Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Bir gazeteci portresi

16 Şubat 2010 Salı

Mehmet Ali Kışlalı'nın 'Monşerler çalışıyor' başlıklı yazısını okudunuz mu? Ne zaman önemini vurgulayarak kendisinden söz açsam, bazıları, "Yine mi o?" diye bana takılıyor. Takılsınlar; Mehmet Ali Kışlalı (MAK) bugünkü Türk medya düzeninin kurucu babasıdır.

Hani benim "27 Mayısçılar 'Bâbıâli'den geçeceğiz' demişlerdi, sanki geçmemişler gibi bir izlenim veriliyor, oysa bugünkü medya düzeni 27 Mayıs'ta oluşturuldu" tezim var ya, o tezimin test edilmesine yarayan meslek büyüklerindendir kendisi...

Türkiye'de bugün önemli konumlarda bulunan, belli-başlı gazetelerde köşe işgal eden gazetecilerin büyük bir bölümü MAK'nın rahle-i tedrisinden geçmiştir. Dahası, 30 yıla yakın bir süre, dünya da, pek çok yabancı gazete ve dergiyi Türkiye'de temsil eden MAK'dan izledi ülkemiz haberlerini...

Yurtdışından kritik dönemlerde "Türkiye'de neler oluyor, git ve öğren" diye gönderilen yabancı gazetecilerin ilk durağı da çok uzun yıllar MAK olmuştur.

Ülkemizde yayınlanan ilk İngilizce gazete olan 'Turkish Daily News'un ilk yazı işleri müdürü odur. TIME ve Newsweek türü ilk siyasi dergi sayılan YANKI'yı o çıkarmıştır. 27 Mayıs (1960) darbecilerinin örtülü ödenek ile bir bankanın kaynaklarını kullanarak yayın hayatına soktukları ve idaresini Özel Harp Dairesi'nden İsmail Tansu'ya emanet ettikleri 'Öncü' gazetesi kadrosunu da o oluşturmuştur.

Hürriyet ve Tercüman gibi gazetelerin Ankara bürolarını yönetmiş, her dönemde bir köşesi olmuş ve orada Türk Silahlı Kuvvetleri'nde neler düşünüldüğünün ipuçlarını sergileme görevini hiç yüksünmeden yerine getirmiştir.

İddialı bir portre çizdiğimin farkındayım, ama ne yapalım gerçek bu. İçinizde yazdıklarım konusunda tereddüdü olanlar varsa, bugünkü görevim onlara kanıt sunmak... Kanıtı sağlayan Hürriyet'ten Ayşe Arman... Tanıkları üç gazeteci: Sabah'tan Hıncal Uluç, Hürriyet'ten Mehmet Y. Yılmaz ile Milliyet'ten Metin Münir...

Ayşe Arman üç önemli gazeteciyle geçenlerde İngiltere merkezli bir bankanın çıkardığı 'VIP' kredi kartların tanıtımı için Londra'ya gitti ve 'ustaları' ile birlikteliğini bir 'Ayşe Arman röportajı' ile arşivlere malzeme olarak kazandırdı. Ben de o vesileyle "Hep önemsiyorsun, MAK'nın önemini ispat et" diyenlere sunacağım 'kanıta' kavuşmuş oldum.

Üçü de Mülkiye kökenli Uluç, Yılmaz ve Münir'in, tıpkı MAK gibi...

Mehmet Yılmaz ilk sınıftayken Ahmet Taner Kışlalı (MAK'nın kardeşi) ve Ünsal Oskay tarafından MAK'ya gönderilmiş; "Onu tanıdığım an gazetecilikten başka bir iş yapamayacağımı anladım" diyor...

Onun bu sözü üzerine, Metin Münir, "Ne tuhaf, MAK'nın benim için de muazzam bir önemi var" diyor. Bir vesileyle Daily News gazetesine gitmiş. Sohbet sırasında "Gel bizde çalış" teklifi almış. Teklifi yapan ikna için MAK'ya göndermiş. Tercüman'ın temsilcisiymiş o zaman MAK. "Gittim. Çok yakışıklı bir adamdı. Harika bir elbise giyiyordu ve ayağında Church ayakkabılar vardı. Bana dedi ki: 'Para kazanmak istiyorsan gazeteci olma; ama güzel ve heyecanlı bir hayatın olsun istiyorsan ol.' Karşımdaki adama baktım, 'Eğer böyleyse parasız olmak, bu işte varım' dedim içimden."

Ya Hıncal Uluç? "Bir gün Mehmet Ali Abi yardıma çağırdı Ahmet'i (A. T. Kışlalı), beni ve abimi (Öcal Uluç). Gazetede isyan çıkmış, herkes işi bırakmış, bir genel yayın müdürü Cihat Baban, bir de yazı işleri müdürü Mehmet Ali Abi. 'Çocuklar bize bir hafta yardım edin' dedi, biz de gittik, gidiş o gidiş..."

"Yani hepimizin kanına MAK girdi" diyor Mehmet Yılmaz. Hıncal Uluç, "Onun yanında yetişmiş herkes çok önemli gazeteci oldu" deyince Mehmet Yılmaz isimleri teker teker saymaya başlıyor: Ertuğrul Özkök, Can Dündar, Yalçın Küçük, Şefik Kahramankaptan, Güneş Tecelli, Mustafa Ekmekçi...

"Daha bir sürü vardır" diye de ekliyor... O 'bir sürü' ismi ben burada birkaç kez hatırlattım...

1960 yılında çıkan gazetenin yayın, yazı işleri ve yazar kadrosu 2010 yılında da köşeleri tutuyor; yaşı 'Öncü' için genç olanların elinden de o kadronun 'abileri' tutmuş işte...

Ayşe Arman'ın röportajında Nick Ladington adı da geçiyor. Yukarıdaki isimler için MAK neyse, MAK için de Amerikalı gazeteci Nick Ladington o... Türkiye'deki olayları yorumlarken en büyük yardımı artık emeklilik günlerini New York'ta geçiren Ladington'dan alıyor MAK...

Bu yazı toplam 1800 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri