Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Bir yanlışı düzelteyim derken...

22 Eylül 2008 Pazartesi

Dünyada yeni trend bu: Kariyerinde casusluk bulunanı devlet yönetimine getiriyorlar... KGB kökenli Vladimir Putin Rusya'da devlet başkanlığı yaptı, şimdi başbakan; İsrail'de de Mossad için eğitilmiş ve bir süre Paris'te ajanlık yapmış Tzipi Livni Kadima Partisi lideri seçildi, başbakan olacak...

Önce bir düzeltmeyle başlayayım: Dün Yeni Şafak'ta, Türk-Musevi Cemaati Onursal Başkanı Bensiyon Pinto'nun yeni çıkan 'Anlatmazsam Olmazdı: Geniş Toplumda Yahudi Olmak' kitabına atıfta bulunarak, Livni'nin babası Eitan Livni'nin “İstanbullu bir Musevi” olduğu bilgisi yer aldı. Oysa Livni'ler Polonya'dan İsrail'e göç etmiş bir Yahudi Ailesi; Türkiye ile bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum...

Yeni Şafak'a bu yanlışı yaptıran kitaptaki bir alıntının yanlış anlaşılması...

Bensiyon Pinto kitabında Türkiye'de doğan, büyüyen, hayatını idame ettiren, evlenip burada çoluk çocuğa karışan bir Yahudi'nin nelerle karşılaştığını anlatıyor. Yalnız çevresindeki Yahudi olmayanlarla ilişkilerini anlatmakla kalmıyor, Türkiye'deki Musevi cemaati üyesi olanların kendi iç sorunlarına da ışık tutuyor.

Doğan Yayıncılık'tan çıkan 'Anlatmazsam Olmazdı' anı-kitabı, geniş toplumumuzun en önemli unsurlarından olan Yahudi Cemaati'nin dışarıdan 'kapalı kutu' gibi görünen hayat ve düşünce tarzına en doğrudan nüfuz kurmayı sağlayan bir kişisel anlatı.

Kitabın sonlarına doğru geçiyor Bensiyon Pinto ile o sıralar Ariel Şaron hükümetine bakan olarak yeni girmiş Tzipi Livni'nin karşılaşması... Şaron, davet ettiği cemaat üyeleriyle görüşürken Türkiye ile iyi ilişkilere verdiği önemi anlattıktan sonra kendisine refakat eden heyeti takdim ediyor.

Bırakalım Bensiyon Bey anlatsın: “Orada sarışın bir hanım vardı; hiç konuşmadan duruyordu. Konuşmaların bitmesine yakın (Şaron) bizi yanındakilerle tanıştırdı. 'Bu bakanım, bu müsteşarım, bu hanımefendi de iki kuşak politikacıdır. Babası da bakanımdı, Tzipi Livni' dedi. Şöyle bir süzdüm kadını, döndüm ve şöyle dedim: '-Kızım sen Eytan'ın kızı mısın?' '-Evet, siz nereden biliyorsunuz?' '-Baban benim arkadaşımdı.' Hikâyemizi anlattım, ağlamaya başladı. Sonra aramızda bir aile muhabbeti başladı.”

Sanıyorum, arkadaşlarımız, Tzipi Livni'nin aile kökeninin 'İstanbul' olduğunu bu satırlardan çıkarmış...

Tabii, yanlış bir çıkarma bu. Kitabın bütününü okumamaktan ve Bensiyon Pinto'nun 20'li yaşlarında İsrail'e gidip bir süreliğine orada yaşadığını, sonraları İsrail'e sıkça seyahat ettiğini, yakınlarda ise 'Cemaat Başkanı' olarak değişik resmi ziyaretlerde bulunduğunu bilmemekten kaynaklanıyor...

Keşke “Hikâyemizi anlattım” diye özetlemekle yetindiği muhatabını ağlatan bölümü bizler için de anlatsaydı. Başbakan Erdoğan ile İspanya Başbakanı Zapatero'nun katıldıkları iftar yemeğinde “Kitabın daha kalın olur diye bekliyordum” takılmama, Bensiyon Bey, “O zaman okunmaz hale gelirdi” cevabını verdi.

Eminim, öyle de okunurdu kitap...

Yakında İsrail'de başbakanlık görevini üstlenecek Tzipi Livni'nin “İstanbul kökenli olmasını” gerektirmeyen renkli bir geçmişi var. 1958 doğumlu İsrailli politikacı, yani 50 yaşında. Gençliğinin tam dört yılını (22-26 yaşlar arasını) Mossad hizmetinde Paris'te geçiriyor.

Mossad'ın Avrupa'daki Filistinli ve Iraklı hedefleri ortadan kaldırdığı yıllardan (1980-1984) söz ediyoruz.

1980 haziran ayında Saddam Hüseyin adına Irak'ın nükleer enerji programını yöneten Mısırlı Yahya el-Meşad Paris'te otel odasında öldürüldü. Cinayeti yandaki odadan işiten bir fahişe de, bir ay sonra, bir çarpıp-kaçma olayında hayatını kaybetti. Suikastın ardından dönemin İsrail Başbakanı Menachem Begin, “Umarım, Irak'a yardım eden Fransızlar bu olaydan gerekli dersi çıkarmışlardır” dedi.

1981 haziran ayında, İsrail, Fransızlar tarafından kurulan Irak'taki Osirak nükleer tesisini bombaladı, bir Fransız öldü.

1983 yılında, Iraklı nükleer bilimci Abdul-Rasul'ün hayatı Paris'te yemek zehirlenmesiyle sona erdi.

1980'li yılların başında Paris'te Mossad ajanı olarak görev yaptığı bilinen Tzipi Livni yukarıda sıraladığım eylemlerin hangisinde rol aldı acaba? Hedef seçilenlere 'yem' olarak mı kullanıldı, yoksa bizzat öldürme eylemlerine de katıldı mı? Yoksa, yoksa, Mossad casuslarının eylem hazırlığı yaptıkları mekânın düzgün insanlar tarafından kullanılan sıradan bir ev olduğu hissini etrafa vermek üzere güzel bir yüz olarak ortalıkta dolaşmak mıydı bütün rolü?

Mossad'a kendisini kazanan çocukluk arkadaşı Mira Gal'miş Tzipi Livni'nin; 20 yıl Mossad'ta çalıştıktan sonra, şimdi, kendisinin özel kalem müdürlüğünü yapıyormuş Mira Hanım...

Bu yazı toplam 3198 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri