Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Etkiler, tepkiler ve tepkilere etkiler...

23 Eylül 2009 Çarşamba
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Aysel Çelikel mutluymuş; derneğe gösterilen ilginin olağanüstü artmasından dolayı... "Geçen nisan ayında Türkan Saylan'ın evinin yanı sıra derneğin genel merkez ve şubelerinin polis tarafından aranmasının bağışçıları olumlu etkilendiğini" belirten Aysel Hanım, "Artan destek sayesinde 4 bin 592 öğrenciye daha burs vereceğiz" demiş...

Habertürk gazetesi, haberi, "Saylan sevgisi bağışı artırdı" başlığıyla verdi dün...

Aileler tedirginmiş, ama bağışlar burs alan öğrenci sayısının artmasına -dolayısıyla desteklenen aile halkasının genişlemesine- yol açmış. Gazete bir öğrenciden naklen şu görüşlere de yer veriyordu: "Bizler Cumhuriyet'e ve Atatürk'e inanmış gençleriz. Bize terörist muamelesi yapılmasına karşıyız. Evimize baskın yapılmış gibi hissettik."

Birkaç ay sonra vefat edecek kadar ağır hasta bir sosyal hareket liderinin evini basıp dernek şubelerini basanlar böyle bir sonuca yol açacaklarını hesap etmişler miydi acaba?

Soruma "Elbette hesap etmemişlerdir" cevabı verecekleri düşünmeye davet ediyorum: Arkasında istihbarat desteği bulunan bir kurumun mensuplarıydı baskını yapanlar; Türkan Saylan'ın ölümcül hastalığının seyrinden de, eylemlerinin kitleler üzerinde yapacağı etkiden de habersiz olmalarını ben düşünemem...

O olay benim gözümde hayli 'kuşkulu' bir eylemdir...

Neyse, konumuz kuşkulu eylemler değil, o eylemlere verilen tepkiler... ÇYDD baskın ve aranma sonrası ilgi ve bağış patlamasına muhatap olmuş işte.

Konuyu dikkatime getiren dostum, "Mütevelli heyeti başkanı yurt dışını mesken tutan üniversitenin de ilgi artışına muhatap olduğunu biliyor musun?" diye sormaz mı? Meğer hemen bütün özel üniversiteler kontenjan açığı yaşarken, bir tek o üniversite, daha ilk turda yeterli öğrenci bulabilmiş... Dostum, "Demek ki belli çevreler çocukları için o üniversiteyi tercih ettiler" görüşünde.

28 Şubat döneminde, Mesut Yılmaz'ın başbakanı olduğu hükümet, İmam Hatip Lisesi mezunlarına üniversite kapılarını kapatan bir dizi tedbir aldığında da benzer bir tepki görülmemiş miydi? Meslek liseleri mezunlarına uygulanan katsayı ayrımcılığıyla, imam hatipler de mezunlarını üniversitelere sokamaz olmuşlardı. Böyle bir durumda ne beklerdiniz? Çocuklarını bu okullara gönderen ailelerin sayısında azalma, değil mi? Oysa 28 Şubat döneminde rağbet daha da artmıştı imam hatiplere...

Şimdi de aynı durum Çağdaş Yaşamcılar tarafından yaşatılıyor...

Dikkatim bu konuya çekildiğinde birkaç gün önce Hürriyet'in Kelebek ekinde okuduğum bir yazıyı hatırladım. Yazıda, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı arayarak 'Kürt açılımı'na destek verdiğini açıklayan Sezen Aksu'ya verilen tepki konu ediliyordu. Sezen konserleri iptal ediliyormuş o yazıya göre...

Sezen Aksu sevdiğim bir sanatçı; amatör olarak Türk sanat müziği söylediği İzmir günlerinden beri konserlerini izlemeye çalışırım. Kendisi hatırlamayabilir, Fuar'da Rüştü Şardağ korosunda yer alırken solo okuduğu şarkı bile hafızamda taptaze. Yaz boyu sahil kasabalarında, geçen hafta Paris'te verdiği konserler büyük rağbet gördü. "Sezen Paris'i salladı" diyordu bir gazete haberi...

Ülke sorunlarına duyarlı bir sanatçı olarak hep doğru tavırlar aldı Sezen Aksu; 'Kürt açılımı' desteği bunlardan sonuncusu...

Açılımı destekledi diye konserlerinin ilgi görmediği iddiasını bu yüzden ihtiyatla karşılıyorum. İyi de, Hürriyet/Kelebek'te çıkan yazı tam da bunu iddia ediyor işte. 9 Eylül'de İzmir'de konseri varmış; bazı radikal gruplar "Sezen İzmir'e gelmesin" kampanyası başlatmışlar... Sonuçta İzmir konseri iptal edilmiş...

İki gün sonra (25 Eylül) İstanbul'da Kuruçeşme/Arena'da konseri varmış sanatçının; Hürriyet yazarı ilgi azlığı sebebiyle o konserin iptal edilebileceği endişesinde... Başbakan Erdoğan'a telefonunu yanlış buluyor yazar, bir de 'Müslüman sanatçı' Sami Yusuf'a şarkı desteği vermesini...

Bunlar gerçekten tepki sebebi midir, dersiniz? İzmir'de 9 Eylül konserinin sel felâketi yüzünden bütün programların yapılamaması yüzünden iptal edildiğini yine aynı yazıdan öğrendim. Dolayısıyla İzmir konserinin iptalinin sebebi Sezen'e tepki ve konsere ilgi azlığı değilmiş... Zaten Hürriyet yazarı da, "25 Eylül konserini bekleyelim, bakalım" demekte...

Yine de çok ilginç buluyorum şu ana kadar olan-biteni... Dernek ve üniversiteye ilginin artması da, ülkenin saygın bir sanatçısının konserlerinin "Başbakan ile konuştu" diye izleyicisizlikten iptal edilebileceğini düşünmek de bana tuhaf geliyor.

Sanki tersten vurmaya çalışılıyormuş gibi...

Bu yazı toplam 1722 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri