gene içinizdeki tertemiz duygularınızı kaleminizle birleştirmişsiniz.Bencede ülkemizde kadına daha çok değer verilmelidir.Kadınlar bizim için bir gül'dür.Lütfen o güller hiç bir zaman solmasın.Kadınlarımızın kıymetini bilelim.Çok teşekkürler..Elinize ve yüreğinize sağlık
16 Mart 2011 Çarşamba 14:51
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
çok teşekkürler..
ezgi tufan
gerçekten tebrik ediyorum sizi harika bir yazı olmuş. anlatılabilecek en iyi şekilde anlatmışsınız.
15 Mart 2011 Salı 18:18
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
akdeniz
yüksel
güzel bir konu. güzel bir girişle yazıyı kaleme almışınız. türkiyede ve ünyada kadın hakettiği yerde olmadığı kesin. Eğer kuran ve hadislerin ışığında peygamberimizi (sav) örnek alırsak içtimai hayatımız daha da güzel olacaktır. TEBRİKLER.
13 Mart 2011 Pazar 17:17
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri