Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Füzelerinizi alın da...

28 Eylül 2009 Pazartesi
Pentagon Rendon Group adlı Amerikan şirketiyle ilişkisini hakikaten kopardıysa, bizim medyada birbiri ardına çıkan 'Patriot füzeleri' haberlerini kime borçluyuz?

Önce olayın perde gerisini aktarayım: Amerikan savunma bakanlığının Türkiye'ye 7.8 milyar dolar değerinde Patriot füzesi satmak niyetinde olduğu bir Polonya gazetesinde çıktı. Ardından, Pentagon, Bush yönetiminin Avrupa'ya kurma kararı verdiği 'füze kalkanı projesi'nin Obama tarafından iptal edildiğini açıkladı...

İki haber arasındaki ilinti çok açıktı, ama yine de Rendon Group adlı şirketi hatırlatacak kadar açık değil...

Rendon'u düşünmem sonra meydana gelen gelişmeler yüzünden: "Türkiye'ye füze yerleştirilmesi" diye özetlenebilecek bir proje gerçekten varmış; Pentagon Amerikan Kongresi'ne "Türkiye'ye Patriot satma izni verin" diye başvurdu bile... Aaaa, o da ne, bizim Milli Savunma Bakanlığı da, bütçesine, 1.2 milyar dolarlık füze alımını öngören bir madde eklememiş mi?

Bu haberle birlikte akıllara bir tek soru üşüştü: Türkiye kendini korumak için sınırlarına Patriot takviyesi yapacaksa, acaba kendini kimden korumak için bunu yapacak?

Soru elbette çok haklı bir soru; çünkü savunma bakanlığı bütçesine füze alımı için kaynak öngören Ak Parti hükümeti aynı zamanda çok-yönlü dış politikanın da yürütücüsü... O politikanın bildiğimiz en önemli sonucu, Türkiye'yi 'dört bir tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke' olmaktan kurtarıp bütün komşularımızla dost haline dönüştürmesi...

Eğer bu iddia doğruysa, doğru olduğunu hepimiz kendi gözlerimizle de görüyoruz, bu durumda Patriot kalkanıyla korunmamız öngörülen 'düşman ülke' hangisi?

Aklıma 'Rendon Group' adlı Amerikan şirketini düşüren de bu soruyu sorduktan sonra gazetelerde ve televizyonlarda çıkmaya başlayan haberler... Bir habere göre, İran kendisini füzelerle donatıyormuş... 23 Eylül tarihli gazeteden "İran'ın füze şovu" başlıklı 1. sayfa haberinin girişini birlikte okuyalım: "ABD Avrupa'ya füze kalkanı projesi düşünürken, İran Türkiye'yi de vurabilecek füzeleriyle gövde gösterisi yaptı. (..) İran füzelerinin menzilleri Ankara ve İstanbul'a kadar uzanıyor."

Gariptir, İran da "Füze ne demek, beni asla küçümsemeyin" diyen çıkışlar yapmaya başladı. İyi komşuluık ilişkileri için çabaladıklarına dair birbiri ardına verdikleri mesajları bilmesem, İranlı yöneticilerin de Türkiye'nin milyarlarca dolarını 'füzelere' harcamasından yana olduklarını düşüneceğim.

Ben yine de olan biteni Rendon Group ile bir biçimde ilintileme eğilimindeyim.

Zaten, aynı gazete, sadece bir gün önce, "Bu füzelerin menzili İstanbul" başlıklı bir haberle farklı bir ülkeyi 'tehdit' olarak sunmuştu okurlarına: Yunanistan... Okuyalım: "ABD yönetiminin Türkiye'ye 7.8 milyar dolarlık Patriot füze sistemi satacağı yönündeki iddialar bir süredir gündemi meşgul ederken, Yunanistan, 250 kilometre menzilli Scalp füzelerini teslim aldı. / Yunanistan, Fransa'dan 250 kilometre menzilli füze satın aldı. Teslim alınan Scalp füzeleri Mirage 2000-5 model uçaklarda kullanılacak. / (..) Gazetede yayımlanan krokilerde, füzelerin Meriç bölgesinden fırlatıldığında İstanbul'u, Midilli ve Rodos'tan fırlatıldığında ise Ege bölgesinin tümünü ve İç Anadolu'nun bir bölümünü menzili içinde bulundurduğu gösterildi."

Alın size ülkemizi füzelerle korumamız için iki sağlam gerekçe... İran ve Yunanistan'ın füze menzilinde bir ülke Türkiye, ne yani milyarlarca dolara mal olsa da kendimizi korumayalım mı?

Bu iki ülke artık düşmanımız değil dostumuz... "Olsun, yarın yeniden düşman haline gelmeyecekleri ne malum?"

Böyle düşünmemizi istedikleri o kadar belli ki...

Rendon Group adlı Amerikan PR şirketi kamuoyu biçimlendirme konusunda Pentagon'a yardımcı oluyordu; ABD kamuoyunu Irak'la savaşın gerekliliğine inandıran propagandayı Rendon sağlamıştı; gazeteleri ve gazetecileri kendi emellerine ram ederek...

Gazetecileri askerler için fişlediği ortaya çıkınca, kamuoyundan gelen baskılar üzerine, Pentagon, resmi ilişkisini koparmak zorunda kaldı Rendon'la; bize dönük medya bilgilendirmesini ona bağlamak bu sebeple zor...

Peki de, kim böyle düşünmemizi istiyor ve kim hayırlı amaçlara kullanılabilecek ekonomik kaynakları Amerikan silâh şirketlerini ihya edecek biçimde kullanmak niyetinde?

Bundan beş-altı yıl kadar önce durduk yerde dört AWACS gözetim uçağı alındığını hatırlar mısınız? Gözetimin uydularla yapıldığı günümüzde milyarlarca dolar kullanılacağı kuşkulu bir uçak filosu alımına aktarılmıştı.

Ağızlarını yokladıklarım, o zaman, "Yakında emekli olacak Genelkurmay Başkanı istiyor" demekten başka bir gerekçe göstermemişlerdi...

Bu yazı toplam 2192 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri